Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7246 E. 2016/1658 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı↗ kâr payı alacağı↗ kar payı↗ dürüstlük kuralı↗ dolandırıcılık↗ garantörlük↗ hamil↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafın her istediği an parasını geri alabileceği garantisi, yüksek oranda faiz dağıtılacağına yönelik davalı tarafın beyanları ile 9600 DM davalıya para yatırdığı; ancak davalının geri ödeme vaaadi ve yüksek faiz getirisi taleplerine rağmen bu talepleri yerine getirmediği, söz konusu işlemi gerçekleştiren şirket ortağı olan davalı ...'in şahsen, davalı şirket de işlemleri gerçekleştiren şirket olması ve haksız para alımını gerçekleştirmesi sebebi ile diğer davalı ile birlikte sorumlu oldukları, benzer konudaki Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 2013/11517 Esas ve 2014/4162 Karar sayılı ilamı gereğince ve MK 2 maddesi uyarınca dürüstlük kuralı kapsamında da davalıların sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalıların var olduğu ileri sürülen haksız ve hukuka aykırı fiilleri sonucu davalı şirkete yatırılan paranın davalılardan tahsiline ilişkin bir tazminat davasıdır.
Davacı taraf, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce insandan mevduat toplanıp, yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine .... Holding ibaresi bulunan teslim-tesellüm belgesi verildiğini, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüzlüklerinin SPK tarafından çıkarılan haftalık bültenlere konu olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı diğer davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ileri sürmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacıdan ...Belgesi başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olup, dosya içerisinde bulunan belgenin içeriğinden ise davacının belgede seri numaraları yazılı olan hisse senetlerini teslim aldığı yazılıdır. Davalı taraf ise, hamiline yazılı hisse senetleri ile davacının şirket ortağı olduğunu, şirketin kar elde etmesi durumunda elde edilecek kardan ortakların da kar payı alacağını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, tarafların izah edilen iddia ve savunmaları göz önünde bulundurularak davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10351 E. 2014/48 K.
Ortak:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · dürüstlük kuralı · dolandırıcılık · garantörlük · hamil · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaDavalı taraf ise, «hamiline» yazılı hisse senetleri ile davacının şirket ortağı olduğunu, şirketin kar elde etmesi durumunda elde edilecek kardan ortakların da «kar payı alacağını» savunmuştur.
… a ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafın her istediği an parasını geri alabileceği «garantisi», yüksek oranda faiz «dağıtılacağına» yönelik davalı tarafın beyanları ile 9600 DM davalıya para yatırdığı; ancak davalının geri ödeme vaaadi ve yüksek faiz getirisi taleplerine rağmen bu talepleri yerine getirmediği, söz konusu işlemi gerçekleştiren şirket ortağı olan davalı ...'in şahsen, davalı şirket de işlemleri gerçekleştiren şirket olması ve haksız para alımını gerçekleştirmesi «sebebi» ile diğer davalı ile birlikte sorumlu oldukları, benzer konudaki Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 2013/11517 Esas ve 2014/4162 Karar sayılı ilamı gereğince ve MK 2 maddesi uyarınca «dürüstlük kuralı» kapsamında da davalıların sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz «garantisi» ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce insandan mevduat toplanıp, yüksek oranlarda faiz «dağıtılacağı» vaad edildiğini, bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine ....
Benzer bu karardaDavalı taraf, ise «hamiline» yazılı hisse senetleri ile davacının şirket ortağı olduğunu, şirketin kar elde etmesi durumunda elde edilecek kardan ortakların da «kar payı alacağını» savunmuştur.
Davacı taraf, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz «garantisi» ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce insandan mevduat toplanıp, yüksek oranlarda faiz «dağıtılacağı» vaad edildiğini, bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine 21.
Şu halde, yüksek faiz «garantisi» ve paraların her istediği an geri çekilebileceği garantisi ile inandırılıp, güven telkin edilen ve yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre «zamanaşımı» süresinin dolduğunu belirterek «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaAncak, davada gerçekten de «zamanaşımı» sürelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesinden önce, davacı tarafın iddialarının ileri sürülüş şekli bakımından üzerinde durulması gereken öncelikli husus, davada «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olup olmadığı hususudur.
Her ne kadar bir borçlunun borcunun «zamanaşımına» uğradığını ileri sürmesi, bu yolla borcunu ödemekten kaçınması tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi Türk hukuku bakımından da kanunen kendisine tanınan bir hak ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesi tek başına borçlunun dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemez ise de bazı hallerde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi dürüstlükl …
Şu halde, yüksek faiz «garantisi» ve paraların her istediği an geri çekilebileceği garantisi ile inandırılıp, güven telkin edilen ve yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre «zamanaşımı» süresinin dolduğunu belirterek «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın yerinde bulunmayan «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11341 E. 2018/4556 K.
Ortak:garantörlük · hamil · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… a ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafın her istediği an parasını geri alabileceği «garantisi», yüksek oranda faiz «dağıtılacağına» yönelik davalı tarafın beyanları ile 9600 DM davalıya para yatırdığı; ancak davalının geri ödeme vaaadi ve yüksek faiz getirisi taleplerine rağmen bu talepleri yerine getirmediği, söz konusu işlemi gerçekleştiren şirket ortağı olan davalı ...'in şahsen, davalı şirket de işlemleri gerçekleştiren şirket olması ve haksız para alımını gerçekleştirmesi «sebebi» ile diğer davalı ile birlikte sorumlu oldukları, benzer konudaki Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 2013/11517 Esas ve 2014/4162 Karar sayılı ilamı gereğince ve MK 2 maddesi uyarınca «dürüstlük kuralı» kapsamında da davalıların sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz «garantisi» ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce insandan mevduat toplanıp, yüksek oranlarda faiz «dağıtılacağı» vaad edildiğini, bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine ....
Bu durumda mahkemece, tarafların izah edilen iddia ve savunmaları göz önünde bulundurularak davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalı tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz «garantisi» ve paraların istenildiği an geri çekilebileceği vaadi ile binlerce kişiden mevduat toplandığını, yüksek oranlarda faiz «dağıtılacağının» vaad edildiğini, bu garantilere inanarak müvekkilinin davalı şirkete 43.200 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine 21. ...
Holding Teslim ve Tesellüm Belgesi” başlıklı belge karşılığında para tahsil edildiği, karşılığında davalı şirketin «hamiline» yazılı hisse senetlerinin «teslim» edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunun tespiti için davalı kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış olup, sunulan raporda, davacıya «teslim» edilen hisselerin «pay defterinde» kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı hisse senedi · bedel iadesi · hisse senedi · pay defteri · ortaklık ilişkisi · ilan · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı şirketin hissesini satın aldığı, davalı şirketin ticari sicilinde tescil ve «ilan» edilen ana sözleşme hükmü ile «hamiline yazılı hisse senedi» çıkarabileceği, bu itibarla davacının ödemiş olduğu parasal tutar karşılığı almış olduğu davalı şirket hamiline yazılı hisse senedinin şirketler hukuku yönünden me …
Bu durumda mahkemece, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtıp yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlenip izlenmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara sınırlı sayıda ortağın katıldığı da nazara alınarak davacıya verilen hisse senetlerinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulup dosya kapsamında bulunan SPK raporları da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı taraf, davacı ile şirket arasında «ortaklık ilişkisi» kurulduğunu, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri uyarınca hisselerin şirket tarafından geri alınması ve hisse «bedelinin iade» edilmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunun tespiti için davalı kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış olup, sunulan raporda, davacıya «teslim» edilen hisselerin «pay defterinde» kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7246 E. , 2016/1658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/03/2015 tarih ve 2014/951-2015/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından ...başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek adeta bir banka gibi binlerce insandan cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplandığı ve bu paralar karşılığında yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, müvekkilinin de davalı şirket ve çalışanları tarafından verilen bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında bir yatırım yaptığını, bu para karşılığında üzerinde ... Holding ibaresi bulunan teslim tesellüm belgesi adlı makbuz niteliğinde bir belge verildiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı çekmek istediğinde paranın iade edilmediğini, davanın davalı şirket adına yurt dışında yapılan para toplama faaliyetine ilişkin olup bu nedenle milletlerarası niteliğe sahip olduğunu, açılan davanın bir yanı ile haksız fiile dayanan tazminat davası olup MÖHUK.
34/1 maddesi uyarınca ... Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, yürütülen faaliyetler ...kanunlarına aykırı olduğunu, ...Kanunları uyarınca davacının kandırılması sonucu davalıların sebepsiz zenginleştiklerini, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüz olduğu resmi kurumlar tarafından yayınlanan belgeler ile sabit olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanı davalı ...'in de davacının zararından doğrudan doğruya kendi malvarlığı ile sorumlu olduğunu ileri sürerek, 12.147,31 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, davacının teslim ve tesellüm belgesi ile pay senetlerini teslim alıp davalı şirkete ortak olduğunu, davacının şirketlerinden hamiline yazılı hisse senedi alıp bu hisse senedi ortaklık pay defterine kaydedildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafın her istediği an parasını geri alabileceği garantisi, yüksek oranda faiz dağıtılacağına yönelik davalı tarafın beyanları ile 9600 DM davalıya para yatırdığı; ancak davalının geri ödeme vaaadi ve yüksek faiz getirisi taleplerine rağmen bu talepleri yerine getirmediği, söz konusu işlemi gerçekleştiren şirket ortağı olan davalı ...'in şahsen, davalı şirket de işlemleri gerçekleştiren şirket olması ve haksız para alımını gerçekleştirmesi sebebi ile diğer davalı ile birlikte sorumlu oldukları, benzer konudaki Yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 2013/11517 Esas ve 2014/4162 Karar sayılı ilamı gereğince ve MK 2 maddesi uyarınca dürüstlük kuralı kapsamında da davalıların sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalıların var olduğu ileri sürülen haksız ve hukuka aykırı fiilleri sonucu davalı şirkete yatırılan paranın davalılardan tahsiline ilişkin bir tazminat davasıdır.
Davacı taraf, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce insandan mevduat toplanıp, yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında yatırım yaptığını, karşılığında kendisine .... Holding ibaresi bulunan teslim-tesellüm belgesi verildiğini, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüzlüklerinin SPK tarafından çıkarılan haftalık bültenlere konu olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı diğer davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ileri sürmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davacıdan ...Belgesi başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olup, dosya içerisinde bulunan belgenin içeriğinden ise davacının belgede seri numaraları yazılı olan hisse senetlerini teslim aldığı yazılıdır. Davalı taraf ise, hamiline yazılı hisse senetleri ile davacının şirket ortağı olduğunu, şirketin kar elde etmesi durumunda elde edilecek kardan ortakların da kar payı alacağını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, tarafların izah edilen iddia ve savunmaları göz önünde bulundurularak davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223730700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz