İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7635 E. 2016/3193 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim alacağı↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ ifa↗ bilirkişi incelemesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı ...'ın prim borçlarının %50'sini nakit olarak, geri kalan %50'lik bölümünü ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının bu çekleri.... sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu ancak tahsil edebilme imkanı bulunan bu çeklerin hali hazırda davalı ... şirketi tarafından tahsil edilmediği, bu durumda davacının 23.998 TL borçlu olduğu ve bu borcun ödenmediği gerekçesi ile ipoteğin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcun sona ermesi sebebiyle teminat olarak gösterilen ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 2012/6323 Esas, 2013/9425 Karar sayılı ilamında, davalının 192.934,00 TL alacağına karşılık elinde 168.936 TL'lik... çeki bulunduğu, böylece davalının halen 23.998 TL prim alacağının olduğu, davalı lehine oluşan bu miktar prim alacağının neden kaynaklandığı hususunda taraf beyanları alındıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'ın halen 23.998 TL borçlu olduğu ve borcun ödenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Zira, davacı ... ve davalı barter sistemi içinde yer almakta olup, acentenin prim borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmiştir..... çeki ile yapılan ödemeler ifa yerine geçen ödeme mahiyetindedir, böylece davalının barter çekleri ile alacağının ödenmesinden sonra, kur farkından ayrıca alacağı oluştuğunu ileri sürme olanğı yoktur. Bu itibarla, mahkemece davalının alacağının içinde bulunduğu barter sistemine ait barter çekleri ile tamamen ödendiği nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6323 E. 2013/9425 K.
Ortak:prim alacağı · ipoteğin kaldırılması · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ifa · teminat
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan borcun sona ermesi sebebiyle «teminat» olarak gösterilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, davacı ... ve davalı barter sistemi içinde yer almakta olup, «acentenin» «prim» borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmiştir..... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir, böylece davalının barter çekleri ile alacağının ödenmesinden sonra, kur farkından ayrıca alacağı oluştuğunu ileri sürme olanğı yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı ...'ın «prim» borçlarının %50'sini nakit olarak, geri kalan %50'lik bölümünü ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının bu çekleri.... sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu ancak tahsil edebilme imkanı bulunan bu çeklerin hali hazırda davalı ... şirketi tarafından tahsil edilmediği, bu durumda davacının 23.998 TL borçlu olduğu ve bu borcun ödenmediği gerekçesi ile «ipoteğin kaldırılması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
Davacı ... ile davalı arasında 21.10.2003 tarihinde imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 23 Ocak 2007 tarihinde fesh edildiği, dava konusu ipoteğin ise fesh edilen bu sözleşmenin «teminatını» oluşturmak üzere verildiği, taraflar arasında tartışmasızdır.
Çekişme «acentelik» faaliyetlerinden kaynaklanan «prim» alacakları nedeniyle davacı ...'ın davalıya borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa uğruna edim · ipotek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10681 E. 2014/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · harca esas değer · ticari temerrüt faizi · sözleşmenin feshi · mahsup · komisyon · temerrüt faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 «komisyon» ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin «mahsup» «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradığını belirtip, «menfi zararının» karşılığında şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş ve «harca esas değer» olarak da 10.000 TL'yi göstermiştir.
Davacı daha sonra 10.04.2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde, öncelikle talebi ile ilgili bir karar verilmesini, aksi kanaat edinildiği taktirde 57.000 TL tutarındaki barter çeki bedelinin «temerrüt faizinin» zararının karşılığı olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Buna karşılık mahkemece iki adet barter çeki bedelinden «komisyon» miktarının düşümüyle arta kalan 57.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, karar gerekçesinde de davacının zararının ne olduğunu ve başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7635 E. , 2016/3193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.11.2014 tarih ve 2013/478-2014/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... ile... arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu acentelik sözleşmesi gereği davacı ... tarafından davalı lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili ...'ın sözleşme gereğini tümüyle yerine getirdiğini, davacı şirkete hiçbir borcu kalmadığını, ardından acentelik sözleşmesinin fesh edildiğini ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, verilen barter çeklerinin ödeme sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı ...'ın prim borçlarının %50'sini nakit olarak, geri kalan %50'lik bölümünü ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının bu çekleri.... sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu ancak tahsil edebilme imkanı bulunan bu çeklerin hali hazırda davalı ... şirketi tarafından tahsil edilmediği, bu durumda davacının 23.998 TL borçlu olduğu ve bu borcun ödenmediği gerekçesi ile ipoteğin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcun sona ermesi sebebiyle teminat olarak gösterilen ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 2012/6323 Esas, 2013/9425 Karar sayılı ilamında, davalının 192.934,00 TL alacağına karşılık elinde 168.936 TL'lik... çeki bulunduğu, böylece davalının halen 23.998 TL prim alacağının olduğu, davalı lehine oluşan bu miktar prim alacağının neden kaynaklandığı hususunda taraf beyanları alındıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ...'ın halen 23.998 TL borçlu olduğu ve borcun ödenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Zira, davacı ... ve davalı barter sistemi içinde yer almakta olup, acentenin prim borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmiştir.....
çeki ile yapılan ödemeler ifa yerine geçen ödeme mahiyetindedir, böylece davalının barter çekleri ile alacağının ödenmesinden sonra, kur farkından ayrıca alacağı oluştuğunu ileri sürme olanğı yoktur. Bu itibarla, mahkemece davalının alacağının içinde bulunduğu barter sistemine ait barter çekleri ile tamamen ödendiği nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220770500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz