Kişilik haklarının ihlali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14525 E. 2016/3402 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarının ihlali↗ kişilik hakları↗ maddi hata↗ alacak davası↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının görüntüsünün izni olmadan davalı tarafından kullanıldığı, bu eylemin kişilik haklarının ihlali sayılacağı, davacının görüntüsünün izinsiz kullanılması neticesinde bir maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 2.000 TL manevi tazminatın 04.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'un 21.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 03.03.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir. Somut olayda, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili hükmü temyiz etmiş ise de, karar tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca kabul edilen miktar temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının unvan değişikliği yaparak ..... unvanını almış olmasına rağmen karar başlığında eski unvanının yazılmasının maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Ancak, davalının, davacıya ait görüntüleri izinsiz olarak ve ticari maksatla ilan ve reklâmlarında kullanması eylemi 6762 sayılı TTK 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan, bu ilan ve reklâmlar nedeniyle davacıdan izin alınması halinde görüntüsünün kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bir bedelin aynı Kanun'un 58/1 (d) bendi uyarınca maddi tazminat olarak takdiri gerekirken davacının maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2354 E. 2017/1402 K.
Ortak:maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının görüntüsünün izni olmadan davalı tarafından kullanıldığı, bu eylemin «kişilik haklarının ihlali» sayılacağı, davacının görüntüsünün izinsiz kullanılması neticesinde bir maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin reddine, 2.000 TL manevi tazminatın 04.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ancak, davalının, davacıya ait görüntüleri izinsiz olarak ve ticari maksatla «ilan» ve reklâmlarında kullanması eylemi 6762 sayılı TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğundan, bu ilan ve reklâmlar nedeniyle davacıdan izin alınması halinde görüntüsünün kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bir bedelin aynı Kanun'un 58/1 (d) bendi uyarınca «maddi tazminat» olarak takdiri gerekirken davacının maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «maddi tazminat» davasının kabulü ile «rayiç bedelin» 300.000.00 TL olarak belirlenmesi ve davacı yanın talebi doğrultusunda 300.000.00 TL'nin 16/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000.00 TL manevi tazminatın 16/02/2012 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faiz» ile birlikte tahsiline, yayınlanan kısma ilişkin sözleşmesel ilişkinin doğduğu gözönüne alınarak davalıya ait TV kanalında 16/02/2012 günü yayınlanan görüntülerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «maddi tazminat» davasının kabulü ile «rayiç bedelin» 300.000.00 TL olarak belirlenmesi ve davacı yanın talebi doğrultusunda 300.000.00 TL'nin 16/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000.00 TL manevi tazminatın 16/02/2012 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faiz» ile birlikte tahsiline, yayınlanan kısma ilişkin sözleşmesel ilişkinin doğduğu gözönüne alınarak davalıya ait TV kanalında 16/02/2012 günü yayınlanan görüntülerin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9511 E. 2012/16193 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · peşin karar harcı · sahtecilik · havale · harç · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, her ne kadar davacı yazılı talimatı ile parasının KKTC'de yerleşik Off Shore Bankasına «havale» edilmesini istemiş ise de, paranın davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduatın yurt içinde kaldığı, Off Shore Bank'ın sadece kağıt üstünde tabela görüntüsünden ibaret olduğu, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davacı alacağının yurt içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı şeklindeki açık hüküm gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 14.000.58 TL'nin hesabın açıldığı 21.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı TMSF'nin harçtan muaf olması nedeniyle hükmün 2. fıkrasında «harç» alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesine rağmen 4. fıkrasında davacı tarafından yatırılan «peşin harcın» ve «başvurma harcının» da davalı TMSF'den tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14525 E. , 2016/3402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 tarih ve 2011/465-2015/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin statta üzüntülü ve ağlarken çekilen görüntülerinin davalı tarafından reklamlarında kullanıldığını, davalının ticari amaçla haksız gelir elde ettiğini ileri sürerek görüntülerin ticari amaçla kullanılması nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi, kişilik haklarına ve saygınlığa yapılan saldırı nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kişiliğe yapılmış bir saldırının bulunmadığını, maç esnasında taraftarlar arasında çekilen görüntülerde davacının da geçmiş olmasının manevi zarara sebebiyet vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının görüntüsünün izni olmadan davalı tarafından kullanıldığı, bu eylemin kişilik haklarının ihlali sayılacağı, davacının görüntüsünün izinsiz kullanılması neticesinde bir maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 2.000 TL manevi tazminatın 04.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'un 21.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 03.03.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir. Somut olayda, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili hükmü temyiz etmiş ise de, karar tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca kabul edilen miktar temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının unvan değişikliği yaparak ..... unvanını almış olmasına rağmen karar başlığında eski unvanının yazılmasının maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Ancak, davalının, davacıya ait görüntüleri izinsiz olarak ve ticari maksatla ilan ve reklâmlarında kullanması eylemi 6762 sayılı TTK 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan, bu ilan ve reklâmlar nedeniyle davacıdan izin alınması halinde görüntüsünün kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bir bedelin aynı Kanun'un 58/1 (d) bendi uyarınca maddi tazminat olarak takdiri gerekirken davacının maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bente açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217711000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz