Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8307 E. 2016/3978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
danışmanlık sözleşmesi↗ ceza koşulu↗ zararın ispatı↗ tefrik↗ rekabet yasağı↗ ihtisas mahkemesi↗ sözleşmenin feshi↗ iyiniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ görevsizlik kararı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davacının iş veren davalının ise işçi olduğu, davacı tarafından sözleşmenin 4/d maddesine dayalı talep edilen ceza koşulu sözleşmenin devamı sırasında davalı işçinin iyi niyet, dürüstlük ve özen borcuna aykırılık haline ilişkin olmak üzere düzenlenmiş olup, sözleşmenin fesh edildiği sabit olduğuna göre davacı tarafça sözleşmenin bu hükmüne dayalı ceza koşulu isteminin dinlenemeyeceği, sözleşmenin 7. maddesine dayalı her bent için ayrı ayrı 10.000,00.-USD ceza-i şart talep edilmişse de, bu hükmün bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalının bu hükme aykırılığının ispatlanması halinde ceza-i şartın istenebilir olması halinde bu istemin yalnız sözleşmede belirtilen 10.000,00.-USD'nin bir kez değerlendirilmesi gerektiği, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan dört gün sonra aynı konuda faaliyete geçen iş yerinin internet sitesinde davacı iş yerinde çalışırken edindiği bilgileri kullandığı, sözleşmenin feshi nedeniyle iade etmesi gereken portföy ayrıntılarını, müşteri liste ve bilgilerini iade etmeyip ilan vermek suretiyle kullandığı, bu eylemin sözleşmenin haksız rekabet yasağına ilişkin açıkça düzenlenen hükmüne aykırılık oluşturduğu, davacının ceza-i şart isteminin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle ayrıca zararını ispat yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle ceza-i şartın indirilmesi yönünde bir talepte bulunulmaması nedeniyle bu hükme dayalı ceza-i şart isteminin kısmen kabulüne, ayrıca manevi tazminat istemini haklı kılacak delil ileri sürüp ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yerinde görülmeyen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, rekabet yasağının ihlali nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağına ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının haksız rekabet ettiği iddiasına dayalı olarak cezai şart talep edilmişse de; davalı ile aralarındaki gayrimenkul danışmanlığı sözleşmesinin 4/d maddesi gereğince sözleşmenin devamı sırasındaki davalının iyiniyet, dürüstlük ve özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı olarak da cezai şart talebinde bulunulmuştur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. İş mahkemeleri, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın tefrik edilmeksizin, iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline gö,e taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6651 E. 2013/5713 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaGörev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup işçi-işveren arasındaki sözleşmeden ... davalarda İş Mahkemesinin «görevli» olduğu, diğer davalı ... hakkındaki dava da adı geçen diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerekmektedir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından ... hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · derdestlik · kamu düzeni · ibraz
Benzer bu kararda… a dışı ... ...'a davacı banka şubesinde kredi hesabı açılarak kredi kullandırıldığı, kredinin geri ödenmemesi üzerine dava dışı borçlular hakkında başlatılan haczin «derdest» olduğu, banka zararının henüz somut biçimde oluşmadığı, bu durumda davacı bankanın borç ödemeden aciz belgesi alarak davalıların sorumluluğuna başvurması gerektiği, bu aşamada davacı bankanın davalılara karşı talep hakkına sahip olmadığı, davacı tarafça bildirilen bir kısım belgelerin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... ve ... aleyhindeki dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup işçi-işveren arasındaki sözleşmeden ... davalarda İş Mahkemesinin «görevli» olduğu, diğer davalı ... hakkındaki dava da adı geçen diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerekmektedir.
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13454 E. 2018/4636 K.
Ortak:danışmanlık sözleşmesi · tefrik · rekabet yasağı · ihtisas mahkemesi · iyiniyet · cezai şart · oy yasağı · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı «cezai şart» alacağına ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının «haksız rekabet» ettiği iddiasına dayalı olarak «cezai şart» talep edilmişse de; davalı ile aralarındaki gayrimenkul «danışmanlığı sözleşmesinin» 4/d maddesi gereğince sözleşmenin devamı sırasındaki davalının «iyiniyet», dürüstlük ve özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı olarak da cezai şart talebinde bulunulmuştur.
… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı «cezai şart» alacağına ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının «haksız rekabet» ettiği iddiasına dayalı olarak «cezai şart» talep edilmişse de; davalı ile aralarındaki gayrimenkul «danışmanlığı sözleşmesinin» 4/d maddesi gereğince sözleşmenin devamı sırasındaki davalının «iyiniyet», dürüstlük ve özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı olarak da cezai şart talebinde bulunulmuştur.
… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · istifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «istifa» dilekçesine göre davalının davacıya ait iş yerinde 05.03.2013 tarihinde iş başı yaptığı, 14 gün sonra 19.03.2013 tarihinde özel nedenlerden dolayı ayrıldığı, taraflarca imzalanmış sözleşme ve ek sözleşmenin 4. maddesinde davalının çalışma koşulları ve davacının «ticari itibarının» korunmasına yönelik şartların belirlendiği, bunlara aykırı davrandığı takdirde 5.000,00 TL tutarında «cezai şart» ödeyeceğinin ve sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde davalının benzer veya rekabet teşkil eden başka bir iş yapmayacağı, 10.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı iş yerinde çalışırken davacının «ticari itibarını zedeleyici» veya zarar verici herhangi bir eyleminin iddia ve ispat edilmediği, buna göre sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen 5.000,00 TL cezai şartı talep edemeyeceği, yine davalının davacı iş yerinde çalıştığı 14 günlük süre zarfında hangi ticari bilgi ve sırları öğrendiği, hangilerini kullanarak ne miktar zarar verdiği konusunda da bir delil bulunmadığı, internet sitesindeki ilanların benzer olmasının site tarafından hazırlanması nedeniyle zorunlu olduğunu, aynı gayrimenkulün birden çok iş yeri tarafından «ilana» çıkarılmasının olağan ve yasal olduğu, bunu yasaklayan herhangi bir kural bulunmadığı, bu nedenle davalının «haksız rekabet» teşkil edecek herhangi bir eyleminin de ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10025 E. 2016/890 K.
Ortak:tefrik · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaHer ne kadar davalılardan ... şube müdürü olup, 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi gereğince icracı müdür olmakla, sorumluluğunun aynı Yasa'nın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» ilişkin hükümler uyarınca değerlendirilmesi gerekir ise de, iş mahkemeleri, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davalı hakkındaki davanın da, diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalıların «yetki itirazının», «görevli» mahkemece incelenmesi gerekmektedir.
Zira, olay tarihinde, davacı banka şubesinde, davalılardan ... şube müdürü, diğer davalılar ... ve ... yönetmen, .... yönetmen yardımcısı, ... ise, asistan-servis «görevlisi» olarak görev yapmışlardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yerleşim yeri · yetki itirazı · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · yetki · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, davacı banka çalışanları olan davalıların, davacı bankaya vermiş oldukları zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davalıların «yetki itirazının» kabulü ile, davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemelerini yetkili kılacak herhangi bir «yetki» kuralı bulunmadığından HMK'nın 16 ve 7/2. maddesi uyarınca davanın «usulden reddi» gerektiği gerekçesiyle, davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ....
Ancak, davalıların «yetki itirazının», «görevli» mahkemece incelenmesi gerekmektedir.
Her ne kadar davalılardan ... şube müdürü olup, 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi gereğince icracı müdür olmakla, sorumluluğunun aynı Yasa'nın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» ilişkin hükümler uyarınca değerlendirilmesi gerekir ise de, iş mahkemeleri, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davalı hakkındaki davanın da, diğer davalılara bağlı olarak özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3861 E. 2014/12728 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaGörev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İşçi-işveren arasındaki «sözleşmeden doğan» davalarda İş Mahkemesi «görevli» olup, diğer davalı N..
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · sözleşmeden doğan dava · müteselsil sorumluluk · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı firmalara kredi kullandırdıkları, kredi kullandırırken davacı banka mevzuatı, Bankalar Kanunu ve «bankacılık teamüllerine» aykırı hareket ettikleri, dava dışı firmalara kullandırılan kredilerin kısa sürede takip hesaplarına aktarılmasında ve Adli Tıp kurumu tarafından yapılan inceleme ile sabit olduğu üzere kefillerin adına atılan imzaların başkası tarafından atılmasında, kredi kullandırım aşamasında gerekli araştırmaların yapılmamasında ve sahte belgelerin düzenlenerek kredi dosyasına kabul edilmesinde ve belgelerin eksik alınması işlemlerinden dolayı imzaları bulunan kredi komitesi üyeleri davalıların kusurlu oldukları ve davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
K.. aleyhindeki dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
İşçi-işveren arasındaki «sözleşmeden doğan» davalarda İş Mahkemesi «görevli» olup, diğer davalı N..
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12898 E. 2012/15569 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının talebinin davalıdan fazla mesai ücreti alacağına ilişkin olduğu, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» ve talep halinde dosyanın İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Maddesine göre İş Mahkemeleri, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklara bakmakla «görevlidir».
Bu itibarla mahkemece işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi
Benzer bu karardaSomut olayda ise, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmamakta olup Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan davaya genel mahkemede bakılması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10136 E. 2016/6805 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… zel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın «tefrik» edilmeksizin, iş mahkemesinin «ihtisas» mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğuna dair «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi «görevlidir».
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olduğu işbu davada «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · şirket zararı · tazminat davası · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · temlik · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaBu durumda, anılan davalının davacı ile aralarındaki «hizmet sözleşmesine» aykırı davranmak suretiyle çalıştığı «şirketi zarara» uğrattığı iddia edilerek «hizmet akdi» ile çalışan bu şahısa karşı «tazminat davası» açılmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin harcama belgelerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, davalı - borçlunun şef pozisyonunda çalışmadığı, imza «yetkisinin» olmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, davalı - borçlunun itirazında haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı («temlik» alan) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8307 E. , 2016/3978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2014/484-2015/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... adı altında emlak ve gayrimenkul danışmanlığı yaptığını, davalının bir yıla yakın süre ile davacının iş yerinde müşteri temsilcisi olarak çalışırken 19.03.2013 tarihinde istifa ile ayrılarak istifa tarihinden hemen sonra 22.03.2013 tarihinde kendi adına emlak ve gayrimenkul danışmanlık şirketi açtığını, davacının müşterilerinin kendisi araması üzerine davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinden bilgi sahibi olduğunu, davalının istifa etmeden önce davacının iş yerine ait iş yerinin logusunu taşıyan aracı kullanarak kendisi için iş yeri kiraladığını, çevrede davacının şube açtığı kanaatini uyandırdığını, davalının davacı iş yerinde çalışırken kullandığı telefon numarası ...
iken kendi adına açtığı iş yeri için de ... numaralı hatları seçtiğini, davalının bir aylık faaliyet süresinde müşteri porföy sayısının 100'ü aştığını, tamamının da müvekkilinin müşterileri olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede haksız rekabet yasağı ve ceza-i şarta ilişkin düzenleme bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7. maddesinde sözleşmenin sona ermesi halinde davalının iş yerine ait bilgileri müşteri, listelerini ve tüm portföy detaylarını iade edeceğinin, bu bilgileri sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl süre ile kendisi veya ortağı olduğu şirkette dahi kullanamayacağı, bu konuda haksız rekabet kurallarına uyacağı, aksi halde diğer tazminat talep hakkının yanı sıra 10.000,00,-USD ceza-i şart ödeneceğinin kabul edildiğini, sözleşmenin 4/d maddesinde davacının ticari itibarının zedelenmemesi için hukuk ve ahlak kurallarına bağlı davranmanın kabul edildiğini, bu taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde 5.000,00.-TL ceza-i şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle sözleşmenin 4.
maddesi uyarınca 5.000,00.-TL, 7/a-b maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10.000,00'er USD olan toplam 20.000,00.-USD'ye karşılık gelen 35.840,00.-TL ceza-i şart toplamı 40.840,00.-TL'nin 19.03.2013 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline ve haksız rekabet sonucu davacının uğradığı elem ve üzüntü nedeniyle 1.000,00.-TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketten istifa dilekçesini davacının baskısı ile imzaladığını, müvekkilinin işçilik haklarının da ödenmediğini, müvekkilinin aynı konuda faaliyet gösterdiği, ancak haksız rekabet ve davacının zararının söz konusu olmadığını, manevi tazminat isteminin yerinde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davacının iş veren davalının ise işçi olduğu, davacı tarafından sözleşmenin 4/d maddesine dayalı talep edilen ceza koşulu sözleşmenin devamı sırasında davalı işçinin iyi niyet, dürüstlük ve özen borcuna aykırılık haline ilişkin olmak üzere düzenlenmiş olup, sözleşmenin fesh edildiği sabit olduğuna göre davacı tarafça sözleşmenin bu hükmüne dayalı ceza koşulu isteminin dinlenemeyeceği, sözleşmenin 7. maddesine dayalı her bent için ayrı ayrı 10.000,00.-USD ceza-i şart talep edilmişse de, bu hükmün bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalının bu hükme aykırılığının ispatlanması halinde ceza-i şartın istenebilir olması halinde bu istemin yalnız sözleşmede belirtilen 10.000,00.-USD'nin bir kez değerlendirilmesi gerektiği, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan dört gün sonra aynı konuda faaliyete geçen iş yerinin internet sitesinde davacı iş yerinde çalışırken edindiği bilgileri kullandığı, sözleşmenin feshi nedeniyle iade etmesi gereken portföy ayrıntılarını, müşteri liste ve bilgilerini iade etmeyip ilan vermek suretiyle kullandığı, bu eylemin sözleşmenin haksız rekabet yasağına ilişkin açıkça düzenlenen hükmüne aykırılık oluşturduğu, davacının ceza-i şart isteminin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle ayrıca zararını ispat yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle ceza-i şartın indirilmesi yönünde bir talepte bulunulmaması nedeniyle bu hükme dayalı ceza-i şart isteminin kısmen kabulüne, ayrıca manevi tazminat istemini haklı kılacak delil ileri sürüp ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yerinde görülmeyen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, rekabet yasağının ihlali nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağına ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının haksız rekabet ettiği iddiasına dayalı olarak cezai şart talep edilmişse de; davalı ile aralarındaki gayrimenkul danışmanlığı sözleşmesinin 4/d maddesi gereğince sözleşmenin devamı sırasındaki davalının iyiniyet, dürüstlük ve özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı olarak da cezai şart talebinde bulunulmuştur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. İş mahkemeleri, ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olduğundan, işbu davanın da, özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden ve davanın birlikte görülmesinde yarar da bulunduğundan, dosyanın tefrik edilmeksizin, iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline gö,e taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216306600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz