Islah harcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11303 E. 2016/6046 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336', '818/41']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah harcı↗ mevduat hesabı↗ fer'i müdahil↗ havale↗ ıslah↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ... A.Ş.'nin külli halefi olarak ... A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanunu'nun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla, bilirkişi raporu ile belirlenen davacının yatırdığı, banka tarafından iade edilmeyen 15.000 TL'nin 09/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, her ne kadar davacı tarafından 40.000 TL yönünden de dava açılmışsa da; yargılama sırasında davalı banka vekili tarafından 02/04/2015 günlü dilekçeye ekli olarak davacıya 30/12/1999 tarihli 43.104,922 TL 'lik kasa ödeme fişi örneği sunulmuş olup bu belgeye göre davacının 40.000 TL 'lik mevduat hesabını kapattığı ve ödemesini aldığı anlaşıldığından 40.000,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği ... bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması nedeniyle, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı ... Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde hüküm fıkrasında davacı tarafından yatırılan başvuru, peşin, vekalet ve ıslah harcının talep halinde kendisine iade edilmemesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1552 E. 2015/248 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda… e, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının «havale» edildiği ... bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve «zamanaşımı» süresinin, davacının parasının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması nedeniyle, davalı tarafın zaman …
Benzer bu kararda… 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı Banka ve «borcu üstlenen».... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı · terkin
Benzer bu kararda… ptığı, oysa paranın banka nezdinde kaldığı, davacının alacağının bulunduğu, bu borcu davalı....'nin üstlendiği, davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak davalı....'nin «borcu üstlendiği», diğer davalılar hakkındaki davanın atiye «terk» edildiği gerekçesiyle 20.922.20.
TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı... adına üstlenen....'den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu..... «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre,....'nin «borcu üstlenmesinin» tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususunun nazara alınmaması doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü …
… 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı Banka ve «borcu üstlenen».... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11303 E. , 2016/6046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2014/21-2015/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 09/11/1999 tarihinde 15.000 TL ve 22/11/1999 tarihinde 40.000 TL’yi ... Çankaya Şubesi hesabına ayrı ayrı yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı ... Bank hesabına aktardığını, bu şekilde ... grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, ... yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin ...’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı ... Bank tarafından devralındığını ileri sürerek, paranın yatırılma tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bank A.Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin ... şirketi olduğunu, ... Bankası'nın Kıbrıs Kanunları'na göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahiller vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ... A.Ş.'nin külli halefi olarak ... A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanunu'nun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla, bilirkişi raporu ile belirlenen davacının yatırdığı, banka tarafından iade edilmeyen 15.000 TL'nin 09/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, her ne kadar davacı tarafından 40.000 TL yönünden de dava açılmışsa da; yargılama sırasında davalı banka vekili tarafından 02/04/2015 günlü dilekçeye ekli olarak davacıya 30/12/1999 tarihli 43.104,922 TL 'lik kasa ödeme fişi örneği sunulmuş olup bu belgeye göre davacının 40.000 TL 'lik mevduat hesabını kapattığı ve ödemesini aldığı anlaşıldığından 40.000,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği ... bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması nedeniyle, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı ... Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde hüküm fıkrasında davacı tarafından yatırılan başvuru, peşin, vekalet ve ıslah harcının talep halinde kendisine iade edilmemesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil ... vekilinin temyiz istemiminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinden sonra gelmek ve (5) numaralı bendi olmak üzere “ Davacı tarafından yatırılan toplam 976,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin eklenmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, fer'i müdahil ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223586600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz