İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14404 E. 2016/222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchise sözleşmesi↗ delillerin toplanmaması↗ ihtisas mahkemesi↗ teminat mektubu↗ icra takibine itiraz↗ marka hakkına tecavüz↗ görevsizlik kararı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ teminat↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın franchise sözleşmesinden kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi marka hakkına tecavüz ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin görevsizliğine, talepte bulunması halinde dosyanın görevli Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, franchise (işletme lisans) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen .... İşletme Lisansı Anlaşması ile; “....”ın bir restourant sistemi geliştirerek işlettiği, .... Sisteminin .... ticaret ünvanı, hizmet markaları. restaurant binaları tasarımı, renk bileşimleri, işaretler, teçhizat yerleşimi, bazı gıda maddeleri için formüller ve
şartnameler, stok ve faaliyet kontrolleri, yöntemler, defter tutma, muhasebe ve iş uygulamaları ve politikaları üzerinde mülkiyet haklarını ihtiva ettiği, davalının Türkiye'de .... Sisteminin benimsenmesi, yaygınlaştırılması ve kullanılması için lisans verme hakkına sahip olduğu, davacının da Türkiye'de bu anlaşmada belirtilen mahaldeki bir restoranda, .... Sistemini benimsemek, yaygınlaştırmak ve restoran işletme hakkını edinmek istediği ifade edilmiştir. Dava konusu itirazın iptaline karar verilmesi istenen icra takibinde davacı tarafından, işletme için mal ve hizmet alımı nedeniyle olan gider ve işletme lisans bedeli, inşaat ve tesisat gideri, ekipman, mobilya, tabela, pano, bilgisayar, jeneratör v.s. giderleri, ayrıca sözleşme süresince işletmeye katılan işletme değeri ve haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedeli talep edilmektedir.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmünü amirdir. Ayrıca 5846 sayılı Yasa'dan doğan haklar ile 551, 555, 554 sayılı KHK'lardan doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevi de ihtisas mahkemelerine bırakılmıştır.
Dava dilekçesindeki açıklama, dilekçe ekindeki franchise sözleşmesi hükümleri ve dava dosyası içerisindeki tarafların iddia ve savunmaları itibariyle, uyuşmazlığın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, işin esasına girilip tarafların delilleri de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle mahkemenin görevsizliğine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18160 E. 2015/3696 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın «franchise sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi «marka hakkına tecavüz» ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», talepte bulunması halinde dosyanın «görevli» Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, «görevli» mahkeme «ihtisas» mahkemeleridir.
Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin «ihtisas» mahkemesi olarak «görevlendirileceği» ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmünü amirdir.
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, «görevli» mahkeme «ihtisas» mahkemeleridir.
Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin «ihtisas» mahkemesi olarak «görevlendirileceği» ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler." hükmünü amirdir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasındaki «franchise sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davacının «mahrum» kaldığı karı talep edebileceği, davacının «ticari itibarının zedelendiğinin», davalının davacıya ait sistemi başkalarına kullandırdığının, davalının siparişi üzerine davacı tarafından ithal edilen mallar nedeniyle oluşan zararın ispatlanamadığı, davacının «cezai şart» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.500,00 TL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · kâr mahrumiyeti · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasındaki «franchise sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davacının «mahrum» kaldığı karı talep edebileceği, davacının «ticari itibarının zedelendiğinin», davalının davacıya ait sistemi başkalarına kullandırdığının, davalının siparişi üzerine davacı tarafından ithal edilen mallar nedeniyle oluşan zararın ispatlanamadığı, davacının «cezai şart» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.500,00 TL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7608 E. 2013/20990 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · ihtisas mahkemesi · marka hakkına tecavüz · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın «franchise sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi «marka hakkına tecavüz» ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», talepte bulunması halinde dosyanın «görevli» Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, «görevli» mahkeme «ihtisas» mahkemeleridir.
Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin «ihtisas» mahkemesi olarak «görevlendirileceği» ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmünü amirdir.
Benzer bu kararda… in davacıya ait markanın davalı tarafından kullanımını da düzenlediği, 556 sayılı KHK hükümlerinin düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan itirazın iptali davalarında «görevli» mahkemenin Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğu, taraflar arasında 28.01.2007 tarihinde marka kullanımını da konu alan «franchise sözleşmesi» imzalandığı, sözleşme uyarınca davalının davacıya her ay 100 USD veya karşılığını Türk Parası olarak ödeme borcu altına girdiği, davalının davacıya bir kısım ödemeler yaptığı, davacının sözleşmenin devam ettiği süre zarfında yapılması gereken ödemelerin eksik yapıldığını iddia ettiği, davalının ise böyle bir iddiayı kabul etmediği, benimsenen ikinci bilirkişi raporu kapsamına göre, davacının davalıdan takip tarihinden evvel 3.588,97 TL alacağının bulunduğu, davacının bu miktar için davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, icra takibinden sonra ve fakat «ödeme emrinin tebliğinden» önce davalının davacıya 973,00 TL ödediği, borcun 2.615,97 TL’ye düştüğü ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının itirazda bulunduğu ve takibin durduğu, anılan miktar kadar davalının borçlu olduğu, itirazın iptali davasının yapılan ödeme gözetilerek ve ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden açılmasının gerektiği, şu hale göre davalının itirazının 2.615,97 TL için haksız olduğu, bu nedenle anılan miktar için itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesinin gerektiği, takip konusu alacağın likit olduğu, bu nedenle İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca anılan alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilinin gerektiği, fazlaya yönelik istemin reddinin icap ettiği, ancak reddedilen miktar yönünden davacının icra takibi ve davada «kötüniyetli» olmadığı anlaşıldığı, davalının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 27.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, «görevli» mahkeme «ihtisas» mahkemeleridir.
Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin «ihtisas» mahkemesi olarak «görevlendirileceği» ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmüne amirdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · ödeme emri · asıl alacak · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… in davacıya ait markanın davalı tarafından kullanımını da düzenlediği, 556 sayılı KHK hükümlerinin düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan itirazın iptali davalarında «görevli» mahkemenin Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğu, taraflar arasında 28.01.2007 tarihinde marka kullanımını da konu alan «franchise sözleşmesi» imzalandığı, sözleşme uyarınca davalının davacıya her ay 100 USD veya karşılığını Türk Parası olarak ödeme borcu altına girdiği, davalının davacıya bir kısım ödemeler yaptığı, davacının sözleşmenin devam ettiği süre zarfında yapılması gereken ödemelerin eksik yapıldığını iddia ettiği, davalının ise böyle bir iddiayı kabul etmediği, benimsenen ikinci bilirkişi raporu kapsamına göre, davacının davalıdan takip tarihinden evvel 3.588,97 TL alacağının bulunduğu, davacının bu miktar için davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, icra takibinden sonra ve fakat «ödeme emrinin tebliğinden» önce davalının davacıya 973,00 TL ödediği, borcun 2.615,97 TL’ye düştüğü ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının itirazda bulunduğu ve takibin durduğu, anılan miktar kadar davalının borçlu olduğu, itirazın iptali davasının yapılan ödeme gözetilerek ve ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden açılmasının gerektiği, şu hale göre davalının itirazının 2.615,97 TL için haksız olduğu, bu nedenle anılan miktar için itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesinin gerektiği, takip konusu alacağın likit olduğu, bu nedenle İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca anılan alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilinin gerektiği, fazlaya yönelik istemin reddinin icap ettiği, ancak reddedilen miktar yönünden davacının icra takibi ve davada «kötüniyetli» olmadığı anlaşıldığı, davalının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 27.
Mahkemece davada Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu belirtilerek davanın esasına girilmiş ve davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ve kabul edilen kısım üzerinden davalı aleyhine %40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/4735 esas sayılı icra takip dosyasında davalının gerçekleştirmiş olduğu itirazın 2.615,97 TL «asıl alacak» için iptaline, takibin 2.615,97 TL için devamına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8043 E. 2011/570 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın «franchise sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi «marka hakkına tecavüz» ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», talepte bulunması halinde dosyanın «görevli» Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama, dilekçe ekindeki «franchise sözleşmesi» hükümleri ve dava dosyası içerisindeki tarafların iddia ve savunmaları itibariyle, uyuşmazlığın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, işin esasına girilip tarafların delilleri de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle mahkemenin «görevsizliğine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, «görevli» mahkeme «ihtisas» mahkemeleridir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunun taraflar arasındaki FÖY «franchise sözleşmesinin feshine» ilişkin olduğu, FÖY Franchise sözleşmeleri lisans ve isim hakkı kullanımına yönelik taleplerin FSEK kapsamında değerlendirilerek «ihtisas» mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatiyle mahkemenin «görevsizliğine», kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın talep halinde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki Franchise sözleşmesi dosya arasına alınmadan tensiple birlikte «franchise sözleşmesinin» lisans ve isim hakkı kullanımına yönelik talepleri içerdiğinden bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «franchise sözleşmesinin» haklı nedenlerle feshi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunun taraflar arasındaki FÖY «franchise sözleşmesinin feshine» ilişkin olduğu, FÖY Franchise sözleşmeleri lisans ve isim hakkı kullanımına yönelik taleplerin FSEK kapsamında değerlendirilerek «ihtisas» mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatiyle mahkemenin «görevsizliğine», kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın talep halinde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu «franchise sözleşmesi» dosya arasına getirtildikten sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenerek görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10982 E. 2016/8514 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın «franchise sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi «marka hakkına tecavüz» ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin «görevsizliğine», talepte bulunması halinde dosyanın «görevli» Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama, dilekçe ekindeki «franchise sözleşmesi» hükümleri ve dava dosyası içerisindeki tarafların iddia ve savunmaları itibariyle, uyuşmazlığın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, işin esasına girilip tarafların delilleri de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle mahkemenin «görevsizliğine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sözleşmenin feshedildiğinin iddia edildiği, tescilli markanın haksız kullanılıp kullanılmadığının tespitinin gerekli olması nedeniyle bu hususun tartışma yerinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle sözleşme gereğince verilen senetlerden «borçlu olunmadığının tespiti», karşı dava ise sözleşme gereğince tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, asıl ve karşı dava yönünden «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ancak, karşı davada taraflar arasındaki «franchise sözleşmesine» dayanılmış ise de uyuşmazlık «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan tazminat istemi niteliğinde olup, sözleşmeye aykırılığın değerlendirilmesi bakımından 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte çekişme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · sözleşmenin feshi · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaAsıl dava, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle sözleşme gereğince verilen senetlerden «borçlu olunmadığının tespiti», karşı dava ise sözleşme gereğince tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, asıl ve karşı dava yönünden «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ancak, karşı davada taraflar arasındaki «franchise sözleşmesine» dayanılmış ise de uyuşmazlık «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan tazminat istemi niteliğinde olup, sözleşmeye aykırılığın değerlendirilmesi bakımından 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte çekişme bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14404 E. , 2016/222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2012/68-2015/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 28.08.2008 tarihihli işletme lisans anlaşması uyarınca davacının "...." adı altında işletme lisansı elde edildiğini, davalı tarafça sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine davacı tarafından sözleşmenin feshedilğini ve davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takibi ile 283.549,33 TL işletme için mal ve hizmet alımı nedeniyle olan gider ve işletme lisans bedeli, 56.528,49 TL inşaat ve tesisat gideri, 134.060,17 TL ekipman, mobilya, tabela, pano, bilgisayar, jeneratör v.s. giderleri, ayrıca sözleşme süresince işletmeye katılan 75.862,01 TL lik işletme değeri ve 115.000 TL lik haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin talep edildiğini, davalının takibe haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek;
icra takibine itirazın iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın franchise sözleşmesinden kaynaklanmış olmasının davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK nın uygulanmasını gerektiren bir talebin bulunmadığı, marka tesciline dayanılmadığı gibi marka hakkına tecavüz ya da marka lisansının da söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın çözümü için Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle; mahkemenin görevsizliğine, talepte bulunması halinde dosyanın görevli Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, franchise (işletme lisans) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen .... İşletme Lisansı Anlaşması ile; “....”ın bir restourant sistemi geliştirerek işlettiği, .... Sisteminin .... ticaret ünvanı, hizmet markaları. restaurant binaları tasarımı, renk bileşimleri, işaretler, teçhizat yerleşimi, bazı gıda maddeleri için formüller ve
şartnameler, stok ve faaliyet kontrolleri, yöntemler, defter tutma, muhasebe ve iş uygulamaları ve politikaları üzerinde mülkiyet haklarını ihtiva ettiği, davalının Türkiye'de .... Sisteminin benimsenmesi, yaygınlaştırılması ve kullanılması için lisans verme hakkına sahip olduğu, davacının da Türkiye'de bu anlaşmada belirtilen mahaldeki bir restoranda, .... Sistemini benimsemek, yaygınlaştırmak ve restoran işletme hakkını edinmek istediği ifade edilmiştir. Dava konusu itirazın iptaline karar verilmesi istenen icra takibinde davacı tarafından, işletme için mal ve hizmet alımı nedeniyle olan gider ve işletme lisans bedeli, inşaat ve tesisat gideri, ekipman, mobilya, tabela, pano, bilgisayar, jeneratör v.s.
giderleri, ayrıca sözleşme süresince işletmeye katılan işletme değeri ve haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedeli talep edilmektedir.
556 sayılı KHK'nın 71/1 maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.” hükmünü amirdir. Ayrıca 5846 sayılı Yasa'dan doğan haklar ile 551, 555, 554 sayılı KHK'lardan doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevi de ihtisas mahkemelerine bırakılmıştır.
Dava dilekçesindeki açıklama, dilekçe ekindeki franchise sözleşmesi hükümleri ve dava dosyası içerisindeki tarafların iddia ve savunmaları itibariyle, uyuşmazlığın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, işin esasına girilip tarafların delilleri de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle mahkemenin görevsizliğine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223561800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz