Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7359 E. 2016/3444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ ticari kredi↗ internet bankacılığı↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davacı ...A.Ş.'nin açmış olduğu 2010/130 Esas ve 2010/131 esas sayılı davaların reddine; davacının işbu dosyalardan davalılardan alacağının olmadığının tespitine; davacısı ... olan 2010/139 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, bu dosyada davacının davalı Banka'ya 170.000,00 TL borcu olmadığının tespitine; davalı Bankaca tahsil olunduğu iddia edilen 70.500 TL alacağının bankadan tahsili taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve 1. birleşen davada davacı/birleşen 2. davada davalı ...A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen ilk dava, ticari kredi kapsamında ödenmeyen alacağın tahsili, birleşen ikinci dava ise asıl dava ile ilgili borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden davacı ...A.Ş.'nin açmış olduğu 2010/130 Esas ve 2010/131 Esas sayılı davaların reddine; davacının işbu dosyalardan davalılardan alacağının olmadığının tespitine; davacısı ... olan 2010/139 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, bu dosyada davacının davalı Banka'ya 170.000,00 TL borcu olmadığının tespitine; davalı Bankaca tahsil olunduğu iddia edilen 70.500 TL alacağının bankadan tahsili taleplerinin reddine karar verilmişse de bilirkişi raporunun yeterli incelemeye dayalı olduğu söylenemez. Asıl ve 1. birleşen davada davacı olan banka vekilince kullandırılan kredilerin bir kısmı ile kredi taksit tahsilatları yapıldığı, bir kısmının davalıların hesabına eft yapıldığı, bir kısmının davalı hesaplarından nakden çekildiği, internet bankacılığının kullanıldığı belirtildiği halde asıl ve birleşen davada davalılara ait hesap hareketleri ve banka nezdindeki işlem hareketleri ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Ayrıca, birleşen 1. davada davalıların asıl davada davalılar ile aynı kişiler olmadığı, asıl ve birleşen davalara yönelik taraflar arasındaki kredi sözleşme, taahhüt ve işlemlerinin farklı olduğu savunulduğu halde birleşen 1. davaya yönelik bir inceleme de yapılmamıştır. Birleşen
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4974 E. 2019/1873 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · taahhütname · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, birleşen 1. davada davalıların asıl davada davalılar ile aynı kişiler olmadığı, asıl ve birleşen davalara yönelik taraflar arasındaki «kredi sözleşme», «taahhüt» ve işlemlerinin farklı olduğu savunulduğu halde birleşen 1. davaya yönelik bir inceleme de yapılmamıştır.
Asıl ve birleşen ilk dava, «ticari kredi» kapsamında ödenmeyen alacağın tahsili, birleşen ikinci dava ise asıl dava ile ilgili «borçlu olunmadığının tespiti» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili birleşen 2010/131 Esas sayılı davada, davalıların borçlusu ve «kefili» olduğu ticari işlek «kredi sözleşmesine» dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 212.888,09 TL'nin davalılardan «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… .. vekili birleşen 2010/139 sayılı davada, davacının, davalı bankanın 2006 - 2007 yılından itibaren müşterisi olduğunu, kredi kullanmak için bankanın istemi üzerine «çek» ve senetleri «ibraz» ettiğini, bu çek ve senetler tahsil edildiği halde davacıya kredi kullandırılmadığını, banka müdürü tarafından "onay gelmedi" denilerek davacının oyalandığını, daha sonra davalı bankanın davacının izni ve bilgisi dışında kredi kullanıldığını, bu kredilere ilişkin davacının hiçbir dekont yada sözleşmede imzasının ve onayının olmadığını, davalı bankanın davacının ibraz ettiği çek ve senetlerden 70.500 TL'yi tahsil ederek kullandığını, tahsil edilen bu bedelin ve bankanın elinde bulunan diğer çek ve senetlerin istendiğinde banka müdürünün açığa alınmış olması nedeniyle bu isteğinin yerine getirilmediğinin bildirildiğini ileri sürerek davacının davalı bankaya 170.000 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın alacağın %40 oranında tazminata mahkum edilmesine, 70.500 TL alacağın tahsil edildiği tarihten itibaren en yüksek «ticari kredi» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davacıya iade edilmeyen çek ve senetlerin iptaline veya aynen iadesine karar verilmesini istemiştir.
… mesinden, davalıların imzalarının bulunmadığı bir kısım dekontlara rağmen ilgili meblağların kendi hesaplarına intikal ettiği, bir kısmı ile faiz ödemesi yapıldığı, «taahhütnamelerdeki» imzaların ihtilaf konusu olmadığı, davacı bankanın asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden iddia edilen alacağının bulunduğu, birleşen 2010/139 sayılı dosya yönünden ise, davacı ...'nun davalı bankaya asıl davada 220.626,03 TL borçlu olduğu ve bu sebeple açtığı «menfi tespit» davasında haklı olmadığının anlaşıldığı, davacının bankaca «teminat» alınan «çek» ve senetlerden dolayı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden davacı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · hesap kat · denetime elverişlilik · iş bölümü · kefil · temerrüt faizi · çek · menfi tespit
Benzer bu karardaTaraflar arasında düzenlenen ve davalıların da ikrarındaki genel kredi «taahhütnamesinde» «akdi faiz» oranlarındaki «bölümler» boş bırakılmış olup, belirlenebilecek akdi «temerrüd faiz» oranına tesadüf edilmemektedir.
A.Ş. vekili asıl davada, davalıların borçlusu ve «kefili» oldukları ticari işlek kredisi kapsamındaki borcun ödenmediğini ileri sürerek, 220.626,03 TL alacağının «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
A.Ş. vekili birleşen 2010/131 Esas sayılı davada, davalıların borçlusu ve «kefili» olduğu ticari işlek «kredi sözleşmesine» dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 212.888,09 TL'nin davalılardan «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… mesinden, davalıların imzalarının bulunmadığı bir kısım dekontlara rağmen ilgili meblağların kendi hesaplarına intikal ettiği, bir kısmı ile faiz ödemesi yapıldığı, «taahhütnamelerdeki» imzaların ihtilaf konusu olmadığı, davacı bankanın asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden iddia edilen alacağının bulunduğu, birleşen 2010/139 sayılı dosya yönünden ise, davacı ...'nun davalı bankaya asıl davada 220.626,03 TL borçlu olduğu ve bu sebeple açtığı «menfi tespit» davasında haklı olmadığının anlaşıldığı, davacının bankaca «teminat» alınan «çek» ve senetlerden dolayı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12153 E. 2018/5498 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, «sözleşmenin iptaline», davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7359 E. , 2016/3444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2015 tarih ve 2015/93-2015/149 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve 1. birleşen davada davacı-birleşen 2. davada davalı ... T. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.03.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı ...A.Ş. vekili Av......ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı ..., asıl davada davalılar vekili Av... ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı ...A.Ş. vekili (2010/130 Esas sayılı), davalıların asıl borçlusu ve kefili oldukları ticari işlek kredisi kapsamındaki borcun ödenmediğini ileri sürerek, 220.626,03 TL alacağının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen 1. davada davacı ...A.Ş. vekili (2010/131 Esas sayılı) davalıların borçlusu ve kefili olduğu olduğu ticari işler kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 212.888,09 TL'nin davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 1. davada davalılar vekili, davanın reddini savunmuş, %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Birleşen 2. davada davacı ... vekili (2010/139 Esas sayılı), müvekkilinin davalı Banka'nın 2006-2007 yılından itibaren müşterisi olduğunu, kredi kullanmak için bankanın istemi üzerine çek ve senetleri ibraz ettiğini, bu çek ve senetler tahsil edildiği halde müvekkiline kredi kullandırılmadığını ve banka müdürü tarafından "onay gelmedi" denilerek oyalandığını, daha sonra davalı Banka'nın müvekkilinin izni ve bilgisi dışında, kredi kullanıldığını, bu kredilere ilişkin müvekkilinin hiçbir dekont yada sözleşmede imzasının ve onayının olmadığını, davalı Banka'nın müvekkilinin ibraz ettiği çek ve senetlerden 70.500 TL'yi tahsil ederek kullandığını, müvekkilinin tahsil edilen bu bedelin ve bankanın elinde bulunan diğer çek ve senetleri istediğinde banka müdürünün açığa alınmış olması nedeniyle bu isteğinin yerine getirilmediğini iddia ederek müvekkilinin davalı Banka'ya 170.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı Banka'nın %40 tazminata mahkum edilmesini, 70.500 TL alacağın tahsil edildiği tarihten itibaren en yüksek ticari kredi faizi ile birlikte davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini, Banka'nın müvekkiline iade etmediği çek ve senetlerin iptaline veya müvekkiline aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2. davada davalı Banka vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davacı ...A.Ş.'nin açmış olduğu 2010/130 Esas ve 2010/131 esas sayılı davaların reddine; davacının işbu dosyalardan davalılardan alacağının olmadığının tespitine; davacısı ... olan 2010/139 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, bu dosyada davacının davalı Banka'ya 170.000,00 TL borcu olmadığının tespitine; davalı Bankaca tahsil olunduğu iddia edilen 70.500 TL alacağının bankadan tahsili taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve 1. birleşen davada davacı/birleşen 2. davada davalı ...A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen ilk dava, ticari kredi kapsamında ödenmeyen alacağın tahsili, birleşen ikinci dava ise asıl dava ile ilgili borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden davacı ...A.Ş.'nin açmış olduğu 2010/130 Esas ve 2010/131 Esas sayılı davaların reddine; davacının işbu dosyalardan davalılardan alacağının olmadığının tespitine; davacısı ... olan 2010/139 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, bu dosyada davacının davalı Banka'ya 170.000,00 TL borcu olmadığının tespitine; davalı Bankaca tahsil olunduğu iddia edilen 70.500 TL alacağının bankadan tahsili taleplerinin reddine karar verilmişse de bilirkişi raporunun yeterli incelemeye dayalı olduğu söylenemez.
Asıl ve 1. birleşen davada davacı olan banka vekilince kullandırılan kredilerin bir kısmı ile kredi taksit tahsilatları yapıldığı, bir kısmının davalıların hesabına eft yapıldığı, bir kısmının davalı hesaplarından nakden çekildiği, internet bankacılığının kullanıldığı belirtildiği halde asıl ve birleşen davada davalılara ait hesap hareketleri ve banka nezdindeki işlem hareketleri ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Ayrıca, birleşen 1. davada davalıların asıl davada davalılar ile aynı kişiler olmadığı, asıl ve birleşen davalara yönelik taraflar arasındaki kredi sözleşme, taahhüt ve işlemlerinin farklı olduğu savunulduğu halde birleşen 1. davaya yönelik bir inceleme de yapılmamıştır. Birleşen
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve 1. birleşen davalarda davacı/birleşen 2. davada davalı ...A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün asıl ve 1. birleşen davalarda davacı/birleşen 2. davada davalı ...A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin 2010/130 ve 2010/131 Esas sayılı dosyalarda davalılardan, 2010/139 Esas sayılı dosyada ise davacıdan alınarak... T.A.Ş.'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219724600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz