Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6733 E. 2023/3396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon sözleşmesi↗ opsiyon işlemi↗ çerçeve sözleşme↗ tanıma↗ ba formu↗ taşıyıcı↗ geçersizlik↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5722 E. 2017/782 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · ba formu · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12583 E. 2017/658 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · ba formu · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13178 E. 2018/1691 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu kararda2-Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan riskli işlem hakkında üzerine düşen «aydınlatma yükümlülüğünü» gerektiği şekilde yerine getirdiğine dair bir delilin dosya arasında bulunmadığı, müşterinin işlemi daha önce yapmış olmasının tüm riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, «sözleşmenin feshinin» şartlarının davalı banka lehine tek taraflı olarak düzenlendiği, dürüstlük kuralları gereğince diğer finansal araçlardan daha yüksek gelir beklentisi içerisinde olan davacı müşterinin bankanın zararının bir kısmına da geliri ile orantılı olarak katlanması gerektiği, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesi» konusunda davacıyı aydınlatma görevini yerine getirmemesinin «kusur» oluşturduğu, davacının da Türk parasının USD karşısında değerinin düştüğünün bilinen bir durum olduğu halde opsiyon sözleşmesi yapması kusurunu oluşturduğu gerekçe …
Davacı, banka personeli tarafından yanıltıldığını, sözleşmenin hileli ve aldatmaya dayalı olduğundan geçerli olmadığını, «opsiyon sözleşmesinin» riskleri konusunda bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · sözleşmenin feshi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan riskli işlem hakkında üzerine düşen «aydınlatma yükümlülüğünü» gerektiği şekilde yerine getirdiğine dair bir delilin dosya arasında bulunmadığı, müşterinin işlemi daha önce yapmış olmasının tüm riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, «sözleşmenin feshinin» şartlarının davalı banka lehine tek taraflı olarak düzenlendiği, dürüstlük kuralları gereğince diğer finansal araçlardan daha yüksek gelir beklentisi içerisinde olan davacı müşterinin bankanın zararının bir kısmına da geliri ile orantılı olarak katlanması gerektiği, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesi» konusunda davacıyı aydınlatma görevini yerine getirmemesinin «kusur» oluşturduğu, davacının da Türk parasının USD karşısında değerinin düştüğünün bilinen bir durum olduğu halde opsiyon sözleşmesi yapması kusurunu oluşturduğu gerekçe …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8998 E. 2016/4567 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · kesin hüküm
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
15/09/2010 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · hile · riziko
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» hata ve «hileye» dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Hata halleri 6098 sayılı TBK'nun 31. maddesinde sınırlı olmaksızın beş bent halinde sayılmış olup, gerçekte üstlenmek istenilenden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istenilenden önemli ölçüde az bir «karşı edim» için iradenin açıklanmış olması bu hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu «opsiyon sözleşmesi» bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen «riziko» konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5053 E. 2021/4189 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
… le 62.270,25 TL'nin davacıların murisinin davalı banka nezdindeki hesabından tahsil edildiği, dava konusu oluşturan 08.07.2011 ve 20.07.2011 işlem tarihli bariyerli «opsiyon sözleşmelerinin» 19.08.2011 tarihi itibariyle sonlandırılmasına ilişkin davacılar murisi ... tarafından 18.08.2011 tarihinde gönderilen e-posta mesajinın Opsiyon Sözleşmelerinin erken sonlandırılma açısından geçerli kabul edilmesi gerektiği ve 19.08.2011 tarihli Merkez Bankası dolar kuru esas alınarak netleşme fiyatının belirlenmesi halinde, 19.08.2011 erken sonlandırma tarihi itibariyle davacılar murisinden toplam 198.669,00 TL opsiyon «kur farkı» zararı tahsil edilecek iken davacılar murisinin talebinin dikkate alınmayarak opsiyon sözleşmelerinin «vade» bitim tarihlerinde oluşan netleşme fiyatı üzerinden işlem yapılarak, davacılar murisi hesabından toplam 460.503,75 TL tahsil edilmek suretiyle davacılar murisinin 261.834,75 TL «kayba» uğratıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 261.834,75 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · fesih · vade · kâr kaybı · yasal faiz
Benzer bu kararda… le 62.270,25 TL'nin davacıların murisinin davalı banka nezdindeki hesabından tahsil edildiği, dava konusu oluşturan 08.07.2011 ve 20.07.2011 işlem tarihli bariyerli «opsiyon sözleşmelerinin» 19.08.2011 tarihi itibariyle sonlandırılmasına ilişkin davacılar murisi ... tarafından 18.08.2011 tarihinde gönderilen e-posta mesajinın Opsiyon Sözleşmelerinin erken sonlandırılma açısından geçerli kabul edilmesi gerektiği ve 19.08.2011 tarihli Merkez Bankası dolar kuru esas alınarak netleşme fiyatının belirlenmesi halinde, 19.08.2011 erken sonlandırma tarihi itibariyle davacılar murisinden toplam 198.669,00 TL opsiyon «kur farkı» zararı tahsil edilecek iken davacılar murisinin talebinin dikkate alınmayarak opsiyon sözleşmelerinin «vade» bitim tarihlerinde oluşan netleşme fiyatı üzerinden işlem yapılarak, davacılar murisi hesabından toplam 460.503,75 TL tahsil edilmek suretiyle davacılar murisinin 261.834,75 TL «kayba» uğratıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 261.834,75 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… acağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu, davacılar murisinin 20.04.2011 tarihli opsiyon işleminde zarar etmesine rağmen «opsiyon işlemi» yapmaya devam ettiği ve davalı bankanın şube müdürüne gönderdiği e-postalarda da açık bir «fesih» iradesi bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6733 E. , 2023/3396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/63 Esas, 2020/304 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında 14.06.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmesi imzalandığını, müşteri tanıma formu ve genel türev işlemler çerçeve sözleşmesinin opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra banka personeli tarafından "formalite dökümanlar" denilerek müvekkilinin imzasının alındığını, davalı banka yetkililerince yanıltılarak ve aldatılarak imzalatılan bu sözleşmelerin mevzuata aykırılık taşıyıp geçersiz olduğunu, bu sözleşmeler nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen toplamda 92.267,62 TL'nin bankaların mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının yüksek gelir elde etmek istemesi üzerine banka personeli tarafından davacıya banka ürünlerinin ve işlemlerinin risklerinin anlatıldığını, davacının opsiyon işlemi yapmak istemesi nedeniyle sözleşmenin imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 14.06.2011 tarihli Genel Türev İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinin Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun "risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde, sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiğinin belirtildiği, bu halde türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu, davacının dava konusu işlemlerden önce de opsiyon işlemi gerçekleştirdiği, davalı tarafça dava konusu opsiyon işlemleri hakkında aydınlatılmadığına ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğüne dair davacı iddialarının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 14.06.2022 tarih, 2020/8186 E. ve 2022/4857 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; temyiz talebinde bulundukları hususların Yargıtay ilamında tam olarak karşılanmadığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933239900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz