Sigorta prim alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14385 E. 2016/4072 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta prim alacağı↗ vekaletsiz iş görme↗ prim alacağı↗ ek prim↗ kötüniyet↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesi uyarınca sigorta prim alacağının 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava konusu poliçelerin tanzim edildiği tarihte bir nüshasının davalıya verildiği, 16889525 ve 31194687 no'lu poliçelerin tanzim tarihinin 27/12/2007 olup, primin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü, ilk taksit tarihinin 27/12/2007, son taksit tarihinin 31194687 no'lu poliçede 27/05/2008, diğerinde 27/07/2008 tarihi olduğu, poliçelerdeki son pirim ödeme tarihleri dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımının 27/05/2010 ve 27/07/2010 tarihlerinde gerçekleştiği, 21949522 ve 21944290 no'lu poliçelerin ise, 27/12/2008 tarihinde düzenlenip, primlerin taksitle ödenmeleri öngörülüp, ilk taksit tarihleri 27/12/2008, her iki poliçenin de son taksit tarihlerinin 27/07/2009 olduğu ve poliçelerdeki son prim ödeme tarihlerinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin 27/07/2011 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise, 17/11/2011 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı, davalının tazminat talebinin ise, davacının takibinde kötüniyetli olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça davalı araçları için düzenlenen kasko poliçelerine ait primlerin davalı adına sigorta şirketlerine ödenmesi nedeniyle doğduğu iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin 07/11/2005 tarih, 2004/13128 Esas, 2005/10562 Karar sayılı ilamı gereğince davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 04/06/2014 tarih, 2014/8825 Esas, 2014/10535 Karar sayılı kararında da belirtilen ve istikrar kazanan uygulamasına göre, somut uyuşmazlık yönünden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 413 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine ilişkin zamanaşımının somut olaya uygulanma olanağı olduğu değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta prim alacağının» 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava konusu poliçelerin tanzim edildiği tarihte bir nüshasının davalıya verildiği, 16889525 ve 31194687 no'lu poliçelerin tanzim tarihinin 27/12/2007 olup, primin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü, ilk taksit tarihinin 27/12/2007, «son» taksit tarihinin 31194687 no'lu poliçede 27/05/2008, diğerinde 27/07/2008 tarihi olduğu, poliçelerdeki son pirim ödeme tarihleri dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımının 27/05/2010 ve 27/07/2010 tarihlerinde gerçekleştiği, 21949522 ve 21944290 no'lu poliçelerin ise, 27/12/2008 tarihinde düzenlenip, primlerin taksitle ödenmeleri öngörülüp, ilk taksit tarihleri 27/12/2008, her iki poliçenin de son taksit tarihlerinin 27/07/2009 olduğu ve poliçelerdeki son prim ödeme tarihlerinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin 27/07/2011 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise, 17/11/2011 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı, davalının tazminat talebinin ise, davacının takibinde «kötüniyetli» olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10273 E. 2012/16331 K.
Ortak:prim alacağı · ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta prim alacağının» 2 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava konusu poliçelerin tanzim edildiği tarihte bir nüshasının davalıya verildiği, 16889525 ve 31194687 no'lu poliçelerin tanzim tarihinin 27/12/2007 olup, primin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü, ilk taksit tarihinin 27/12/2007, «son» taksit tarihinin 31194687 no'lu poliçede 27/05/2008, diğerinde 27/07/2008 tarihi olduğu, poliçelerdeki son pirim ödeme tarihleri dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımının 27/05/2010 ve 27/07/2010 tarihlerinde gerçekleştiği, 21949522 ve 21944290 no'lu poliçelerin ise, 27/12/2008 tarihinde düzenlenip, primlerin taksitle ödenmeleri öngörülüp, ilk taksit tarihleri 27/12/2008, her iki poliçenin de son taksit tarihlerinin 27/07/2009 olduğu ve poliçelerdeki son prim ödeme tarihlerinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin 27/07/2011 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise, 17/11/2011 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı, davalının tazminat talebinin ise, davacının takibinde «kötüniyetli» olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı lehine düzenlenen «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, «sigorta ettiren» tarafından bir kısım poliçe «prim» taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, prim taksitlerinin ödenmemesi durumunda davacının sigorta ettirene «ihtar» göndererek poliçelerin iptal edilebileceğini bildirererek ödenmeme halinde poliçeleri iptal etmesi gerektiği, davacının bu bildirimi yapmaması nedeniyle primlere i …
Dolayısıyla sigorta «prim» borcu ödenmediği takdirde sigorta şirketi poliçeyi iptal edebileceği gibi, BK'nun 106. maddesinde belirtildiği üzere primin tahsilini de isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · ihtar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta ettiren» tarafından bir kısım poliçe «prim» taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, prim taksitlerinin ödenmemesi durumunda davacının sigorta ettirene «ihtar» göndererek poliçelerin iptal edilebileceğini bildirererek ödenmeme halinde poliçeleri iptal etmesi gerektiği, davacının bu bildirimi yapmaması nedeniyle primlere i …
Dava, davalı lehine düzenlenen «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili, davalı lehine «sigorta poliçeleri» düzenlediğini, ancak davalının poliçeler karşılığı ödemesi gereken primleri ödemediğini ileri sürerek «prim» borcunun tahsilini talep etmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere «sigorta poliçelerinin» primleri ödenmediği takdirde davacı ... şirketi poliçeleri iptal edebileceği gibi, bu hakkını kullanmayarak primlerin tahsiline ilişkin seçimlik hakkını da kullanabilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14385 E. , 2016/4072 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2012/177-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının araçları için kasko poliçesi düzenlediğini ve primlerini sigorta şirketlerine ödediğini, davalının gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmaması nedeniyle aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın usul ve esastan reddi ile davacının alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesi uyarınca sigorta prim alacağının 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava konusu poliçelerin tanzim edildiği tarihte bir nüshasının davalıya verildiği, 16889525 ve 31194687 no'lu poliçelerin tanzim tarihinin 27/12/2007 olup, primin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü, ilk taksit tarihinin 27/12/2007, son taksit tarihinin 31194687 no'lu poliçede 27/05/2008, diğerinde 27/07/2008 tarihi olduğu, poliçelerdeki son pirim ödeme tarihleri dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımının 27/05/2010 ve 27/07/2010 tarihlerinde gerçekleştiği, 21949522 ve 21944290 no'lu poliçelerin ise, 27/12/2008 tarihinde düzenlenip, primlerin taksitle ödenmeleri öngörülüp, ilk taksit tarihleri 27/12/2008, her iki poliçenin de son taksit tarihlerinin 27/07/2009 olduğu ve poliçelerdeki son prim ödeme tarihlerinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin 27/07/2011 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise, 17/11/2011 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı, davalının tazminat talebinin ise, davacının takibinde kötüniyetli olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça davalı araçları için düzenlenen kasko poliçelerine ait primlerin davalı adına sigorta şirketlerine ödenmesi nedeniyle doğduğu iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin 07/11/2005 tarih, 2004/13128 Esas, 2005/10562 Karar sayılı ilamı gereğince davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 04/06/2014 tarih, 2014/8825 Esas, 2014/10535 Karar sayılı kararında da belirtilen ve istikrar kazanan uygulamasına göre, somut uyuşmazlık yönünden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 413 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine ilişkin zamanaşımının somut olaya uygulanma olanağı olduğu değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219861200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz