Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15669 E. 2016/4582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslimde gecikme↗ uygun illiyet bağı↗ sorumluluktan kurtulma↗ illiyet bağı↗ ziya↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ yasal faiz↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak tüm hasardan sorumlu olduğu, zararın kendinden meydana gelmediğinin ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalının bu konuda savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.450 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Canlı hayvan naklinden kaynaklanan ziya. hasar veya teslimdeki gecikme halinde, taşımacı sorumluluktan kurtulabilir. Canlı hayvan nakli, konusu olan eşyanın canlı karakteri dolayısıyla özel risk içermektedir. Canlı hayvanlar, yolculukları esnasında, dış risklerden kolaylıkla etkilenebilir. Elbette ki, taşıyıcının, canlı hayvan taşımacılığına özel riskler dolayısıyla uğranılan zarardan 6102 sayılı TTK m. 878/1 b.(f) maddesine dayanarak sorumluluktan kurtulabilmesi ve 6102 sayılı TTK 878/5 maddesindeki uygun illiyet bağı karinesinden faydalanabilmesi için, halin icabına göre, kendisine düşen bütün önlemleri aldığını ve verilen özel talimatlara uyduğunu ispatlaması gerekir. Böylece canlı hayvan taşımalarında, taşımacının özel riskler dolayısıyla kaçınılmazlık karinesine dayanabilmesi imkanı kaldırılmıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gözönüne alınarak davalının sorumluluğunun bu hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerekirken anılan düzenleme kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, dava konusu taşımanın iki ayrı araçla yapıldığı anlaşılmakta olup davalıların sorumluluklarının her bir taşıma itibariyle ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken bu hususta bir belirleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2237 E. 2023/6190 K.
Ortak:ispat yükü · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak tüm hasardan sorumlu olduğu, zararın kendinden meydana gelmediğinin «ispat yükünün» davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalının bu konuda savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.450 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen «yasal faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Canlı hayvan naklinden kaynaklanan «ziya». «hasar» veya «teslimdeki gecikme» halinde, taşımacı «sorumluluktan kurtulabilir».
Benzer bu kararda… nu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borçlarını ayna anda «ifa» ile yükümlü bulundukları, bu hususta bir karinenin olduğu, aksini iddia edenin ispatlaması gerektiği, çeki avans olarak verdiği ve hayvanları «teslim» almadığı yönündeki iddialarını «ispat yükünün» davacı üzerinde bulunduğu, ödeme aracı niteliğindeki çekin kural olarak borcun tasfiyesi amacıyla verildiği, davalının hayvanları teslim ettiğine dair savunmasının «ispat külfetini» üzerine aldığı şeklinde değerlendirilemeyeceği, dava konusu çekin davacı «defterlerine» kaydedildiği, davacının iddialarını kanıtlayamadığı, «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ispat yükünün» davalı üzerinde bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin canlı hayvan «teslimi» yapılmadığını ispatladığını, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazılarında davalının canlı hayvan göndermediğinin belirtildiğini, bilirkişinin de davacının borçlu olmadığını tespit ettiğini, «muvafakatları» olmadığı halde tanık dinlenmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «menfi tespit» davasında, yoku ispatlamak mümkün olmadığından kural olarak «ispat yükünün» davalı üzerinde bulunduğunu, senet hakkında ‘’karşılıksız kaldığı’’ gerekçesiyle açılan menfi tespit davalarında satıcının malların «teslim» edildiğini, alıcının ise, malların teslim edilmediğini ileri sürmesi halinde davalının ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün müvekkili üzerinde olduğu düşünüldüğünde de müvekkilinin davalı tarafından ileride teslim edilecek mallara karşılık olarak davalıya avans niteliğinde dava konusu çeki verdiğini, ancak davalının canlı hayvan teslim etmesi gerekirken canlı hayvanları teslim etmediğini, davalının canlı hayvanları teslim ettiğini ileri sürdüğünü, canlı hayvanların müvekkiline teslim edilmediğinin usulüne uygun delillerle ispatlandığını, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yazılan müvekkereye verilen cevaplarda davalı tarafından herhangi bir canlı hayvan gönderilmediğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunca «ticari defterin» usulüne uygun tutulduğu ve davalıya müvekkilimin borcunun olmadığının tespit edildiğini, canlı hayvanların teslimi hususunda ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalıya geçtiğini, yazılı bir belgeye bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanamayacağı, değer ve davanın türü dikkate alındığında «tanıkla ispat yasağı» kapsamında olduğundan mahkemece tanık dinlenmesinin usule ve yasalara aykırılık taşıdığını, davalı tanıklarının dinlenilmesine «muvafakat» olmadığı halde mahkemece davalı tanıklarının dinlenilip beyanlarına itibar edildiğini, ispat yükü davalıya geçtiğinden «yemin delilinin» de davalı tarafından kullanılması gerektiğini, davalı tarafa tamamlayıcı yemin delilinin hatırlatılmadığını, her iki tarafın da ispat yükünün kime düştüğünü gözetm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · yemin deliline dayanma · yemin delili · ispat külfeti · yemin · kambiyo senedi · oy yasağı · muvafakat
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «menfi tespit» davasında, yoku ispatlamak mümkün olmadığından kural olarak «ispat yükünün» davalı üzerinde bulunduğunu, senet hakkında ‘’karşılıksız kaldığı’’ gerekçesiyle açılan menfi tespit davalarında satıcının malların «teslim» edildiğini, alıcının ise, malların teslim edilmediğini ileri sürmesi halinde davalının ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün müvekkili üzerinde olduğu düşünüldüğünde de müvekkilinin davalı tarafından ileride teslim edilecek mallara karşılık olarak davalıya avans niteliğinde dava konusu çeki verdiğini, ancak davalının canlı hayvan teslim etmesi gerekirken canlı hayvanları teslim etmediğini, davalının canlı hayvanları teslim ettiğini ileri sürdüğünü, canlı hayvanların müvekkiline teslim edilmediğinin usulüne uygun delillerle ispatlandığını, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yazılan müvekkereye verilen cevaplarda davalı tarafından herhangi bir canlı hayvan gönderilmediğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunca «ticari defterin» usulüne uygun tutulduğu ve davalıya müvekkilimin borcunun olmadığının tespit edildiğini, canlı hayvanların teslimi hususunda ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalıya geçtiğini, yazılı bir belgeye bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanamayacağı, değer ve davanın türü dikkate alındığında «tanıkla ispat yasağı» kapsamında olduğundan mahkemece tanık dinlenmesinin usule ve yasalara aykırılık taşıdığını, davalı tanıklarının dinlenilmesine «muvafakat» olmadığı halde mahkemece davalı tanıklarının dinlenilip beyanlarına itibar edildiğini, ispat yükü davalıya geçtiğinden «yemin delilinin» de davalı tarafından kullanılması gerektiğini, davalı tarafa tamamlayıcı yemin delilinin hatırlatılmadığını, her iki tarafın da ispat yükünün kime düştüğünü gözetm …
… nu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borçlarını ayna anda «ifa» ile yükümlü bulundukları, bu hususta bir karinenin olduğu, aksini iddia edenin ispatlaması gerektiği, çeki avans olarak verdiği ve hayvanları «teslim» almadığı yönündeki iddialarını «ispat yükünün» davacı üzerinde bulunduğu, ödeme aracı niteliğindeki çekin kural olarak borcun tasfiyesi amacıyla verildiği, davalının hayvanları teslim ettiğine dair savunmasının «ispat külfetini» üzerine aldığı şeklinde değerlendirilemeyeceği, dava konusu çekin davacı «defterlerine» kaydedildiği, davacının iddialarını kanıtlayamadığı, «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ispat yükünün» davalı üzerinde bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin canlı hayvan «teslimi» yapılmadığını ispatladığını, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazılarında davalının canlı hayvan göndermediğinin belirtildiğini, bilirkişinin de davacının borçlu olmadığını tespit ettiğini, «muvafakatları» olmadığı halde tanık dinlenmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu «kambiyo senedinin» avans olarak verildiğini ve kendisine «teslimi» gereken malların teslim edilmediğini yazılı ve «kesin» delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15669 E. , 2016/4582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2013/426-2015/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı ...'ne ait canlı hayvanların davalılardan ... ve ... tarafından taşınması esnasında 6 tanesinin öldüğünü, müvekkilinin sigortalıya 9.450 TL ödeme yaptığını ileri sürerek bu bedelin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sadece davalılardan ...'ye ait araçla taşınan bir adet hayvanın öldüğünü, bunun da zaten yükleme esnasında hasta olduğunu, göndericinin talimatı ile yüklendiğini, başka bir ölümün meydana gelmediğini, otopsi yapılmadığından dava konusu hayvanların ölüm sebeplerinin bilinmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak tüm hasardan sorumlu olduğu, zararın kendinden meydana gelmediğinin ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalının bu konuda savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.450 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Canlı hayvan naklinden kaynaklanan ziya. hasar veya teslimdeki gecikme halinde, taşımacı sorumluluktan kurtulabilir. Canlı hayvan nakli, konusu olan eşyanın canlı karakteri dolayısıyla özel risk içermektedir. Canlı hayvanlar, yolculukları esnasında, dış risklerden kolaylıkla etkilenebilir. Elbette ki, taşıyıcının, canlı hayvan taşımacılığına özel riskler dolayısıyla uğranılan zarardan 6102 sayılı TTK m. 878/1 b.(f) maddesine dayanarak sorumluluktan kurtulabilmesi ve 6102 sayılı TTK 878/5 maddesindeki uygun illiyet bağı karinesinden faydalanabilmesi için, halin icabına göre, kendisine düşen bütün önlemleri aldığını ve verilen özel talimatlara uyduğunu ispatlaması gerekir. Böylece canlı hayvan taşımalarında, taşımacının özel riskler dolayısıyla kaçınılmazlık karinesine dayanabilmesi imkanı kaldırılmıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönüne alınarak davalının sorumluluğunun bu hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerekirken anılan düzenleme kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, dava konusu taşımanın iki ayrı araçla yapıldığı anlaşılmakta olup davalıların sorumluluklarının her bir taşıma itibariyle ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken bu hususta bir belirleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221638600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz