Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11083 E. 2016/1644 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ komisyon↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan ticari kredi nedeniyle dosya işlem masrafı vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya ibraz edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır. Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin tümü getirtilerek, sözleşmede masraf alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13188 E. 2016/1284 K.
Ortak:ticari kredi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, «ticari kredi» tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya işlem «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, kredi «komisyon» tahsilatı adı altında kesilen masraf miktar ya da oranları getirtilip, karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu kredinin mesleki krediler çerçevesinde Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi dahilinde kullandırılan kredi olduğundan, «ticari kredi» ile ilgili uyuşmazlıkların 4077 sayılı Tüketicin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmadığı, davacının anılan Yasa kapsamında tüketici olarak kabul edilemeyeceği, davacının mesleki ve ticari kredi kullanırken «sözleşme serbestisi» çerçevesinde imzalamış ve kabul etmiş olduğu «masrafları» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından kullandırılan kredi nedeniyle kredi «komisyon» tahsilatı adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu kredinin mesleki krediler çerçevesinde Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi dahilinde kullandırılan kredi olduğundan, «ticari kredi» ile ilgili uyuşmazlıkların 4077 sayılı Tüketicin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmadığı, davacının anılan Yasa kapsamında tüketici olarak kabul edilemeyeceği, davacının mesleki ve ticari kredi kullanırken «sözleşme serbestisi» çerçevesinde imzalamış ve kabul etmiş olduğu «masrafları» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5621 E. 2017/3658 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya «ibraz» edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, «ticari kredi» tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tacir sıfatı · taşıyan · tacir · dava sebebi
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14489 E. 2017/775 K.
Ortak:ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya işlem «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya «ibraz» edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır.
Benzer bu karardaAyrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine ilişkin hüküm olmakla birlikte miktar ve oran belirtilmediğinden, «kredi sözleşmesi» hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. adı altında kesilen masraf miktar yada oranları sorulup karşılaştırılarak davalı tarafından tahsil edilen dosya masrafının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gere …
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · istirdat
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle davacıdan dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmesi» 18.11.2008 tarihinde akdedilmiş olup, mahkemece uyuşmazlıkta 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6790 E. 2016/898 K.
Ortak:ticari kredi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, «ticari kredi» tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya işlem «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı Banka tarafından «masraf» alınabileceğine dair hüküm bulunması ve anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı bağlayıcı nitelikte olması karşısında, sözleşmede miktar belirtilmediği de gözetilip mahkemece, davalı Banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı miktarları getirtilip, karşılaştırılarak davalı tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ce iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari işyeri kredisi kullandığı ve bu krediye istinaden davalı tarafından 2.362,50 TL «komisyon» ve «masraf» kesintisi yapıldığı, kesintinin kanunda herhangi bir dayanağının bulunmadığı, sözleşmeye konulan masrafların yazılmamış sayılacağı, «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, 2.362,50 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının dükkan satın almak için kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle davalı Banka tarafından dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari işyeri kredisi kullandığı ve bu krediye istinaden davalı tarafından 2.362,50 TL «komisyon» ve «masraf» kesintisi yapıldığı, kesintinin kanunda herhangi bir dayanağının bulunmadığı, sözleşmeye konulan masrafların yazılmamış sayılacağı, «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, 2.362,50 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5626 E. 2017/3659 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» tümü getirtilerek, sözleşmede «masraf» alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya «ibraz» edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «komisyon» ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, «ticari kredi» tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Yasa’nın 4. m. uyarınca yürürlük tarihi dikkate alınarak uygulanamayacağı, «masrafların» sözleşme kapsamında alındığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» 18. m. müşterinin bankanın serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz, «komisyon», fon gider vergisi uygulayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2005 yılında imzalandığı, 2006 ve 2008 yıllarında limit artırımı uygulandığı, TBK’nın 20 ve 25. m. düzenlemenin sözleşme tarihi ve 6101 s.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11083 E. , 2016/1644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2014/439-2015/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinden 2010 ve 2011 yıllarında ticari kredi kullandığını ve davalının genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi meblağından dosya işlem masrafı vb. ad altında kesinti yaptığını, kesinti yapılacağına ilişkin sözleşme hükmünün genel işlem koşullarına aykırı olup, haksız şart niteliğinde olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ibraz ederek, talebini 2.100,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan kesintinin yasa ve sözleşmeye uygun olduğunu, sözleşme hükmünün haksız şart niteliğinde olmadığını, ticari kredilerde sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olduğundan davacıya iadesi gereken bir bedel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin komisyon ile ilgili maddelerinin açık, net ve hukuki dayanağının olması gerektiği, davalı tarafından, ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında davacı hesabından tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın 2.100,00 TL olarak kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.100,00 TL'sinin ise, ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan ticari kredi nedeniyle dosya işlem masrafı vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine dair bir ibarenin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporunda anılan hususa dair sözleşmenin 3. maddesi olarak belirtilen madde ile dosyaya ibraz edilen sözleşmenin 3. maddesi farklıdır. Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin tümü getirtilerek, sözleşmede masraf alınacağına dair bir hükmün bulunup bulunmadığı, hüküm var ise, oran ya da miktar belirtilip belirtilmediği, hüküm var ancak, oran ya da miktar belirtilmemiş ise, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan dosya masrafı adı altında kesilen miktarları araştırılıp karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223704600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz