Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8298 E. 2016/2917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı↗ ticari kredi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar ticari kredi ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yasal dayanağı bulunan uygulamalarda oranının fahiş olduğu iddiaları karşısında yapılması gerektiği, somut olayda ise, iddianın bu kesintilerin hiç yapılmaması yönünde olup, iddianın da yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya masrafı vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb.
ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin sebebi, kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5621 E. 2017/3658 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tacir sıfatı · komisyon · taşıyan · tacir
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14489 E. 2017/775 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar «ticari kredi» ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yas …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olmakla birlikte miktar ve oran belirtilmediğinden, «kredi sözleşmesi» hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gere …
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · istirdat
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5626 E. 2017/3659 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Yasa’nın 4. m. uyarınca yürürlük tarihi dikkate alınarak uygulanamayacağı, «masrafların» sözleşme kapsamında alındığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · komisyon
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12782 E. 2017/616 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava sebebi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar «ticari kredi» ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yas …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «ticari kredi sözleşmesi» olduğu, ticari amaçla ve sözleşme hükümlerine göre bankaca belirlenecek «komisyon» ve «masrafların» açıkça kabul edildiği ve banka tarafından tahsil edildiği, bankanın «objektif iyi niyet kurallarına», bankacılık kurallarına uygun hareket ettiği, fahiş bir işleme meydan vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · erken ödeme komisyonu · ticari kredi sözleşmesi · ipotek · denetime elverişlilik · komisyon
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «ticari kredi sözleşmesi» olduğu, ticari amaçla ve sözleşme hükümlerine göre bankaca belirlenecek «komisyon» ve «masrafların» açıkça kabul edildiği ve banka tarafından tahsil edildiği, bankanın «objektif iyi niyet kurallarına», bankacılık kurallarına uygun hareket ettiği, fahiş bir işleme meydan vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… madığının tespiti gerektiği belirtilmesine rağmen, gerek mahkemece gerekse de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir emsal araştırması yapılmadığı gibi, «denetime elverişli» olmayan rapora dayalı olarak karar verildiği ve uyulan bozma ilamının da gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11083 E. 2016/1644 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar «ticari kredi» ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yas …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya işlem «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya «ibraz» edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · ıslah · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, «ticari kredi» tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya «ibraz» edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13188 E. 2016/1284 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar «ticari kredi» ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yas …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, kredi «komisyon» tahsilatı adı altında kesilen masraf miktar ya da oranları getirtilip, karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu kredinin mesleki krediler çerçevesinde Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi dahilinde kullandırılan kredi olduğundan, «ticari kredi» ile ilgili uyuşmazlıkların 4077 sayılı Tüketicin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmadığı, davacının anılan Yasa kapsamında tüketici olarak kabul edilemeyeceği, davacının mesleki ve ticari kredi kullanırken «sözleşme serbestisi» çerçevesinde imzalamış ve kabul etmiş olduğu «masrafları» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · komisyon
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu kredinin mesleki krediler çerçevesinde Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi dahilinde kullandırılan kredi olduğundan, «ticari kredi» ile ilgili uyuşmazlıkların 4077 sayılı Tüketicin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmadığı, davacının anılan Yasa kapsamında tüketici olarak kabul edilemeyeceği, davacının mesleki ve ticari kredi kullanırken «sözleşme serbestisi» çerçevesinde imzalamış ve kabul etmiş olduğu «masrafları» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından kullandırılan kredi nedeniyle kredi «komisyon» tahsilatı adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, kredi «komisyon» tahsilatı adı altında kesilen masraf miktar ya da oranları getirtilip, karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8298 E. , 2016/2917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/1513-2015/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan 2007-2012 tarihlerin arasında kullanmış olduğu krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, 2,680,00 TL'nin tarafına iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu krediler nedeniyle yapılan kesintilerin yasa ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, krediler her ne kadar ticari kredi ise de, yasal dayanağı bulunmayan kesintilerin haksız olduğu keza, sözleşmenin imzalanması sırasında daha güçlü konumda olan bankanın işbu ticari krediyi almak ihtiyacında olan davacı karşısında etkili olduğu, bu nedenle, yasal dayanağı bulunmayan kesinti ile ilgili sözleşmedeki hükümleri davacının imzalamak durumunda kalacağı, kesinti TMK ve BK'nın amir hükümleri ile genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden ayrıca bu kesinti oranının diğer banka uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığı zira, bu araştırmanın yasal dayanağı bulunan uygulamalarda oranının fahiş olduğu iddiaları karşısında yapılması gerektiği, somut olayda ise, iddianın bu kesintilerin hiç yapılmaması yönünde olup, iddianın da yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya masrafı vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece dava konusu tüm kredi sözleşmeleri ekleri ile birlikte getirtilerek, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb.
ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin sebebi, kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 16/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217641500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz