Zararın ispatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13259 E. 2016/5149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ kar kaybı↗ denetime elverişli rapor↗ denetime elverişlilik↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 03/01/2005 tarihinde, davalının ise 19/02/2010 tarihinde kurulduğu, davalının dağıttığı ilanlarda hedef kitle olarak seçtiği ... halkına beton alımında "denenmiş denenmez", "zamanlı fırsat gören tekelciye fırsat verme", "unutmayın tarih tekerrürden ibarettir" ibareleri ve diğer beyanların beton üretimi ve satışı yapan firmaları açıkça hedef aldığı, davacının ...'da tek hazır beton satıcısı iken aynı sektörde faaliyette bulunmak için kurulan davalının sektöre girerken dava konusu ilanları yaptırmasının açıkça davacıyı hedef almaya yönelik bulunduğu, dava konusu ilanların aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının 26/08/2014 tarihli raporda kar kaybının 18.108,91 TL hesaplandığı, olayın oluş şekli, davaya konu olan ilanların ... İli ve ... İlçe sınırları içerisinde dağıtılmış olması ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin 30.000,00 TL üzerinden kabulünün uygun olduğu gerekçesiyle haksız rekabete ilişkin davanın kabulü ile davalı eylemlerinin davacı şirket açısından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması için davalının ticari gaye ile bastırdığı dava konusu ilanların toplatılarak imha edilmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 18.108,91 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle son bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. 6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de maddi tazminat olarak belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca vermiştir.
Tazmin edilmesi gereken zarar haksız rekabet nedeniyle uğranılan zarar ile sınırlı olup, işletmenin ticari faaliyeti sonucu ortaya çıkan tüm zararın bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre somut davada da hüküm altına alınması gereken maddi tazminat davalının haksız rekabet yaratan ilanları nedeniyle meydana gelen zarardır. Davacı taraf, dava dilekçesinde haksız rekabet neticesinde davalının ilk ilan tarihinden dava tarihine kadar elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olan meblağı maddi tazminat olarak talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 26.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu ilanların yapıldığı dönemde bir önceki yıla oranla ve aynı yılın diğer aylarına oranla davacının satışlarındaki düşüş nazara alınarak davacının kar kaybı hesaplanmıştır. Davalı vekili anılan rapora itiraz ederek yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin maddi tazminat talebi, haksız rekabete yol açan ilanların yapıldığı tarih aralığı, somut olayın özellilleri hep birlikte nazara alınıp davacının uğradığını iddia ettiği zararda davalının verdiği ilanların hangi oranda etkisinin olduğu değerlendirilerek sektörden bir temsilcinin de katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor ile davacının maddi zararı tespit edilip, gerektiğinde mülga Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. O halde, dava konusu ilanların verildiği tarih aralığı, zarar görenin konumu, haksız rekabet fiilinin boyutu ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak daha ılımlı oranda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3741 E. 2016/2356 K.
Ortak:maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacı vekilinin «maddi tazminat» talebi, «haksız rekabete» yol açan ilanların yapıldığı tarih aralığı, somut olayın özellilleri hep birlikte nazara alınıp davacının uğradığını iddia ettiği zararda davalının verdiği ilanların hangi oranda etkisinin olduğu değerlendirilerek sektörden bir «temsilcinin» de katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli ve «denetime elverişli rapor» ile davacının maddi zararı tespit edilip, gerektiğinde mülga Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu uygun bir maddi tazminatın hükü …
Mahkemece «maddi tazminatın» belirlenmesine ilişkin olarak üç kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle «son» bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
Kararı, davacılar vekili, davalılar... vekili,... «temsilcileri» ile ... temyiz etmiştir.
Davada «maddi tazminat» olarak davacı...'ın iş göremezlik tazminatı istenmiş, bu suretle alınan...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · sınırlı sorumluluk · sorumluluk sigortası · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · taşıma sözleşmesi · infaz · taşıyıcı
Benzer bu kararda2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı, «taşıyıcı», şoför ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5- Davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükmedilen «maddi tazminatan» davalı ... şirketinin «sorumluluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olduğu bildirilmişse de sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın gösterilmemesi bu suretle de «infazda» terddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6- Davalı ... şirketi «maddi tazminattan» poliçede belirtilen limitle «sınırlı sorumlu» olduğuna göre kabul edilen maddi tazminat miktarından sorumlu olduğu oran nispetinde «harç», «vekalet ücreti» ve «yargılama giderleriyle» yükümlü olması gerekirken harç, vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» tamamından sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14331 E. 2014/17125 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece «maddi tazminatın» belirlenmesine ilişkin olarak üç kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle «son» bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında... ve ...'nin ölen ...'nin anne ve babası oldukları, .. ....,... ve ...'nin kardeşleri olduğu, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10109 E. 2014/17523 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece «maddi tazminatın» belirlenmesine ilişkin olarak üç kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle «son» bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
Benzer bu karardaÇ.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaÇ..i'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada U.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında A.
Ç.. için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4139 E. 2014/11050 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece «maddi tazminatın» belirlenmesine ilişkin olarak üç kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle «son» bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda her bir davacı için ayrı ayrı 7.500.00 TL maddi ve davacı gerçek kişi için 10.000.00 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, «maddi tazminat» istemlerinin reddine ve 880.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacılar, dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradıklarını ileri sürerek «maddi tazminat» isteminde bulunmuşlar, yazılı gerekçe ile bu istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız haciz · takibin kesinleşmesi · menfi tespit davası · sahtecilik · haksız eylem · eş rızası · tespit davası · kefalet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davacıların, dava dışı firmanın davalıdan kullandığı kredi borcunun «kefili» bulundukları, anılan kredi borcunun ödenerek sona erdiği, davalı personelinin «kredi sözleşmesinde» oynama yaparak kredi limitini artırdığı, davalının bu nedenle davacılar aleyhine icra takibi başlattığı, davacıların araçlarına, taşınmazlarına ve davacı gerçek kişinin Bağ-Kur maaşına «hacizler» tatbik edildiği, davacıların açtığı «menfi tespit davası» sonucu borçlu olmadıklarının tespiti sonrasında uzun süre sonra hacizlerin fekkedildiği, «sahteceliğin» sabit olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, somut olayın özellikleri, hacizlerin uzun süre tatbik edilişi, ticari hayatın gerekleri dikkate alındığında «haksız haciz» nedeniyle zarara uğradıklarının kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1764 E. 2015/13611 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, dava dilekçesinde «haksız rekabet» neticesinde davalının ilk «ilan» tarihinden dava tarihine kadar elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olan meblağı «maddi tazminat» olarak talep etmiştir.
İlçe sınırları içerisinde «dağıtılmış» olması ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin 30.000,00 TL üzerinden kabulünün uygun olduğu gerekçesiyle «haksız rekabete» ilişkin davanın kabulü ile davalı eylemlerinin davacı şirket açısından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması için davalının ticari gaye ile bastırdığı dava konusu ilanların toplatılarak imha edilmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 18.108,91 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… inin tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, bu ürünlerin üretimi nedeniyle kullanılan her türlü araca el konularak imhasına, karar kesinleştiğinde «ilanına», davalının «haksız rekabetinin» önlenmesine, «maddi manevi tazminat» taleplerinin kısmen kabulü ile 41.381,61 TL maddi ve 42.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu olayın özellikleri, zarar görenin konumu, tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin boyutu ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan ve «maddi tazminatı» dahi aşan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur.
Majör Takımı" isimli ürünlerin davacının TPE nezidinde tescilli endüstriyel tasarımlarına belirgin şekilde benzer olduğunun bilirkişi heyetlerince tespit edildiği, davalı eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalının "....Majör Takımı" "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… inin tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, bu ürünlerin üretimi nedeniyle kullanılan her türlü araca el konularak imhasına, karar kesinleştiğinde «ilanına», davalının «haksız rekabetinin» önlenmesine, «maddi manevi tazminat» taleplerinin kısmen kabulü ile 41.381,61 TL maddi ve 42.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13259 E. , 2016/5149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2010/193-2014/272 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.05.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin gazetelere verdiği ilanlarda “...lı en iyisine layık” başlığı altında açıkça yer belirtmek suretiyle, “hazır beton alınacak firmayı seçmeden önce...!” (daha önce hazır beton satan firmalar kastedilerek), “denenmiş denenmez” (daha önce hazır beton satan firmadan alış veriş yapılmaması istenerek), “zamanı fırsat gören tekelciye fırsat verme” (daha önce hazır beton satan firmanın fırsatçı ve tekelci olduğu vurgulanarak), “aldığınız betonun metreküp cinsinden ölçümünün doğru olduğunu tespit edin, ettirin” (daha önce hazır beton satan firmanın eksik verebileceği vurgulanarak), “unutmayın tarih tekerrürden ibarettir” (daha önce hazır beton satan firmanın bütün bunları hep yaptığı vurgulanarak) davalıdan önce hazır beton işi ile uğraşan şirketin fırsatçı, tekelci, hileci olduğu yönünde hakaret ve suçlamalarda bulunduğunu, ...'da daha önce ve halen hazır beton üreten ve satan tek firmanın müvekkili olduğunu, bu nedenle ilanda isim verilmeden kötülenen firmanın müvekkili şirket olduğunu, davalının fiilinin TTK'nin 58.
maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ilan yolu ile yarattığı haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, haksız rekabet neticesinde davalının ilk ilan tarihinden dava tarihine kadar elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak şimdilik 10.000,00 TL ıslahla 22.858,10 TL maddi tazminatın faizi ile tahsiline, davalının haksız rekabeti kişilik haklarına doğrudan saldırı teşkil ettiğinden 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilanda isim zikredilmediğini, bölgede hazır beton üretim ve ticareti yapan çok sayıda firma bulunduğunu, müvekkilinin eyleminin müşteri kazanmak için yapılan iktisadi rekabet olup haksız rekabet olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 03/01/2005 tarihinde, davalının ise 19/02/2010 tarihinde kurulduğu, davalının dağıttığı ilanlarda hedef kitle olarak seçtiği ... halkına beton alımında "denenmiş denenmez", "zamanlı fırsat gören tekelciye fırsat verme", "unutmayın tarih tekerrürden ibarettir" ibareleri ve diğer beyanların beton üretimi ve satışı yapan firmaları açıkça hedef aldığı, davacının ...'da tek hazır beton satıcısı iken aynı sektörde faaliyette bulunmak için kurulan davalının sektöre girerken dava konusu ilanları yaptırmasının açıkça davacıyı hedef almaya yönelik bulunduğu, dava konusu ilanların aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının 26/08/2014 tarihli raporda kar kaybının 18.108,91 TL hesaplandığı, olayın oluş şekli, davaya konu olan ilanların ...
İli ve ... İlçe sınırları içerisinde dağıtılmış olması ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin 30.000,00 TL üzerinden kabulünün uygun olduğu gerekçesiyle haksız rekabete ilişkin davanın kabulü ile davalı eylemlerinin davacı şirket açısından haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması için davalının ticari gaye ile bastırdığı dava konusu ilanların toplatılarak imha edilmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 18.108,91 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle son bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. 6762 sayılı TTK.nun 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de maddi tazminat olarak belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca vermiştir.
Tazmin edilmesi gereken zarar haksız rekabet nedeniyle uğranılan zarar ile sınırlı olup, işletmenin ticari faaliyeti sonucu ortaya çıkan tüm zararın bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre somut davada da hüküm altına alınması gereken maddi tazminat davalının haksız rekabet yaratan ilanları nedeniyle meydana gelen zarardır. Davacı taraf, dava dilekçesinde haksız rekabet neticesinde davalının ilk ilan tarihinden dava tarihine kadar elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olan meblağı maddi tazminat olarak talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 26.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu ilanların yapıldığı dönemde bir önceki yıla oranla ve aynı yılın diğer aylarına oranla davacının satışlarındaki düşüş nazara alınarak davacının kar kaybı hesaplanmıştır.
Davalı vekili anılan rapora itiraz ederek yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin maddi tazminat talebi, haksız rekabete yol açan ilanların yapıldığı tarih aralığı, somut olayın özellilleri hep birlikte nazara alınıp davacının uğradığını iddia ettiği zararda davalının verdiği ilanların hangi oranda etkisinin olduğu değerlendirilerek sektörden bir temsilcinin de katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor ile davacının maddi zararı tespit edilip, gerektiğinde mülga Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır.
O halde, dava konusu ilanların verildiği tarih aralığı, zarar görenin konumu, haksız rekabet fiilinin boyutu ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak daha ılımlı oranda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219241900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz