Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9511 E. 2012/16193 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başvurma harcı↗ peşin karar harcı↗ sahtecilik↗ tmsf↗ havale↗ harç↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, her ne kadar davacı yazılı talimatı ile parasının KKTC'de yerleşik Off Shore Bankasına havale edilmesini istemiş ise de, paranın davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduatın yurt içinde kaldığı, Off Shore Bank'ın sadece kağıt üstünde tabela görüntüsünden ibaret olduğu, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davacı alacağının yurt içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı şeklindeki açık hüküm gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 14.000.58 TL'nin hesabın açıldığı 21.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı TMSF'nin harçtan muaf olması nedeniyle hükmün 2. fıkrasında harç alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesine rağmen 4. fıkrasında davacı tarafından yatırılan peşin harcın ve başvurma harcının da davalı TMSF'den tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3491 E. 2013/3405 K.
Ortak:başvurma harcı · peşin karar harcı · sahtecilik · havale · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, her ne kadar davacı yazılı talimatı ile parasının KKTC'de yerleşik Off Shore Bankasına «havale» edilmesini istemiş ise de, paranın davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduatın yurt içinde kaldığı, Off Shore Bank'ın sadece kağıt üstünde tabela görüntüsünden ibaret olduğu, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davacı alacağının yurt içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı şeklindeki açık hüküm gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 14.000.58 TL'nin hesabın açıldığı 21.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı TMSF'nin harçtan muaf olması nedeniyle hükmün 2. fıkrasında «harç» alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesine rağmen 4. fıkrasında davacı tarafından yatırılan «peşin harcın» ve «başvurma harcının» da davalı TMSF'den tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını …
Benzer bu kararda… yürütüldüğü, davacı alacağının ... içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../.... maddesi hükmü uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamaz şeklindeki açık hükmü gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 130.000 TL'nin ....1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
… yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece «borcu üstlenen» davalı ...'nin harçtan muaf olması nedeniyle «peşin harcın» ve «başvurma harcının» da davalılardan tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını ger …
Bankasına «havale» edilmesini istemiş ise de, para davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduat ... içinde kaldığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu kararda… yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece «borcu üstlenen» davalı ...'nin harçtan muaf olması nedeniyle «peşin harcın» ve «başvurma harcının» da davalılardan tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını ger …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9511 E. , 2012/16193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2008/576-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Pendik Şubesinde vadeli hesap açtığını, ancak yazılı talimatı olmamasına rağmen parasının KKTC'de kurulan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti. adına açılan hesaba havale edildiğini, bankaya da el konulması nedeniyle müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 14.000.58 TL'nin bankaya yatırılma tarihinden vade sonuna kadar akdi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar da 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işlemiş ve işleyecek faizi ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tarafları, konusu ve miktarı aynı olan, daha önce açtığı davanın reddedildiğini, temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, kesin hüküm sebebiyle esasa girilmeyeceğini, esasa yönelik olarak da davacının talebini Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti.'nden talep etmesi gerektiğini, açılan hesabın davacının bilgisi dahilinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, her ne kadar davacı yazılı talimatı ile parasının KKTC'de yerleşik Off Shore Bankasına havale edilmesini istemiş ise de, paranın davalı bankanın Merkez Şubesi nezdindeki hesabına havale edildiği, ancak havale görüntüsü yapılan mevduatın yurt içinde kaldığı, Off Shore Bank'ın sadece kağıt üstünde tabela görüntüsünden ibaret olduğu, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davacı alacağının yurt içine yatırmış oldukları mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı şeklindeki açık hüküm gereği davalı bankanın davacının mevduatını koruma borcu altında olduğu gerekçesiyle, 14.000.58 TL'nin hesabın açıldığı 21.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı TMSF'nin harçtan muaf olması nedeniyle hükmün 2. fıkrasında harç alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesine rağmen 4. fıkrasında davacı tarafından yatırılan peşin harcın ve başvurma harcının da davalı TMSF'den tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasına “peşin harcın isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine ve 4. fıkrasındaki “189.10 TL peşin harç ve 14.00 TL başvurma harcı” ibarelerinin çıkartılmasına, toplam 1.050.00 TL ibaresinin “846.9 TL” olarak düzeltilmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064248200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz