Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9205 E. 2016/4908 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ hmk 115/3↗ usulden reddi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, verilen karar nihai bir karar olup, davalının kendisini yargılamada avukatla temsil etmesi sebebiyle, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm tesis edilmemesinden dolayı, kararın davalı yararına bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde, düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17827 E. 2014/6743 K.
Ortak:yargı yolu · usulden reddi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince «yargı yolunun» caiz olmaması sebebiyle HMK 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «yargı yolunun» caiz olmaması sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, verilen karar nihai bir karar olup, davalının kendisini yargılamada avukatla «temsil» etmesi sebebiyle, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm tesis edilmemesinden dolayı, kararın davalı yararına bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yenid …
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu uyuşmazlığın 556 sayılı KHK.'nın 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği, bu itibarla dava dilekçesinin «yargı yolu» caiz olmaması nedeni ile dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
… nce; davalı ... hakkında daha önce davanın reddine ilişkin verilen karar davacı tarafından temyiz edilmeden kesinleşmiş olmasına ve bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerektiği halde bu davalı hakkında da «yargı yolu» nedeni ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu uyuşmazlığın 556 sayılı KHK.'nın 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği, bu itibarla dava dilekçesinin «yargı yolu» caiz olmaması nedeni ile dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
… nce; davalı ... hakkında daha önce davanın reddine ilişkin verilen karar davacı tarafından temyiz edilmeden kesinleşmiş olmasına ve bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerektiği halde bu davalı hakkında da «yargı yolu» nedeni ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15024 E. 2017/332 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «yargı yolunun» caiz olmaması sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, verilen karar nihai bir karar olup, davalının kendisini yargılamada avukatla «temsil» etmesi sebebiyle, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm tesis edilmemesinden dolayı, kararın davalı yararına bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yenid …
Benzer bu karardaBorçlu vekili bu kez, kendilerine «vekalet ücreti» ve yapılan giderler yönünden hüküm tesis edilmediği «gerekçesiyle düzelterek» onama talep etmiştir.
Borçlunun yetkiye yönelik itirazının kabul edilmesine rağmen yararına «vekalet ücreti» verilmemesi ve «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · yargılama gideri · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklının isteği, İİK’nun «257»/1. maddesine göre uygun bulunmuş, haczi caiz taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki mal hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Karara, borçlu vekili, mahkemenin «yetkisiz» olduğunu yetkili mahkemenin ...an Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir.
Borçlu vekili bu kez, kendilerine «vekalet ücreti» ve yapılan giderler yönünden hüküm tesis edilmediği «gerekçesiyle düzelterek» onama talep etmiştir.
Talep «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9205 E. , 2016/4908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/12/2014 tarih ve 2014/1150-2014/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yurt dışından ithal edilen krem peynir üretiminde kullanılmakta olan eritme tuzu niteliğindeki gıda katkı malzemesinin davalı ...'nın gözetimindeki ...'ye ait antrepoda muhafazası sırasında 26.12.2008 tarihinde yağan yağmur nedeniyle, ...'nin taşması ile antrepoyu su basması sonucunda gıda katkı maddelerinin hasarlandığını, davalının söz konusu antrepoda bulunan memuru vasıtasıyla denetim, özenle saklama ve koruma mükellefiyetini yerine getirmesi gerekirken bu görevi yerine getirmediğini, gümrük sundurması ve antrepolarda bulunan malların hasarlanması olayında idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, 39.785,00 Euro’nun TL karşılığı olan 84.439,68 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, verilen karar nihai bir karar olup, davalının kendisini yargılamada avukatla temsil etmesi sebebiyle, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm tesis edilmemesinden dolayı, kararın davalı yararına bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde, düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasına "Davalı, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihindeki A.A.Ü.T. uyarınca, 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" şeklinde yeni bir bent eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216518900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz