Ticari temsilci
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10097 E. 2016/4687 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari temsilci↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ rekabet yasağı↗ haksız eylem↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmeye aykırılık↗ acentelik↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ ıslah↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ temsil↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalıların davacı ile hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra aynı alanda faaliyet gösteren bir ...e ortak olduğu, davalı ...'nın davacı ...in yönetim kurulunda görev alıp Ticaret Sicil kayıtlarından da anlaşıldığı üzere genel müdürlük görevini yerine getirdiği, bu hali ile davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, 818 sayılı BK'nın 455, 6098 sayılı TBK'nın 553. maddesine düzenlenen ticari temsilci olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan ...’nın davacı ...in yönetim kurulunda görevli genel müdürü olduğu, diğer davalının davacının kabulünde olduğu üzere ... sorumlusu iken 28.02.2009 tarihinde kendi istekleri ile davacı ...ten ayrıldıkları, 24.03.2009 tarihinde davalı gerçek kişiler ortak olmak üzere ...in amacının Seyahat Acenteleri Kanunu uyarınca acentelik belgesi almak, turizm acenteliği kurmak, yurt içinde ve yurt dışında turizm hizmetleri sağlamak ve benzeri amaçlarla kurulduğu, davacı ve davalı ...in ticari defterlerine göre davacının ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı ... ve ... ile aynı konuda ticari ilişkiye geçtiği, bu ...lerin davacı ile süregelen ticari ilişkilerinin sona erdiği, mahkemece ticari temsilci olarak nitelendirilen davalı ... ile yine ... sorumlusu ve davacı ...in çalışanı olması nedeniyle sözleşme ve TTK'nın 59/2. maddesinin yollaması ile BK'nın 455. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davrandıkları, davacının zararının haksız rekabet nedeniyle elde etmekten mahrum kaldığı kâr miktarı olan 50.621,54 TL olduğu, davalıların haksız rekabet yasağına aykırı eyleminin aynı zamanda davacı ...e yönelik haksız eylem niteliğinde olduğundan tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı .... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalıların davacı ... ile aralarında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesine göre rekabet yasağına aykırı faaliyetlerinin tesbitine, 25.000 TL'nin dava tarihi olan 03.05.2010, 25.621,54 TL'nin ıslah tarihi olan 26.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.05.2010 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 818 Sayılı BK'nun 348. ve devamı maddelerine dayalı rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalının haksız rekabeti nedeniyle mahrum kaldığı kazancın tahsilini talep etmiş, mahkemece dava 03.05.2010 tarihinde açıldığı halde, davacının eski müşterilerinden elde edilen kazanç, 2009 ve 2010 yılının tamamı esas alınarak belirlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalının, davacının önceki iki müşterisinden elde ettiği kazancın, 2010 yılına ilişkin kısmının dava tarihini aşmamak üzere belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Davacı taraf, davalıların haksız rekabete ilişkin sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle, manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. Oysa, haksız rekabet nedeniyle davacı, 818 Sayılı BK'nun 351. maddesine göre sadece, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle düçar olacağı zararları, cezai şartın tahsili ile muhalefetin menini isteyebilir. Kaldı ki, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmediği gibi, somut olayda davacının şahsiyet haklarının ihlalini gerektirecek bir durum da söz konusu olmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11373 E. 2014/14615 K.
Ortak:ticari temsilci · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · haksız eylem · kâr mahrumiyeti · acentelik · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalıların davacı ile «hizmet sözleşmesi» sona erdikten sonra aynı alanda faaliyet gösteren bir ...e ortak olduğu, davalı ...'nın davacı ...in yönetim kurulunda görev alıp Ticaret Sicil kayıtlarından da anlaşıldığı üzere genel müdürlük görevini yerine getirdiği, bu hali ile davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, 818 sayılı BK'nın 455, 6098 sayılı TBK'nın 553. maddesine düzenlenen «ticari temsilci» olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan ...’nın davacı ...in yönetim kurulunda «görevli» genel müdürü olduğu, diğer davalının davacının kabulünde olduğu üzere ... sorumlusu iken 28.02.2009 tarihinde kendi istekleri ile davacı ...ten ayrıldıkları, 24.03.2009 tarihinde davalı gerçek kişiler ortak olmak üzere ...in amacının Seyahat Acenteleri Kanunu uyarınca «acentelik» belgesi almak, turizm acenteliği kurmak, yurt içinde ve yurt dışında turizm hizmetleri sağlamak ve benzeri amaçlarla kurulduğu, davacı ve davalı ...in «ticari defterlerine» göre davacının ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı ... ve ... ile aynı konuda ticari ilişkiye geçtiği, bu ...lerin davacı ile süregelen ticari ilişkilerinin sona erdiği, mahkemece ticari temsilci olarak nitelendirilen davalı ... ile yine ... sorumlusu ve davacı ...in çalışanı olması nedeniyle sözleşme ve TTK'nın 59/2. maddesinin yollaması ile BK'nın 455. maddelerinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırı davrandıkları, davacının zararının «haksız rekabet» nedeniyle elde etmekten «mahrum» kaldığı kâr miktarı olan 50.621,54 TL olduğu, davalıların haksız rekabet yasağına aykırı eyleminin aynı zamanda davacı ...e yönelik «haksız eylem» niteliğinde olduğundan tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı .... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalıların davacı ... ile aralarında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesine göre rekabet yasağına aykırı faaliyetlerinin tesbitine, 25.000 TL'nin dava tarihi olan 03.05.2010, 25.621,54 TL'nin «ıslah» tarihi olan 26.09.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.05.2010 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, 818 Sayılı BK'nun 348. ve devamı maddelerine dayalı «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalının «haksız rekabeti» nedeniyle «mahrum» kaldığı kazancın tahsilini talep etmiş, mahkemece dava 03.05.2010 tarihinde açıldığı halde, davacının eski müşterilerinden elde edilen kazanç, 2009 ve 2010 yılının tamamı esas alınarak belirlenmiştir.
Oysa, «haksız rekabet» nedeniyle davacı, 818 Sayılı BK'nun 351. maddesine göre sadece, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle düçar olacağı zararları, «cezai şartın» tahsili ile muhalefetin menini isteyebilir.
Benzer bu kararda… . ile yine Ege bölgesi sorumlusu ve davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle sözleşme ve TTK'nın 59/2. maddesinin yollaması ile BK'nın 455. maddelerinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırı davrandıkları, davacının zararının «haksız rekabet» nedeniyle elde etmekten «mahrum» kaldığı kâr miktarı olan 50.621,54 TL olduğu, davalıların haksız rekabet yasağına aykırı eyleminin aynı zamanda davacı şirkete yönelik «haksız eylem» niteliğinde olduğundan tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı S..
1-Dava, TTK'nın 56. ve BK'nın 348. ve devamı maddelerine dayalı «rekabet yasağı sözleşmesi» ve «haksız rekabetten» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
L.. ile davacı arasındaki ilişkinin «hizmet sözleşmesi» değil, 818 sayılı BK'nın 455, 6098 sayılı TBK'nın 553. maddesine düzenlenen «ticari temsilci» olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan S..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tashih · infaz · maddi tazminat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaSomut olayda, davacılar vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile 125.000 TL manevi ve «ıslah» ile birlikte 50.621.54 TL «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
HMK'nın 305. maddesi hükmü mahkeme kararındaki açık hataların mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine «tashihine» ilişkin olup, olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4147 E. 2019/3608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 19.621,29 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6132 E. 2017/6481 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davalı ... ...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 27.455,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10097 E. , 2016/4687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2015 tarih ve 2014/1497-2015/260 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/04/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin turizm acenteliği alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ...'in kurucu ortakları ve yetkilileri bulunan ... ile ...'ün ...in eski çalışanları olduğunu, ...'nın davacı ...'te genel müdür olarak uzun yıllar çalışıp ...'ün ise ... görevinde bulunduğunu, davalıların çalıştığı pozisyon itibariyle davacı ...'in ticari sırlarını, anlaşmaları ve pazarlama rakamlarını bildiklerini, davalılardan ...’ün 28.07.2009, ...’nın 31.03.2009 tarihinde davacı ...ten kendi istekleri ile ayrılıp, 25.03.2009 tarihinde diğer davalı ...'yi kurduğunu, ...te ...'nın % 90 ...'ün % 10 pay sahibi olduğunu, ...'nın ...'in yetkilisini olduğunu, müvekkilinin ... isimli tur operatörünün tek satıcılığını yaptığını, ancak ...
...inin davacı ile değil davalı ile sözleşme düzenlediğini, davalının ... bölgesinde ... isimli tur operatörünü de davacı ...ten kazandığını, davalı tarafın davacı ...'in müşterileri dışında neredeyse başka müşterisinin bulunmadığını, davacı ile davalı ...'in ortağı ve yetkilisi ... arasında 23.02.2002 tarihinde düzenlenen hizmet sözleşmesinin işçinin özel borcu başlıklı 8 maddesinde işçinin ...te çalıştığı süre içerisinde bireysel ticari faaliyette bulunamayacağı, işçinin ...in faaliyet konuları ile ilgili ... müşterileri ve kendisinin bulacağı müşterileri ile anlaşma yapamayacağı, işçinin ...ten ayrıldıktan sonra iki yıl süre ile ... müşterileri ile çalışmayacağı, bu süre içerisinde ...le rekabet edecek ortaklıklara üye denetçi veya ortak olamayacağının düzenlendiğini, diğer davalı ...
ile de aynı hükümleri içeren sözleşmenin bulunduğunu, ayrıca ... çalışanlarından .... ve ...'in davacı ...'ten ... ile ayrı tarihte ayrılıp, davalı ...te çalışmaya başladıklarını, sonraki tarihlerde ...'nın da ...ten ayrılıp davalı ...te çalışmaya başladığını, ...'nın davacı ... çalışanları üzerinde etki kurmaya çalıştığını, davalı ...'in ortakları ve
yetkililerinin bu eylemlerinin haksız rekabet ve rekabet yasağına ilişkin hükümlerine açık aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.03.2009 tarihinden başlamak üzere 25.000 TL maddi 125.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 26.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 50.621,54 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı ...ten ayrılması ile 31.03.2009 tarihli ibraname başlıklı belge ile aynı içerikli 28.02.2009 tarihli belgenin düzenlendiğini, ...'nın davacı ...ten fiilen 28.02.2009 tarihinde ayrıldığını, ...'ün de aynı tarihte ...ten ayrıldığını, davalı ...in diğer davalıların davacı ...te çalışırken kurulmadığını, 03.02.2002 tarihli sözleşmeden sonra 22.09.2004 tarihinde aynı taraflar arasında yeni bir personel hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, davalı ... ile ...'ın davalı ...in ortakları olup, kendi adlarına hareket etmemeleri nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ...in 01.02.2009 tarihinden itibaren ...'nın genel müdür olarak görevlendirildiğini, önceki genel müdür ...'ya da teşekkürlerini bildiren e-posta iletisini gönderdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalıların davacı ile hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra aynı alanda faaliyet gösteren bir ...e ortak olduğu, davalı ...'nın davacı ...in yönetim kurulunda görev alıp Ticaret Sicil kayıtlarından da anlaşıldığı üzere genel müdürlük görevini yerine getirdiği, bu hali ile davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, 818 sayılı BK'nın 455, 6098 sayılı TBK'nın 553. maddesine düzenlenen ticari temsilci olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan ...’nın davacı ...in yönetim kurulunda görevli genel müdürü olduğu, diğer davalının davacının kabulünde olduğu üzere ... sorumlusu iken 28.02.2009 tarihinde kendi istekleri ile davacı ...ten ayrıldıkları, 24.03.2009 tarihinde davalı gerçek kişiler ortak olmak üzere ...in amacının Seyahat Acenteleri Kanunu uyarınca acentelik belgesi almak, turizm acenteliği kurmak, yurt içinde ve yurt dışında turizm hizmetleri sağlamak ve benzeri amaçlarla kurulduğu, davacı ve davalı ...in ticari defterlerine göre davacının ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı ...
ve ... ile aynı konuda ticari ilişkiye geçtiği, bu ...lerin davacı ile süregelen ticari ilişkilerinin sona erdiği, mahkemece ticari temsilci olarak nitelendirilen davalı ... ile yine ... sorumlusu ve davacı ...in çalışanı olması nedeniyle sözleşme ve TTK'nın 59/2. maddesinin yollaması ile BK'nın 455. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davrandıkları, davacının zararının haksız rekabet nedeniyle elde etmekten mahrum kaldığı kâr miktarı olan 50.621,54 TL olduğu, davalıların haksız rekabet yasağına aykırı eyleminin aynı zamanda davacı ...e yönelik haksız eylem niteliğinde olduğundan tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ....
hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalıların davacı ... ile aralarında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesine göre rekabet yasağına aykırı faaliyetlerinin tesbitine, 25.000 TL'nin dava tarihi olan 03.05.2010, 25.621,54 TL'nin ıslah tarihi olan 26.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.05.2010 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 818 Sayılı BK'nun 348. ve devamı maddelerine dayalı rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalının haksız rekabeti nedeniyle mahrum kaldığı kazancın tahsilini talep etmiş, mahkemece dava 03.05.2010 tarihinde açıldığı halde, davacının eski müşterilerinden elde edilen kazanç, 2009 ve 2010 yılının tamamı esas alınarak belirlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalının, davacının önceki iki müşterisinden elde ettiği kazancın, 2010 yılına ilişkin kısmının dava tarihini aşmamak üzere belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Davacı taraf, davalıların haksız rekabete ilişkin sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle, manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. Oysa, haksız rekabet nedeniyle davacı, 818 Sayılı BK'nun 351. maddesine göre sadece, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle düçar olacağı zararları, cezai şartın tahsili ile muhalefetin menini isteyebilir. Kaldı ki, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmediği gibi, somut olayda davacının şahsiyet haklarının ihlalini gerektirecek bir durum da söz konusu olmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221513000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz