İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8623 E. 2016/4031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi↗ yönetici sorumluluğu↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ şirket zararı↗ tazminat davası↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yönetim kurulu üyesi ...'in yurtdışında üç ayrı off shore şirketi kurduğu, bu şirketlere davacı hesabından para aktarıldığı, sahte faturalar ile davacı şirketten haksız kazanç sağlandığı, davalı ...'in zararın oluşumuna katıldığının ispatlanamadığı, vekil sıfatıyla para çekme işlemi yaptığı, birleşen davada davalı ...'nın hesabına 40.000 USD havale yapılmış ise de, davalının parayı çekmeden geri iade ettiği, diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin ve davacının zararına yol açtığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ..., ..., ... yönünden kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ... hakkındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, davalı ...'in şirketin yönetim kurulu üyesi ve genel müdür, davalı ...'ın teknik birim bakım müdürü, davalı ...'nın satın alma müdürü olduğunu, yurtdışında paravan şirketler kurularak davacıya uçak parçası satıldığını, faturaların sahte olduğunu, şirketin zarara uğratıldığını ileri sürmüş, davalılar ise alınan parçaların uçaklarda kullanıldığını, usulsüzlüğün söz konusu olmadığını savunmuş olup, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre dava, yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu işlemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca davacı şirket yönetim kurulu üyesi hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması gerekmektedir. Ancak, bu husus sonradan da tamamlanması mümkün usulü bir eksiklik niteliğinde bulunup hemen davanın reddini gerektiren bir durum değildir.
Somut olayda, davalı yönetici aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Öte yandan, davalı ... teknik birim bakım müdürü olup, yönetim kurulunun 23.09.2012 tarihli kararı ile müdürlüğe atandığı, ithalat, ihracat ve emtia alımı konusunda imza yetkisi verildiği görülmektedir, yine davalı ... davacı şirketin satın alma müdürü olduğu iddia edilmiş olup, anılan kişinin icracı müdür niteliğinde olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı ...'nın icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan davalı hakkında da şirket zararından dolayı genel kurulun sorumluluk davası açılması yönünde karar alması gerektiği dikkate alınarak, gerek davacı şirket yönetim kurulu üyesi ..., ... gerekse icracı müdür olduğu sonucuna ulaşılırsa davalı ... hakkında genel kurulun sorumluluk davası açılması hakkında karar alıp almadığı incelenerek, eğer karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için mehil verilerek, neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/656 E. 2024/3026 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · havale · yönetim kurulu kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» üyesi ...'in yurtdışında üç ayrı off shore şirketi kurduğu, bu şirketlere davacı hesabından para aktarıldığı, sahte faturalar ile davacı şirketten haksız kazanç sağlandığı, davalı ...'in zararın oluşumuna katıldığının ispatlanamadığı, vekil sıfatıyla para çekme işlemi yaptığı, birleşen davada davalı ...'nın hesabına 40.000 USD «havale» yapılmış ise de, davalının parayı çekmeden geri iade ettiği, diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin ve davacının zararına yol açtığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ..., ..., ... yönünden kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, ... hakkındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
… a, mahkemece davalı ...'nın icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan davalı hakkında da şirket zararından dolayı genel kurulun «sorumluluk davası» açılması yönünde karar alması gerektiği dikkate alınarak, gerek davacı şirket «yönetim kurulu» üyesi ..., ... gerekse icracı müdür olduğu sonucuna ulaşılırsa davalı ... hakkında genel kurulun sorumluluk davası açılması hakkında karar alıp almadığı incelenerek, eğer karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için «mehil» verilerek, neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmas …
1- Davacı taraf, davalı ...'in şirketin «yönetim kurulu» üyesi ve genel müdür, davalı ...'ın teknik birim bakım müdürü, davalı ...'nın satın alma müdürü olduğunu, yurtdışında paravan şirketler kurularak davacıya uçak parçası satıldığını, faturaların sahte olduğunu, «şirketin zarara» uğratıldığını ileri sürmüş, davalılar ise alınan parçaların uçaklarda kullanıldığını, usulsüzlüğün söz konusu olmadığını savunmuş olup, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre dava, «yöneticinin sorumluluğundan» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece, davalı «yönetim kurulu» üyesi ...'in yurtdışında üç ayrı off shore şirketi kurduğu, bu şirketlere davacı hesabından para aktarıldığı, sahte faturalar ile davacı şirketten haksız kazanç sağlandığı, davalı ... ...'in zararın oluşumuna katıldığının ispatlanamadığı, vekil sıfatıyla para çekme işlemi yaptığı, birleşen davada davalı ...'nın hesabına 40.000 USD «havale» yapılmış ise de, davalının parayı çekmeden geri iade ettiği, diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin ve davacının zararına yol açtığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ..., ..., ... yönünden kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, ... ... hakkındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; kararı, davacı, davalı ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir.
DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in uluslararası havayolu taşımacılığı yapan müvekkilinin %1 «payı» ile hissedarı ve 2001 yılından 2004 yılına kadar genel müdürü olduğunu, davacıda çalışırken kurulması hazırlıklarını yaptığı Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’yi 2004 yılı Kasım ayında kurduğu ortaya çıkınca müvekkilinden «istifa» ettiğini, davalılardan ...’ın 2001- 2004 yılları arasında davacıda bakım müdürü/ teknik müdür olarak görev yaptığını, onun ve 2002-2004 yıllarında müvekkilinde uçak mühendisi/ satın alma müdürü olarak çalışan ...’nın diğer davalı ile birlikte istifa ederek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’ye geçtiğini, davalı ...’in eşi olan davalı ... ...’in alacaklılardan «mal kaçırmak» için eşinin mallarını üzerine aldığını, davalılar ..., ... ve ...’nın tespit edilebildiği kadarıyla 835.139.00 USD’yi hayali şirketlerden sözde malzeme/parça alımı yapılmış, tamir hizmeti alınmış gibi sahte faturalar karşılığında müvekkilinden öncelikle paravan banka hesaplarına aktardıkları paraları bilahare kendi hesaplarına geçirdiklerini, bu şirketlerin kağıt üzerinde varsa bile uçak malzemesi/parçası sağlamadığını, şirket faturalarındaki telefonlarının bir kiliseye, ya da başka bir şirketi ait çıktığını, satın alma «formlarının» davalılardan ...tarafından doldurulup davalılar ... ve .... tarafından imzalandığını, davalı ...’in, eşi cezaevindeyken aldığı vekaletnameye istinaden davalı ...’in bankadaki parasını alacaklıları zarara uğratmak kastıyla «muvazaalı» olarak çektiğini, ayrıca müvekkilinin zarara uğratılması yoluyla elde edilen kazançla davalı ... üzerine alınan mallara bağlı olarak anılan davalının sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...’in kasten müvekkiline uğrattığı zarardan sorumlu olduğu gibi «yönetim kurulu» üyesi ve genel müdür sıfatıyla da TTK gereği sorumlu tutulması gerektiğini, şirketin uğradığı 835.139 USD zararın tahsili için davalılar ..., ...,...., ...aleyhine başlatılan takibe davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’deki tüm hisselerin devir ve «temlikinin» müvekkilin alacağı ile sınırlı olmak üzere «geçersiz» sayılmasını ve iptalini, davalılar ..., ..., .... ve...’ın takibe itirazlarının iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini, davalı ...’in davalı ... hesabından çektiği 545.000.- TL’nin davalı ...’e ait olduğunun tespitini, bu tutarın en yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalı ...’den «mükerrer tahsilata» imkan vermeyecek şekilde tahsilini, takip dosyasına «mahsup» edilmek üzere müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
… lı kararıyla davalı ...'nın icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan davalı hakkında da şirket zararından dolayı genel kurulun «sorumluluk davası» açılması yönünde karar alması gerektiği dikkate alınarak, gerek davacı şirket «yönetim kurulu» üyesi ..., ... gerekse icracı müdür olduğu sonucuna ulaşılırsa davalı ... hakkında genel kurulun sorumluluk davası açılması hakkında karar alıp almadığı incelenerek, eğer karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için «mehil» verilerek, neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın boz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mal kaçırma · tasarrufun iptali · mükerrer tahsilat · hükmün kesinleşmesi · kıyasen uygulama · istifa · muvazaa · mükerrerlik
Benzer bu karardaDAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in uluslararası havayolu taşımacılığı yapan müvekkilinin %1 «payı» ile hissedarı ve 2001 yılından 2004 yılına kadar genel müdürü olduğunu, davacıda çalışırken kurulması hazırlıklarını yaptığı Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’yi 2004 yılı Kasım ayında kurduğu ortaya çıkınca müvekkilinden «istifa» ettiğini, davalılardan ...’ın 2001- 2004 yılları arasında davacıda bakım müdürü/ teknik müdür olarak görev yaptığını, onun ve 2002-2004 yıllarında müvekkilinde uçak mühendisi/ satın alma müdürü olarak çalışan ...’nın diğer davalı ile birlikte istifa ederek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’ye geçtiğini, davalı ...’in eşi olan davalı ... ...’in alacaklılardan «mal kaçırmak» için eşinin mallarını üzerine aldığını, davalılar ..., ... ve ...’nın tespit edilebildiği kadarıyla 835.139.00 USD’yi hayali şirketlerden sözde malzeme/parça alımı yapılmış, tamir hizmeti alınmış gibi sahte faturalar karşılığında müvekkilinden öncelikle paravan banka hesaplarına aktardıkları paraları bilahare kendi hesaplarına geçirdiklerini, bu şirketlerin kağıt üzerinde varsa bile uçak malzemesi/parçası sağlamadığını, şirket faturalarındaki telefonlarının bir kiliseye, ya da başka bir şirketi ait çıktığını, satın alma «formlarının» davalılardan ...tarafından doldurulup davalılar ... ve .... tarafından imzalandığını, davalı ...’in, eşi cezaevindeyken aldığı vekaletnameye istinaden davalı ...’in bankadaki parasını alacaklıları zarara uğratmak kastıyla «muvazaalı» olarak çektiğini, ayrıca müvekkilinin zarara uğratılması yoluyla elde edilen kazançla davalı ... üzerine alınan mallara bağlı olarak anılan davalının sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...’in kasten müvekkiline uğrattığı zarardan sorumlu olduğu gibi «yönetim kurulu» üyesi ve genel müdür sıfatıyla da TTK gereği sorumlu tutulması gerektiğini, şirketin uğradığı 835.139 USD zararın tahsili için davalılar ..., ...,...., ...aleyhine başlatılan takibe davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’deki tüm hisselerin devir ve «temlikinin» müvekkilin alacağı ile sınırlı olmak üzere «geçersiz» sayılmasını ve iptalini, davalılar ..., ..., .... ve...’ın takibe itirazlarının iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini, davalı ...’in davalı ... hesabından çektiği 545.000.- TL’nin davalı ...’e ait olduğunun tespitini, bu tutarın en yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalı ...’den «mükerrer tahsilata» imkan vermeyecek şekilde tahsilini, takip dosyasına «mahsup» edilmek üzere müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in ...'in eşi olduğunu, mal varlığını kaçırma kastı ile kötü niyetli hareket ettiğini, «tasarrufun iptali» davasına ilişkin hükümlerin «kıyasen uygulanması» gerektiğini, birleşen davada ise davalının asıl davanın davalısı ...ile kötü niyetli ve müvekkilini zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, «harç» ve «yargılama giderlerinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… linin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği , asıl davada davalı ... ... yönünden verilen karar ile birleşen davada verilen «hükmün kesinleştiğinden» söz edilemeyeceği, bu durumda mahkemece, asıl davanın davalısı ... ... hakkındaki istem ve birleşen dava hakkında karar verilmesi gerekirken asıl davada anılan davalı ve birleşen dava hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/755 E. 2018/2861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari vekil · işçi-işveren ilişkisi · mutlak ticari dava · özen yükümlülüğü · şirket müdürü · lehtar · kambiyo senedi · usulden reddi
Benzer bu karardaDava, davalılardan ...'nin şirketin üst düzey yöneticisi ve şirket adına «kambiyo senedi» tanzim etmekle yetkili bulunduğu, bu «yetkisini» kötüye kullanarak şirketin ticari ilişkisinin ve borcunun bulunmadığı dava dışı şirketi «lehtar» göstermek suretiyle dava konusu iki adet «çek» bedelini diğer davalı vasıtasıyla uhdesine geçirdiği iddiası ile çek bedellerinin tahsili için açılan alacak davasıdır.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «işçi-işveren ilişkisinden» kaynaklandığı, iş mahkemelerinin «görevi alanına» girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, davalılardan ...’nin davacı şirkette icracı müdür olarak çalıştığı, 05.08.2009 tarihli vekaletname ile adı geçen davalıya «şirket müdürü» olarak «yetki» verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş aktinden kaynaklanmadığı, ...
369. maddesinde belirlenen «özen yükümlülüğüne» aykırı davranıp davranmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
367 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...’nin «ticari vekil» olarak kabul edilmesi gerektiği tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17812 E. 2015/2406 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel
Benzer bu kararda… su kullanımın "senkronizasyon" vasfı taşıdığı ve gerek eser sahibi gerekse icracı sanatçıların mali ve manevi haklarının ihlal ettiği, bunun sonucunda istenebilecek «rayiç bedelin» eser sahibi/icracı sanatçı için 6.500 TL, icracı sanatçı için 6.000-TL ve hak sahibi şirket için 6,000 TL tutarında olduğu, davacı ....
Ses şirketinin mali hak ihlaline dayalı olarak belirlenen «rayiç bedelin» takdir edilen üç katı olan 18.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, bu tutarın davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, diğer davacılar lehine, eser sahibi besteci / icracı sanatçı ...'nın ve icracı sanatçı ...'in manevi hak ihali nedeniyle takdiren 2.000'er TL tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8623 E. , 2016/4031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2006/160-2015/63 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı, davalı ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/04/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av.... ve davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hava taşımacılığı alanında faaliyette bulunduğunu, davalı ...'in müvekkil şirkette yönetim kurulu üyesi ve genel müdür, ...'ın teknik birim bakım müdürü, ...'nın satın alma müdürü olarak görev yaptığını, ...'in davalı ...'in eşi olduğunu, davalı ...'in yurtdışında paravan şirketler kurduğunu, uçak yedek parçası alınmış gibi göstererek sahte faturalar düzenlediğini, mükerrer parça alımları yapıldığını, garanti kapsamındaki parçaların bu şirketlere garanti kapsamında değilmiş gibi tamir ettirildiğini, paravan şirketlere malzeme alımı için 835.139 USD ödeme yapıldığını, davalıların şirketten ayrılırken birçok belgeyi yanlarında götürdüklerini, paravan şirket hesaplarından davalıların hesaplarına paraların gönderildiğini, davalı ...'in eşi tutuklandıktan, haklarında ihtiyati haciz isteminde bulunulduktan sonra cezaevinde bulunan eşinden vekaletname ./..
aldığını, ...'in hesabından mal kaçırmak için 545.000 TL çektiğini, davalının alacaklıyı zarara uğratmak için bu işlemi muvazaalı olarak yaptığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalı ... hesabına 40.000 USD para havale edildiğini, davalının diğerleri ile işbirliği içinde hareket ettiğini, yapılan takibe haksız olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davacının iddialarının ispatlanması gerektiğini, zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yönetim kurulu üyesi ...'in yurtdışında üç ayrı off shore şirketi kurduğu, bu şirketlere davacı hesabından para aktarıldığı, sahte faturalar ile davacı şirketten haksız kazanç sağlandığı, davalı ...'in zararın oluşumuna katıldığının ispatlanamadığı, vekil sıfatıyla para çekme işlemi yaptığı, birleşen davada davalı ...'nın hesabına 40.000 USD havale yapılmış ise de, davalının parayı çekmeden geri iade ettiği, diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin ve davacının zararına yol açtığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ..., ..., ... yönünden kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ...
hakkındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, davalı ...'in şirketin yönetim kurulu üyesi ve genel müdür, davalı ...'ın teknik birim bakım müdürü, davalı ...'nın satın alma müdürü olduğunu, yurtdışında paravan şirketler kurularak davacıya uçak parçası satıldığını, faturaların sahte olduğunu, şirketin zarara uğratıldığını ileri sürmüş, davalılar ise alınan parçaların uçaklarda kullanıldığını, usulsüzlüğün söz konusu olmadığını savunmuş olup, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre dava, yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu işlemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca davacı şirket yönetim kurulu üyesi hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması gerekmektedir. Ancak, bu husus sonradan da tamamlanması mümkün usulü bir eksiklik niteliğinde bulunup hemen davanın reddini gerektiren bir durum değildir.
Somut olayda, davalı yönetici aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Öte yandan, davalı ... teknik birim bakım müdürü olup, yönetim kurulunun 23.09.2012 tarihli kararı ile müdürlüğe atandığı, ithalat, ihracat ve emtia alımı konusunda imza yetkisi verildiği görülmektedir, yine davalı ... davacı şirketin satın alma müdürü olduğu iddia edilmiş olup, anılan kişinin icracı müdür niteliğinde olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı ...'nın icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan davalı hakkında da şirket zararından dolayı genel kurulun sorumluluk davası açılması yönünde karar alması gerektiği dikkate alınarak, gerek davacı şirket yönetim kurulu üyesi ..., ... gerekse icracı müdür olduğu sonucuna ulaşılırsa davalı ... hakkında genel kurulun sorumluluk davası açılması hakkında karar alıp almadığı incelenerek, eğer karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için mehil verilerek, neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ..., ..., ... iadesine, 12/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219856200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz