İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4689 E. 2016/5195 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '7 günlük', 'kanun': ['2004/265']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri tebliği↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ şikayet↗ infaz↗ ihtiyati haciz↗ hak düşürücü süre↗ haciz↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının ....... İcra Müdürlüğü'nün 2012/126 esas sayılı dosyasında infaz edildiği, bu dosya kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrinin 16.1.2012 tarihinde tebliği edildiği, davacı tarafından ....... İcra Hukuk Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde şikayet başvurusunda bulunularak ödeme emrinin tebliğinin usule aykırı olduğunun öne sürüldüğü, başvurunun mahkemece reddedilip kesinleştiği, davacının bu haliyle en geç şikayet tarihi itibariyle ödeme emrinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren itiraz davası açması gerekirken 3.8.2015 tarihinde bu davayı açtığı, gerekçesiyle İİK'nın 265. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
İİK'nın 265/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili ihtiyati haciz kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkilinin huzuruyla haczin tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından haberdar olunan tarih itibariyle itirazın süresinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun en geç ....... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/126 esas sayılı dosyasında şikayet başvurusunda bulunduğu 17.2.2012 tarihi itibariyle ihtiyati haczi öğrendiği, 7 günlük süre geçirildikten sonra itiraz başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen 265/1. maddesinde açıkça ihtiyati hacze itirazın, ihtiyati haciz kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine şikayet başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10690 E. 2010/9271 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili «ihtiyati haciz» kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkilinin huzuruyla haczin tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından haberdar olunan tarih itibariyle itirazın süresinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaİcra ve İflas Kanunu’nun «265»/1. maddesi uyarınca borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuru ile yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Mahkemece, itiraz edenlere usulüne uygun «ihtiyati haciz» kararı tebliğ edilmemiş olsa dahi ihtiyati haciz kararına muttali olduklarından, itirazın yasal süresinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazların süre» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden ... temyiz etmiştir.
Dava konusu olayda haczin borçluların huzurunda yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmadığı gibi, borçlulara «ihtiyati haciz» kararı da tebliğ edilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenlere usulüne uygun «ihtiyati haciz» kararı tebliğ edilmemiş olsa dahi ihtiyati haciz kararına muttali olduklarından, itirazın yasal süresinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazların süre» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden ... temyiz etmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14661 E. 2010/12458 K.
Ortak:ödeme emri tebliği · ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde «şikayet» başvurusunda bulunularak «ödeme emrinin tebliğinin» usule aykırı olduğunun öne sürüldüğü, başvurunun mahkemece reddedilip kesinleştiği, davacının bu haliyle en geç şikayet tarihi itibariyle ödeme emrinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren itiraz davası açması gerekirken 3.8.2015 tarihinde bu davayı açtığı, gerekçesiyle İİK'nın «265». maddesinde öngörülen 7 günlük «hak düşürücü sürede» açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİİK'nun «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 17.08.2010 tarihinde itiraz eden borçluya tebliğ edildiği, kendisi dinlenmeden verilen «ihtiyati haciz» kararına 7 gün içinde itiraz etmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İstem, çeke dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · çek
Benzer bu karardaEsasen, ödeme emrinde «takip talebi» ile «çek» suretinin bulunduğu açıklanmış, «ihtiyati haciz» kararının bulunduğu da belirtilmemiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17561 E. 2014/20123 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili «ihtiyati haciz» kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkilinin huzuruyla haczin tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından haberdar olunan tarih itibariyle itirazın süresinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati hacze itiraz süresi» 7 gün olup, bu sürenin borçlu hazır iken yapılan «ihtiyati hacizlerde» ihtiyati haczin uygulandığı, borçlunun yokluğunda yapılan ihtiyati hacizlerde ise ihtiyati haciz tutanağının borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, icra dosyasının incelenmesinde borçlu A..
Talep, «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · itiraz süresi · ibraz
Benzer bu karardaA..'a ait itiraz dilekçesinin 11/02/2014 tarihinde icra dosyasına «ibraz» edildiği, borçlunun en geç bu tarih itibariyle ihtiyati haczi öğrendiği, borçlu vekilinin «ihtiyati hacze itirazını» 7 günlük süre geçtikten sonra 8. günde yaptığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze «itirazın süre» aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati hacze itiraz süresi» 7 gün olup, bu sürenin borçlu hazır iken yapılan «ihtiyati hacizlerde» ihtiyati haczin uygulandığı, borçlunun yokluğunda yapılan ihtiyati hacizlerde ise ihtiyati haciz tutanağının borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, icra dosyasının incelenmesinde borçlu A..
A.. vekili «ihtiyati haciz» kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak haciz de tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından 12.02.2014 tarihinde «ödeme emrine itiraz» ederken haberdar olduklarını belirtmiştir.
A..'ın en geç «ödeme emrine itiraz» dilekçesi tarihi olan 11/02/2014 tarihinde ihtiyati haczi öğrendiğini, ancak 7 günlük süre geçirildikten sonra itiraz edildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de Yasa'da «ihtiyati hacze itirazın» huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm naz …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14616 E. 2017/331 K.
Ortak:ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili «ihtiyati haciz» kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkilinin huzuruyla haczin tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından haberdar olunan tarih itibariyle itirazın süresinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece verilen «ihtiyati haciz» kararının .......
Benzer bu karardaMahkemece, kambiyo senetlerine mahsus «ödeme emrinin» borçluya «tebliğ tarihi» esas alınmak suretiyle itiraz süresinin geçtiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de, İİK’nun «265»/1.maddesine göre borçlu huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Borçlu vekili bu kez; «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin kararı, aynı iddiaları ileri sürerek temyiz etmiştir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi nazara alınarak itirazın süresinde olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi, itirazın süresinde olması halinde işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile itirazın süresinde olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden borçlu yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · tebliğ tarihi
Benzer bu karardaMahkemece girişilen «icra takibinin kesinleşmesi» nedeniyle ihtiyati haczin icrai hacze dönüştüğü, muteriz borçlunun takibi ve ihtiyati haczi öğrendikten sonra 7 gün içinde itiraz etmediği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, kambiyo senetlerine mahsus «ödeme emrinin» borçluya «tebliğ tarihi» esas alınmak suretiyle itiraz süresinin geçtiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de, İİK’nun «265»/1.maddesine göre borçlu huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9968 E. 2015/9884 K.
Ortak:ödeme emri tebliği · ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde «şikayet» başvurusunda bulunularak «ödeme emrinin tebliğinin» usule aykırı olduğunun öne sürüldüğü, başvurunun mahkemece reddedilip kesinleştiği, davacının bu haliyle en geç şikayet tarihi itibariyle ödeme emrinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren itiraz davası açması gerekirken 3.8.2015 tarihinde bu davayı açtığı, gerekçesiyle İİK'nın «265». maddesinde öngörülen 7 günlük «hak düşürücü sürede» açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 2004 sayılı İİK'nın «265»/1. maddesi "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan hacizlerden haczin tatbiki, aksi halde «haciz» tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece, "borçluya gönderilen «ödeme emrinin» 12.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, muterizin ise 24.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» kararına itiraz ettiği, dolayısıyla 7 günlük itiraz süresinin geçtiği" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, ihtiyati haczin borçlunun huzurunda ne zaman tatbik edildiğinin, ihtiyati haczin huzurda tatbik edilmemiş olması halinde «haciz» tutanağının ne zaman tebliğ edildiğinin araştırılarak itiraz süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan esas hakkındaki takipte borçluya gönderilen «ödeme emrinin tebliği tarihi» dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde itirazın süreden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · bono
Benzer bu karardaTalep, «bonoya» dayalı olarak tesis edilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece, ihtiyati haczin borçlunun huzurunda ne zaman tatbik edildiğinin, ihtiyati haczin huzurda tatbik edilmemiş olması halinde «haciz» tutanağının ne zaman tebliğ edildiğinin araştırılarak itiraz süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan esas hakkındaki takipte borçluya gönderilen «ödeme emrinin tebliği tarihi» dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde itirazın süreden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati hacız kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2120 E. 2014/4026 K.
Ortak:ödeme emri tebliği · ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen «265»/1. maddesinde açıkça «ihtiyati hacze itirazın», «ihtiyati haciz» kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine «şikayet» başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde «şikayet» başvurusunda bulunularak «ödeme emrinin tebliğinin» usule aykırı olduğunun öne sürüldüğü, başvurunun mahkemece reddedilip kesinleştiği, davacının bu haliyle en geç şikayet tarihi itibariyle ödeme emrinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren itiraz davası açması gerekirken 3.8.2015 tarihinde bu davayı açtığı, gerekçesiyle İİK'nın «265». maddesinde öngörülen 7 günlük «hak düşürücü sürede» açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 30.09.2013 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği halde «ihtiyati haciz» kararına itiraz dilekçesinin Uyap üzerinden mahkeme kayıtlarına 30.10.2013 tarihinde düştüğü, bu itibarla itirazın İİK.'nın «265»'inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise İİK'nın «265»'inci maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Mahkeme ve icra dosyalarının tetkikinde, muterizlere 30.09.2013 tarihinde yapılan «tebligatın» «ödeme emri», sözleşme ve «ihtarnamelere» ilişkin olduğu, 04.10.2013 tarihinde muhabere yoluyla «ödeme emrine itiraz» edildiği, 04.10.2013 tarihindeki «haciz» tatbikinde borçluların hazır olmadığı, mahkemece verilen «ihtiyati haciz» kararının ve icra dairesince düzenlenen haciz tutanağının borçlulara tebliğine ilişkin bir evrakın dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · itiraz süresi · tebligat · ihtarname
Benzer bu karardaMahkeme ve icra dosyalarının tetkikinde, muterizlere 30.09.2013 tarihinde yapılan «tebligatın» «ödeme emri», sözleşme ve «ihtarnamelere» ilişkin olduğu, 04.10.2013 tarihinde muhabere yoluyla «ödeme emrine itiraz» edildiği, 04.10.2013 tarihindeki «haciz» tatbikinde borçluların hazır olmadığı, mahkemece verilen «ihtiyati haciz» kararının ve icra dairesince düzenlenen haciz tutanağının borçlulara tebliğine ilişkin bir evrakın dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 30.09.2013 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği halde «ihtiyati haciz» kararına itiraz dilekçesinin Uyap üzerinden mahkeme kayıtlarına 30.10.2013 tarihinde düştüğü, bu itibarla itirazın İİK.'nın «265»'inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu husus nazara alınmadan «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4689 E. , 2016/5195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2015
NUMARASI 2012/21-2012/21D.İŞ
......Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2012/21-2012/21 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, alacaklı bankanın talebi uyarınca müvekkilinin gıyabında borçlu H... İ..... Ö..... kefili ve müvekkili aleyhine .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/21 D.iş sayılı dosyası üzerinden 06.12.2012 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararının ..... İcra Müdürlüğü'nün 2012/126 esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, bu dosyada 25.5.2012 tarihinde müvekkilin ev ve iş yerinde fiili hacze gelinmiş ise de müvekkilin adresinde bulunmaması nedeniyle haczin tatbik edilemediğini, bu arada müvekkili adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarına haciz konulduğunu, ihtiyati haciz kararının tebliğ edilmemesi ve müvekkilin huzuruyla haciz yapılmamış olması nedeniyle yapılan itirazın süresinde olduğunu, ihtiyati hacze konu alacağın rehinle temin edildiğini, alacaklının eş zamanlı olarak ........
İcra Müdürlüğü'nün 2012/254 esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını ileri sürerek ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/21 D.iş esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, ihtiyati haciz kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilmesi gerektiğini, dava konusu ihtiyati haciz kararının ...... İcra Müdürlüğü'nün 2012/126 esas sayılı dosyasında infaz edilerek borçluya ödeme emrinin 16.01.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafça....... İcra Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde şikayet yoluna başvurulduğunu, borçlunun başvurusunun reddedilip kesinleştiğini, borçlu tarafça 06.05.2014 tarihinde müracaat edilerek icra dosyasının tümünün fotokopisinin alındığını, bu nedenle yapılan itirazın süresinde olmadığını, davacının borçlu H..... İ..... Ö.... adına kullandırılan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini 847.520,00 TL kefalet limiti ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlunun murisi N....
B...'nin de aynı sözleşmeyi 520.000,00 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtar gönderilmesi sonrasında ihtiyati haciz kararı alındığını, alacağın rehinle temin edilmediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının ....... İcra Müdürlüğü'nün 2012/126 esas sayılı dosyasında infaz edildiği, bu dosya kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrinin 16.1.2012 tarihinde tebliği edildiği, davacı tarafından ....... İcra Hukuk Mahkemesi'ne 17.2.2012 tarihinde şikayet başvurusunda bulunularak ödeme emrinin tebliğinin usule aykırı olduğunun öne sürüldüğü, başvurunun mahkemece reddedilip kesinleştiği, davacının bu haliyle en geç şikayet tarihi itibariyle ödeme emrinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren itiraz davası açması gerekirken 3.8.2015 tarihinde bu davayı açtığı, gerekçesiyle İİK'nın 265. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
İİK'nın 265/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili ihtiyati haciz kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkilinin huzuruyla haczin tatbik edilmediğini, ihtiyati haciz kararından haberdar olunan tarih itibariyle itirazın süresinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun en geç ....... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/126 esas sayılı dosyasında şikayet başvurusunda bulunduğu 17.2.2012 tarihi itibariyle ihtiyati haczi öğrendiği, 7 günlük süre geçirildikten sonra itiraz başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın yukarıda bahsi geçen 265/1. maddesinde açıkça ihtiyati hacze itirazın, ihtiyati haciz kararının tebliği, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edileceği düzenlenmiş olmakla mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ihtiyati hacze en geç İcra Hukuk Mahkemesine şikayet başvuru tarihinde muttali olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın itiraz eden borçlu yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218017900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz