Limited şirket müdürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11129 E. 2016/5941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürlüğü↗ ortaklık sıfatı↗ azil↗ şirket müdürlüğü↗ istifa↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ... 'nin, davalı ...'yi şirketi temsile yetkili müdür olarak 06/01/1995 tarihli ortaklar kurulu kararı ile atandığı, her ne kadar davacı, şirket hisselerini 01/03/2006 tarihinde devrettiği dolayısıyla davalı şirkette yetkili müdür sıfatının kalmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmış ise de, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07/08/2014 tarihli yazısından davacının şirket müdürlüğünün ve temsil yetkisinin sona erdiğine dair ortaklar kurulu kararı olmadığı gibi azline ilişkin davacının istifaname başlıklı 08/12/2011 tarihli yazısına kadar da herhangi bir azil bildirimi veya kararının bulunmadığı ancak 16/01/2008 tarihli 6978 yevmiye numaralı ticaret sicil gazetesinin yayınlandığı tarihte şirket müdürlüğü'ne ... ve ...'un getirildiği gerekçesiyle davacının 16/01/2008 itibariyle davalı şirketin müdürlük ve temsil yetkisinin sona erdiğinin tespitine, Ticaret Sicil kaydının düzeltilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının davalı limited şirketteki müdürlüğünün sona erdiğinin ve gerçek müdürlerin tespiti ile buna ilişkin ticaret sicilindeki kayıtların düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacı, 01.03.2006 tarihinde şirket hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevinin sona erdiğini iddia etmiş, mahkemece, 16.01.2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde davalı şirket müdürlüğüne ... ve ...'un münferit yetkiyle müdür olarak seçildikleri ve bu tarih itibariyle davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin kabulüne karar verilmişse de, limited şirkette müdürlük yetkisi ortaklık sıfatına bağlı olmayıp, 6762 sayılı TTK'nın 541. maddesine göre ortak olmayanlardan da müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Davacı, 06.01.1995 tarihli ortaklar genel kurulu kararı ile davalı şirkete münferiden yetkili müdür olarak atanmıştır. 2008 yılında ... ve ... münferit yetkiyle müdür olarak tayin edilmiş olup, davacı ayrıca ortaklar genel kurulu kararı ile azledilmemiştir ve o tarihte müdürlük görevi devam etmektedir. Bu itibarla, 08.12.2011 tarihli davacının istifanamesi de mahkemece değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4660 E. 2019/3822 K.
Ortak:azil · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ... 'nin, davalı ...'yi şirketi «temsile» yetkili müdür olarak 06/01/1995 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile atandığı, her ne kadar davacı, şirket hisselerini 01/03/2006 tarihinde devrettiği dolayısıyla davalı şirkette yetkili müdür sıfatının kalmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmış ise de, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07/08/2014 tarihli yazısından davacının «şirket müdürlüğünün» ve temsil «yetkisinin» sona erdiğine dair ortaklar kurulu kararı olmadığı gibi azline ilişkin davacının istifaname başlıklı 08/12/2011 tarihli yazısına kadar da herhangi bir «azil» bildirimi veya kararının bulunmadığı ancak 16/01/2008 tarihli 6978 yevmiye numaralı «ticaret sicil» gazetesinin yayınlandığı tarihte şirket müdürlüğü'ne ... ve ...'un getirildiği gerekçesiyle davacının 16/01/2008 itibariyle davalı şirketin müdürlük ve temsil yetkisinin sona erdiğinin tespitine, Ticaret Sicil «kaydının» düzeltilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Müdürlük yetkisi ancak «istifa», «azil», ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından da, davacı-karşı davalı da münferit yetkiyle şirketi «temsile» yetkili müdür ise de, bizzat davalı yanın beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere şirketin fiilen davalı tarafından yönetilmiş olduğu da gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklar, müzekkere yanıtları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi, «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesi ile davalı-karşı davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümlülüğü · şirket müdürünün azli · istinaf başvurusunun reddi · kamu düzenine aykırılık · şirket zararı · kamu düzeni · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından da, davacı-karşı davalı da münferit yetkiyle şirketi «temsile» yetkili müdür ise de, bizzat davalı yanın beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere şirketin fiilen davalı tarafından yönetilmiş olduğu da gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklar, müzekkere yanıtları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi, «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesi ile davalı-karşı davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
… e Mahkemesince, davacı-karşı davalının şirkete sokulmadığı ve şirket hesap ve kayıtlarının gösterilmediği yönündeki iddialarının sabit olmadığı tespit edilmiş ancak «şirketin zarar» ettiği, iyi yönetilmediği, şirketin kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, şirketin yönetilmesi ile daha yoğun ilgilenen davalı-karşı davacının bilirkişi raporlarındaki saptanan işlem ve eylemlerinin yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğüne» aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne karar vermiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
dava, «şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11129 E. , 2016/5941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2015 tarih ve 2014/393-2015/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... Ticaret Sicil Memurluğu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketdeki hisseni 01/03/2006 tarihinden ... ve ...'a devir ettiğini, bu tarihten itibaren davalı şirkette ortaklığının kalmadığını, 27/07/2009 tarih ve 15/08/2012 tarih ve 15/08/2012 tarihli ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında şirket müdürü olarak gösterilmiş bulunduğunu, daha önceki Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında şirket müdürü ve şirket yetkilisi olarak diğer başka kişiler gösterilmesine rağmen yukarıda belirtiği yazılarda kendisinin gösterildiğini, kendisinin 01/03/2006 tarihinde ortaklıkta ki tüm hisselerini devir ettiğini, şirket ortaklar kurulunda kendisinden sonra şirket yetkilisinin ... olduğuna dair karar alındığını 07/01/2008 tarihli şirket ortaklar kurulu kararıyla ...
ve ...'un şirket müdürlüklerine getirildiklerini ve bu kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini iddia ederek şirketteki müdürlüğünün sona erdiğinin ve gerçek müdürlerin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğünün kayıtlarının düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının imza terkini kararının verilmediğini, halen yetkili olarak gözüktüğünü, müdürlük görevinden azledilmesine ilişkin umumi heyet kararının olmadığını bu sebeple görevinin devam ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ... 'nin, davalı ...'yi şirketi temsile yetkili müdür olarak 06/01/1995 tarihli ortaklar kurulu kararı ile atandığı, her ne kadar davacı, şirket hisselerini 01/03/2006 tarihinde devrettiği dolayısıyla davalı şirkette yetkili müdür sıfatının kalmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmış ise de, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07/08/2014 tarihli yazısından davacının şirket müdürlüğünün ve temsil yetkisinin sona erdiğine dair ortaklar kurulu kararı olmadığı gibi azline ilişkin davacının istifaname başlıklı 08/12/2011 tarihli yazısına kadar da herhangi bir azil bildirimi veya kararının bulunmadığı ancak 16/01/2008 tarihli 6978 yevmiye numaralı ticaret sicil gazetesinin yayınlandığı tarihte şirket müdürlüğü'ne ...
ve ...'un getirildiği gerekçesiyle davacının 16/01/2008 itibariyle davalı şirketin müdürlük ve temsil yetkisinin sona erdiğinin tespitine, Ticaret Sicil kaydının düzeltilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının davalı limited şirketteki müdürlüğünün sona erdiğinin ve gerçek müdürlerin tespiti ile buna ilişkin ticaret sicilindeki kayıtların düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacı, 01.03.2006 tarihinde şirket hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevinin sona erdiğini iddia etmiş, mahkemece, 16.01.2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde davalı şirket müdürlüğüne ... ve ...'un münferit yetkiyle müdür olarak seçildikleri ve bu tarih itibariyle davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin kabulüne karar verilmişse de, limited şirkette müdürlük yetkisi ortaklık sıfatına bağlı olmayıp, 6762 sayılı TTK'nın 541. maddesine göre ortak olmayanlardan da müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.
Davacı, 06.01.1995 tarihli ortaklar genel kurulu kararı ile davalı şirkete münferiden yetkili müdür olarak atanmıştır. 2008 yılında ... ve ... münferit yetkiyle müdür olarak tayin edilmiş olup, davacı ayrıca ortaklar genel kurulu kararı ile azledilmemiştir ve o tarihte müdürlük görevi devam etmektedir. Bu itibarla, 08.12.2011 tarihli davacının istifanamesi de mahkemece değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Memurluğunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221367300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz