Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8998 E. 2016/4567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon sözleşmesi↗ karşı edim↗ opsiyon işlemi↗ çerçeve sözleşme↗ hile↗ riziko↗ tbk 99↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının banka nezdinde bireysel müşteri sıfatını taşıdığı ve satıcı konumunda bulunduğu ancak yapılan işlem niteliğine ilişkin davacının ... kurulunun işlem yapılması için ön gördüğü ileri düzeyde türev ürünler lisansına sahip olmadığı ve ayrıca bu konuda eğitim almadığı, bu olgulara göre aksine oluşan risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen opsiyon sözleşmesinin davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin hata ve hileye dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Hata halleri 6098 sayılı TBK'nun 31. maddesinde sınırlı olmaksızın beş bent halinde sayılmış olup, gerçekte üstlenmek istenilenden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istenilenden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradenin açıklanmış olması bu hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri çerçeve sözleşmesi ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu opsiyon sözleşmesi bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen riziko konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri çerçeve sözleşmesinin “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, dava konusu opsiyon sözleşme teyit formunda da kullanılan ürünün ana para korumalı olmadığı yazılıdır.
Bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce, kendisine iletilen analizlerin subjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yukarıda sözü edilen genel risk bildiriminin ve telefon görüşmelerinin dava konusu opsiyon işlemini aydınlatmadığına dair iddialarının ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğünün de ispat edilemediği gözetilerek davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13178 E. 2018/1691 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan riskli işlem hakkında üzerine düşen «aydınlatma yükümlülüğünü» gerektiği şekilde yerine getirdiğine dair bir delilin dosya arasında bulunmadığı, müşterinin işlemi daha önce yapmış olmasının tüm riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, «sözleşmenin feshinin» şartlarının davalı banka lehine tek taraflı olarak düzenlendiği, dürüstlük kuralları gereğince diğer finansal araçlardan daha yüksek gelir beklentisi içerisinde olan davacı müşterinin bankanın zararının bir kısmına da geliri ile orantılı olarak katlanması gerektiği, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesi» konusunda davacıyı aydınlatma görevini yerine getirmemesinin «kusur» oluşturduğu, davacının da Türk parasının USD karşısında değerinin düştüğünün bilinen bir durum olduğu halde opsiyon sözleşmesi yapması kusurunu oluşturduğu gerekçe …
2-Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, banka personeli tarafından yanıltıldığını, sözleşmenin hileli ve aldatmaya dayalı olduğundan geçerli olmadığını, «opsiyon sözleşmesinin» riskleri konusunda bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · sözleşmenin feshi · geçersizlik · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan riskli işlem hakkında üzerine düşen «aydınlatma yükümlülüğünü» gerektiği şekilde yerine getirdiğine dair bir delilin dosya arasında bulunmadığı, müşterinin işlemi daha önce yapmış olmasının tüm riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, «sözleşmenin feshinin» şartlarının davalı banka lehine tek taraflı olarak düzenlendiği, dürüstlük kuralları gereğince diğer finansal araçlardan daha yüksek gelir beklentisi içerisinde olan davacı müşterinin bankanın zararının bir kısmına da geliri ile orantılı olarak katlanması gerektiği, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesi» konusunda davacıyı aydınlatma görevini yerine getirmemesinin «kusur» oluşturduğu, davacının da Türk parasının USD karşısında değerinin düştüğünün bilinen bir durum olduğu halde opsiyon sözleşmesi yapması kusurunu oluşturduğu gerekçe …
2-Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5722 E. 2017/782 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, 07/06/2011 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun "risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedİlebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · ba formu · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12583 E. 2017/658 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, 07/06/2011 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun "risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedİlebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · ba formu · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6733 E. 2023/3396 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9040 E. 2023/2843 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · hile · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» hata ve «hileye» dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen genel türev işlemler «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunda önemli açıklama adı altında sermaye piyasalarında yapılacak işlemler sonucunda kâr elde edebileceği gibi zarar riskinin de bulunduğu, Risk Bildirim Formunun 'risk bildirimi' başlıklı kısmının 2 nci maddesinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, 4 üncü maddesinde; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktarılacağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, 5 inci maddesinde; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, 6 ncı maddesinde; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu, kur dalgalanmaları nedeniyle TL bazında «değer kaybı» olabileceği ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiğinin belirtilmiş olduğu, bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımları yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu ve davacının dava konusu işlemden önce de «opsiyon işlemi» gerçekleştirdiği, bu işlemlerden kazanç elde ettiği, opsiyon işlemi hakkında aydınlatılmadığına ve davalı bankanın hileli hareketleri nedeniyle hataya düşürüldüğün …
… kilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, davalı banka müdürünün terfi edebilmek için müvekkilini riskleri hakkında bilgilendirmeden genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ve bariyerli «opsiyon sözleşmesi» imzalattığını, bu suretle çok düşük tutarlı opsiyon «primi» karşılığında tüm «malvarlığını» kaybetme riski altına sokulduğunu, banka personelinin sözkonusu işlemler bakımından ehil de olmadığını, gerekli lisanslara sahip olmadıklarını, Sermaye Piyasası Tebliği gereğince bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olduğunu, edimleri dengesiz bu sözleşme sonucunda toplamda 707.437.-TL tutarındaki mevduatının müvekkilinin hesaplarından haksız olarak çekildiğini ileri sürerek 7 …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; «opsiyon sözleşmelerinin» Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatına tabi olmadığını, bu nedenle bankanın SPK mevzuatına aykırı davrandığı iddiasının da doğru olmadığını, sözkonusu işlemin davacı ile banka arasında olup borsada işlem gören bir «opsiyon işlemi» olmadığını, bununla birlikte müvekkili banka tarafından davacıya sermaye piyasası işlemleri risk bildirim formunun imzalatıldığını ve işlem hakkında bilgi verildiğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · değer kaybı · genel işlem şartı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · malvarlığına ilişkin dava · ek prim · kâr kaybı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğüne» aykırı hareket ettiğini, «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… kilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, davalı banka müdürünün terfi edebilmek için müvekkilini riskleri hakkında bilgilendirmeden genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ve bariyerli «opsiyon sözleşmesi» imzalattığını, bu suretle çok düşük tutarlı opsiyon «primi» karşılığında tüm «malvarlığını» kaybetme riski altına sokulduğunu, banka personelinin sözkonusu işlemler bakımından ehil de olmadığını, gerekli lisanslara sahip olmadıklarını, Sermaye Piyasası Tebliği gereğince bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olduğunu, edimleri dengesiz bu sözleşme sonucunda toplamda 707.437.-TL tutarındaki mevduatının müvekkilinin hesaplarından haksız olarak çekildiğini ileri sürerek 7 …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen genel türev işlemler «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunda önemli açıklama adı altında sermaye piyasalarında yapılacak işlemler sonucunda kâr elde edebileceği gibi zarar riskinin de bulunduğu, Risk Bildirim Formunun 'risk bildirimi' başlıklı kısmının 2 nci maddesinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, 4 üncü maddesinde; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktarılacağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, 5 inci maddesinde; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, 6 ncı maddesinde; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu, kur dalgalanmaları nedeniyle TL bazında «değer kaybı» olabileceği ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiğinin belirtilmiş olduğu, bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımları yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu ve davacının dava konusu işlemden önce de «opsiyon işlemi» gerçekleştirdiği, bu işlemlerden kazanç elde ettiği, opsiyon işlemi hakkında aydınlatılmadığına ve davalı bankanın hileli hareketleri nedeniyle hataya düşürüldüğün …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka ile yapılan tezgahüstü türev araçlarına ilişkin «çerçeve sözleşmesinin» hukuka aykırılığı, hileli olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarına» uygun olmadığı ve sözleşmeye aykırı işlemler yapıldığı iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8998 E. , 2016/4567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/1218-2015/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 19/01/2011 tarihinde 1 yıl süreli opsiyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içeriğine göre bu sözleşmenin davalı bankanın tek yanlı iradesiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin talebine karşın sözleşmenin banka tarafından iptal edilmediğini, esas olarak müvekkilinin sözleşme imzalanırken hataya düşürüldüğünü, bu hatanın davalı Banka'nın hileli davranışlarıyla ortaya çıktığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında gerekli aydınlatıcı bilginin verilmediğini ileri sürerek, 19/01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının banka nezdinde bireysel müşteri sıfatını taşıdığı ve satıcı konumunda bulunduğu ancak yapılan işlem niteliğine ilişkin davacının ... kurulunun işlem yapılması için ön gördüğü ileri düzeyde türev ürünler lisansına sahip olmadığı ve ayrıca bu konuda eğitim almadığı, bu olgulara göre aksine oluşan risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen opsiyon sözleşmesinin davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin hata ve hileye dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Hata halleri 6098 sayılı TBK'nun 31. maddesinde sınırlı olmaksızın beş bent halinde sayılmış olup, gerçekte üstlenmek istenilenden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istenilenden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradenin açıklanmış olması bu hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri çerçeve sözleşmesi ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu opsiyon sözleşmesi bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen riziko konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri çerçeve sözleşmesinin “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği;
sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, dava konusu opsiyon sözleşme teyit formunda da kullanılan ürünün ana para korumalı olmadığı yazılıdır.
Bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce, kendisine iletilen analizlerin subjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yukarıda sözü edilen genel risk bildiriminin ve telefon görüşmelerinin dava konusu opsiyon işlemini aydınlatmadığına dair iddialarının ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğünün de ispat edilemediği gözetilerek davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221483900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz