6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ihtisas mahkemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9575 E. 2010/4974 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi ticaret unvanı marka hakkına tecavüz komisyon görevsizlik kararı terkin haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı şirketin kendisi ile aynı olacak şekilde “Sateks” unvanını aynı zamanda marka olarak kullanması nedeniyle haksız rekabete yol açtığını iddia ederek haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde talepte bulunmuşsa da, her iki tarafın tescilli markasını kullandığı gibi markalarında kolayca ayırt edilebilecek nitelikte olduğu, tescilli marka ve ticaret unvanı kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ünvanın terkini istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz olduğunu da ileri sürmüştür. Uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nin de uygulanması gerekmektedir. Bu durum karşısında, davaya bakma görevi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine aittir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri de kapsayacak şekilde belirlenmiştir. O halde, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden Geyve İlçesi’nin bağlı bulunduğu Sakarya Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Lılara ait markanın hükümsüzlüğünü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14327 E. 2013/2351 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6699 E. 2013/10702 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15053 E. 2012/17901 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11813 E. 2012/18972 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6987 E. 2013/5835 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iyiniyet kuralı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4076 E. 2010/10579 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14917 E. 2011/1856 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9575 E.  ,  2010/4974 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 tarih ve 2006/115-2008/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 18.04.1984 tarihinden itibaren Bursa Ticaret Siciline kayıtlı olduğunu, ayrıca müvekkili adına “SATEKS” ibaresinin marka olarak tescilli olduğunu, davalı ... unvanında yer alan “SATEKS” markasını adına da tescil ettirdiğini, davalı unvanında “SATEKS” sözcüğünü kullanmasının TTK 57. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davadan ticaret unvanında yer alan “SATEKS” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabetin tespiti ve durdurulması ve bunun sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, mahkeme kararının gazete ile kamuya ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin adına tescilli ticaret unvanı ve markasını ticaret faaliyetlerinde kullanmasından daha doğal bir şey olamayacağı, davacının faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının da örtüşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı şirketin kendisi ile aynı olacak şekilde “Sateks” unvanını aynı zamanda marka olarak kullanması nedeniyle haksız rekabete yol açtığını iddia ederek haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde talepte bulunmuşsa da, her iki tarafın tescilli markasını kullandığı gibi markalarında kolayca ayırt edilebilecek nitelikte olduğu, tescilli marka ve ticaret unvanı kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ünvanın terkini istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz olduğunu da ileri sürmüştür. Uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nin de uygulanması gerekmektedir. Bu durum karşısında, davaya bakma görevi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine aittir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri de kapsayacak şekilde belirlenmiştir. O halde, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden Geyve İlçesi’nin bağlı bulunduğu Sakarya Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020259600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.