Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10109 E. 2014/17523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
destekten yoksun kalma tazminatı↗ tazminat davası↗ içtihadı birleştirme kararı↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ibraz edilen nüfus kayıtlarında A. Ç.. ve A. Ç..'nin ölen U. Ç..'nin anne ve babası oldukları, Ü.Ç.., S. Ç.., N. Ç.. ve N. Ç..'nin kardeşleri olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasından da davacı R. Ç..nin U. Ç.. ile birlikte yaşayan resmi nikahı olmayan eşi olduğu, R. Ç..'nin diğer davacılar A. Ç.. ve A. Ç.. ile birlikte yaşadığı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle U. Ç..i'nin vefatından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı davası açtıkları, yapılan yargılama da kazada U. Ç..'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş R. Ç.., baba A. Ç.. anne A. Ç.. için maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U. Ç..'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı R. Ç..için 10.000 TL, davacı A. Ç.. için 8.000 TL, davacı A.. Ç.. için 8.000 TL, davacılar Ü.Ç.., S.Ç.., N. Ç..i ve N. Ç.. için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar görenlerin konumları, ölenin yaşı ve somut
olayın diğer özellikleri dikkate alınarak daha makul oranda davacılar yararına manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14331 E. 2014/17125 K.
Ortak:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · maddi tazminat · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz karardaÇ..i'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada U.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında A.
Ç.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında... ve ...'nin ölen ...'nin anne ve babası oldukları, .. ....,... ve ...'nin kardeşleri olduğu, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5383 E. 2014/12208 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaÇ.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Benzer bu karardaM.. hakkında açılan davanın mülga HUMK 409/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalı THK genel Başkanlığı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000 TL’den toplam 30.000 TL «maddi tazminatın» bu davalıdan alınıp, davacılara ödenmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, birleşen Ankara 7.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/367 Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile davacı Ece için 298.000 TL. «maddi tazminatın» davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
… ası nedeniyle çocukların yüksek öğrenim yapma ihtimalinin olağan hayat koşullarında mümkün olmasına göre asgari ücretin üzerinde tazminata esas gelirin belirlenerek «maddi tazminatın» hesap edilmesi ve bu hesap sonucu bulunacak tazminattan davalıların sorumlu olacakları dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde hesap edilmesi de doğru görülmemi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · hak düşürücü süre · yasal faiz · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaM.. hakkında açılan davanın mülga HUMK 409/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalı THK genel Başkanlığı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000 TL’den toplam 30.000 TL «maddi tazminatın» bu davalıdan alınıp, davacılara ödenmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, birleşen Ankara 7.
Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir «zamanaşımı» süresi olmayıp, «hak düşürücü süre» olduğu ve kaza raporu düzenlendiği hallerde kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarihten itibaren 2 yıl içinde davanın açılması gerektiği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Ü.. için 186.059,52 TL maddi, 15.000 TL manevi, davacı baba Burhanettin için 10.000 TL manevi, davacı anne Muteber için 10.000 TL manevi, davacı kardeş Saraf için 5.000 TL manevi, davacı kardeş Ahmet için 5.000 TL manevi, davacı kardeş Mete için 5.000 TL manevi ve davacı kardeş Altay için 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, İşbu dosya ile birleşen 21.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/367 Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile davacı Ece için 298.000 TL. «maddi tazminatın» davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3741 E. 2016/2356 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaÇ.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
Davada «maddi tazminat» olarak davacı...'ın iş göremezlik tazminatı istenmiş, bu suretle alınan...
Oysa, Adli Tıp Kurumundan alınacak engel raporuna göre işlem yapılması gerekirken davacı...'ın meslekte kazanma gücünü ne nispette ve sebeplerle kalıcı olarak kaybettiği tespit edilemeyen bir başına adı geçen davacının özür oranının saptandığı rapora itibarla «maddi tazminatın» hesaplaması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacılar ile davalılar sigorta şirketi ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · sınırlı sorumluluk · sorumluluk sigortası · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · taşıma sözleşmesi · infaz · taşıyıcı
Benzer bu kararda2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı, «taşıyıcı», şoför ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5- Davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükmedilen «maddi tazminatan» davalı ... şirketinin «sorumluluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olduğu bildirilmişse de sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın gösterilmemesi bu suretle de «infazda» terddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6- Davalı ... şirketi «maddi tazminattan» poliçede belirtilen limitle «sınırlı sorumlu» olduğuna göre kabul edilen maddi tazminat miktarından sorumlu olduğu oran nispetinde «harç», «vekalet ücreti» ve «yargılama giderleriyle» yükümlü olması gerekirken harç, vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» tamamından sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4139 E. 2014/11050 K.
Ortak:maddi tazminat · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında A.
Ç.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Ç.. için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda her bir davacı için ayrı ayrı 7.500.00 TL maddi ve davacı gerçek kişi için 10.000.00 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, «maddi tazminat» istemlerinin reddine ve 880.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacılar, dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradıklarını ileri sürerek «maddi tazminat» isteminde bulunmuşlar, yazılı gerekçe ile bu istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız haciz · takibin kesinleşmesi · menfi tespit davası · sahtecilik · haksız eylem · eş rızası · tespit davası · kefalet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davacıların, dava dışı firmanın davalıdan kullandığı kredi borcunun «kefili» bulundukları, anılan kredi borcunun ödenerek sona erdiği, davalı personelinin «kredi sözleşmesinde» oynama yaparak kredi limitini artırdığı, davalının bu nedenle davacılar aleyhine icra takibi başlattığı, davacıların araçlarına, taşınmazlarına ve davacı gerçek kişinin Bağ-Kur maaşına «hacizler» tatbik edildiği, davacıların açtığı «menfi tespit davası» sonucu borçlu olmadıklarının tespiti sonrasında uzun süre sonra hacizlerin fekkedildiği, «sahteceliğin» sabit olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, somut olayın özellikleri, hacizlerin uzun süre tatbik edilişi, ticari hayatın gerekleri dikkate alındığında «haksız haciz» nedeniyle zarara uğradıklarının kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10109 E. , 2014/17523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/07/2013
NUMARASI 2011/579-2013/377
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.07.2013 tarih ve 2011/579-2013/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.11.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. E.E.. ile davalı vekili Av. B. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar A. Ç..ve A. Ç..i'nin oğlu, davacı R. Ç..i'nin imam nikahlı eşi, diğer davacıların kardeşleri olan U. Ç..i'nin 12.07.2008 tarihinde trenle yaptığı seyahat sırasında kapıları açık bulunan trenden sarsıntının etkisi ile tren raylarına düşüp trenin tekerlekleri altında kalarak vefat ettiğini, davalının tren kapılarının açık olması sebebiyle kusurlu olduğunu, davacıların bu ölüm sebebiyle büyük üzüntü duyduklarını, davacı annenin aylarca ruhsal tedavi görmek zorunda kaldığını, imam nikahlı eşi Diyarbakır koşullarında eşinin ölümü sebebiyle çekilmez bir hayatın beklediğini, eşinin ölümünden sonra kayınpederi ve kayınvalidesi ile birlikte yaşayan R. Ç..'nin yaşadığı acı ve üzerindeki manevi baskının büyük olduğunu, müteveffanın geride kalan kardeşlerinin de ağabeylerinin paramparça olarak ölmesinden dolayı son derece üzüldüklerini, davacıların manevi zarara uğradıklarını, taşıma sözleşmesi dolayı davalının sorumlu olduğunu, maddi tazminat davasının Ankara 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas sayılı dosyası ile sonuçlandığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davacı R. Ç.. için 100.000,00 TL, Abbas Çelebi için 70.000,00 TL, A. Ç... için 70.000,00 TL, diğer her bir davacı için 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 320.000,00 TL manevi tazminatı olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas sayılı maddi tazminata ilişkin davada müteveffa U, Ç..'nin %85 oranında kusurlu olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleşmediğini, davalının trende önceden yapılmış uyarılara rağmen kapısını içerden açarak vagon kapısı önünde merdivenlerde seyahat etmeye kalkışması ve açılan vagon kapısının banliyo trenine çarpması sonucu kapı ile peron arasına düşerek vefat ettiğini, müteveffanın TCDD İşletme Nizamnamesi'nin 19. maddesinde düzenlenen hareket halinde iken trenden inmek, binmek, dışarı sarkmak ve kapılara dayanmak şeklindeki yasaklara uymadığını, müteveffanın illiyet bağının kesecek derecede ağır kusuru olduğunu, istenilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ibraz edilen nüfus kayıtlarında A. Ç.. ve A. Ç..'nin ölen U. Ç..'nin anne ve babası oldukları, Ü.Ç.., S. Ç.., N. Ç.. ve N. Ç..'nin kardeşleri olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasından da davacı R. Ç..nin U. Ç.. ile birlikte yaşayan resmi nikahı olmayan eşi olduğu, R. Ç..'nin diğer davacılar A. Ç.. ve A. Ç.. ile birlikte yaşadığı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle U. Ç..i'nin vefatından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı davası açtıkları, yapılan yargılama da kazada U. Ç..'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş R.
Ç.., baba A. Ç.. anne A. Ç.. için maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U. Ç..'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı R. Ç..için 10.000 TL, davacı A.
Ç.. için 8.000 TL, davacı A.. Ç.. için 8.000 TL, davacılar Ü.Ç.., S.Ç.., N. Ç..i ve N. Ç.. için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar görenlerin konumları, ölenin yaşı ve somut
olayın diğer özellikleri dikkate alınarak daha makul oranda davacılar yararına manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.741,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102393000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz