Ihbar olunan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6449 E. 2016/569 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ maddi hata↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336', '818/41']
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının .... faizli mevduat hesabı açtığı ve davalıların bu mevduat hesabı ve faizinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 41.333 USD ana para ve 01/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili, ihbar olunan ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden ..., talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır.
Ayrıca, ihbar olunanın dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434'ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, ihbar olunan ... vekilinin hukuki yararı bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ..., ihbar olunan olarak yazılmış ise de bu hususun maddi hata kabul edilerek karar yerinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece, yabancı para cinsinden talep edilen alacağın değişen oranlarda işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; hüküm altına alınan alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanması gerekirken, açıklanan şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16271 E. 2014/18102 K.
Ortak:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · zamanaşımı · temsil · e-defter · dava şartı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz karardaBu itibarla, «ihbar olunan» ... vekilinin «hukuki yararı» bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ..., «ihbar olunan» olarak yazılmış ise de bu hususun «maddi hata» kabul edilerek karar yerinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sai …
Kararı davalı vekili, «ihbar olunan» ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihbar olunan» ... vekilinin «hukuki yararı» bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Bank, «feri müdahil» TMSF ve «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden ..., talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · başvurma harcı · feri müdahil · tüzel kişilik · harç
Benzer bu kararda3- 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen asıl ve birleşen davada «peşin harç» ve «başvurma harcının» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, offshorede toplanan paraların davalı banka bünyesinde bırakıldığı, «tüzel kişilik» yapısının kötüye kullanıldığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bank, «feri müdahil» TMSF ve «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off- shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalı ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13450 E. 2014/20092 K.
Ortak:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · temsil · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla, «ihbar olunan» ... vekilinin «hukuki yararı» bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kararı davalı vekili, «ihbar olunan» ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden ..., talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihbar olunan» ... vekilinin «hukuki yararı» bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kararı, davacı, davalı, «feri müdahil» ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden ..., talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · başvurma harcı · feri müdahil · havale · harç
Benzer bu kararda3- 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen asıl ve birleşen davada «peşin harç» ve «başvurma harcının» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargıla …
Şubesi'nde hesap açtığı, çalışanların yönlendirmesi ile ... hesabına «havale» edildiği, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığı, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 47.805,79 EURO'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı, «feri müdahil» ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6449 E. , 2016/569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2014 tarih ve 2014/930-2014/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan fer'i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin (kardeşi .... ile birlikte) davalı bankaya devrinden önceki dönemde banka personelinin teşvik ve yönlendirmesi ite ... nezdindeki off-shore hesaba %25 faiz oranı üzerinden 01.12.1999 tarihinde vadeli olarak 82.666 USD yatırdığını, vade sonunda bankaya el konulmuş olması nedeniyle mevduatını geri çekemediğini, el koyma sonrası....'nin ... ile birleştirilerek tüm aktif ve pasifi ile ...'ye devredildiğini, davalılardan...'nin ...'nin külli halefi olduğunu, bu olaylar sonrasında müvekkilince yatırılan paranın devlet güvencesi altında olmayan off shore hesabına yatırıldığı gerekçesi ile iade edilmediğini, davalının müvekkilini dolandırıp zarara uğrattığını, müvekkili tarafından davalı bankaya yatırılan ve kendi payına düşen 41.333 USD alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, diğer davalı ... ile yapılan sözleşme uyarınca borcun asıl sorumlusunun ... olduğunu, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... vekili, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarıyla birlikte davacının kendi iradesi ile parasını devlet güvencesi altında bulunmayan hesaba yatırdığını, bu nedenle talebin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... vekili, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının .... faizli mevduat hesabı açtığı ve davalıların bu mevduat hesabı ve faizinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 41.333 USD ana para ve 01/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili, ihbar olunan ve fer'i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden ..., talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır.
Ayrıca, ihbar olunanın dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434'ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, ihbar olunan ... vekilinin hukuki yararı bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ..., ihbar olunan olarak yazılmış ise de bu hususun maddi hata kabul edilerek karar yerinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece, yabancı para cinsinden talep edilen alacağın değişen oranlarda işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; hüküm altına alınan alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanması gerekirken, açıklanan şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve fer'i müdahil ... vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında geçen “değişen oranlarda işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz“ ibaresinin çıkartılarak yerine “3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz” ibaresi eklenerek kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225455400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz