Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3237 E. 2016/1185 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tapu iptali ve tescil↗ protokol↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, bedele yönelik davanın ise kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilamı ile dava konusu 24 parselin de tarafların selefleri arasında düzenlenen protokol kapsamında bulunduğu ve protokole uyularak diğer hükümlerin karşılıklı olarak yerine getirildiği anlaşıldığına göre, artık bu aşamadan sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, zaten davalının da böyle bir savunma ileri sürmemesi karşısında, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13370 E. 2013/16933 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz kararda… bedele yönelik davanın ise kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilamı ile dava konusu 24 parselin de tarafların selefleri arasında düzenlenen «protokol» kapsamında bulunduğu ve protokole uyularak diğer hükümlerin karşılıklı olarak yerine getirildiği anlaşıldığına göre, artık bu aşamadan sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, zaten davalının da böyle bir savunma ileri sürmemesi karşısında, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava, banka devir sözleşmesinden kaynaklanan tapunun iptali ve davacı adına tescili, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık 28.12.2001 tarihli banka devir «protokolünün» 24 nolu parseli de kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmakta olup, protokolün diğer hükümlerinin yerine getirildiğine ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Somut olayda, «protokol» hükümlerinden anlaşılacağı üzere, davalının selefi olan Etibank A.Ş.'nin diğer şubelerin yanı sıra Ankara/Küçükesat Şubesi'ni de devredeceği öngörülmüş ve bu yerin yazışmalarda 280 m2 olduğu belirtilmiştir.
Nitekim, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, dava konusu 24 parselin de «protokol» kapsamında bulunduğu ve protokole uyularak diğer hükümlerin karşılıklı olarak yerine getirildiği anlaşıldığına göre, artık bu aşamadan sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesine aykırı olup, zaten davalı tarafın da böyle bir savunma ileri sürmemiş olması karşısında, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar vermek gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · iş bölümü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 28.12.2001 tarihli sözleşme ile Küçükesat Şubesi'nin 23, 24 nolu bağımsız bölümlerle birlikte devredildiği, ancak 24 nolu «bölümün» tescilinin yapılmadığı, davacının taşınmazın bedelini isteyebileceği gerekçesiyle, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedele yönelik davanın kabulüne, 310.000 TL'nin avans faiziyle birlekte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Öte yandan, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı her türlü harçtan muaf olduğu halde, «nispi harcın» tahsiline karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, meydana gelen «rizikonun» taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinde» yazılı «özel şarta» göre «teminat» dışı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6591 E. 2012/13624 K.
Ortak:cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… bedele yönelik davanın ise kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilamı ile dava konusu 24 parselin de tarafların selefleri arasında düzenlenen «protokol» kapsamında bulunduğu ve protokole uyularak diğer hükümlerin karşılıklı olarak yerine getirildiği anlaşıldığına göre, artık bu aşamadan sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, zaten davalının da böyle bir savunma ileri sürmemesi karşısında, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” «kaydının» ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kesin süre · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaBozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alınması gerektiği ve usulüne uygun olarak verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafın «masrafı» karşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” «kaydının» ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9165 E. 2012/1300 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce «gerçek zarar» tutarının davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5730 E. 2010/11794 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davacının aktif dava sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2009/15139/2011/8617
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15139 E. 2011/8617 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2374 E. 2010/2842 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3237 E. , 2016/1185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/513-2014/659 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/02/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,...A.Ş. ile ... A.Ş. arasında 28.12.2001 tarihli satış ve devir sözleşmesi imzalandığını, aralarında ...Şubesi'nde bulunduğu taşınmazların ... A.Ş. tarafından satın alındığını, anılan şube 7 parsel 23 ve 24 nolu bağımsız bölümler üzerine kurulu olduğu halde, sadece 23 nolu bağımsız bölümün tapuda devredildiğini,... Şubesi'nin 280 m2 olarak kendilerine her iki bağımsız bölümü kapsar şekilde teslim edildiğini, tescilin eksik yapıldığını ileri sürerek, 24 nolu bağımsız bölümün eksik tescilinin tamamlanarak adlarına tescilini, tescil kararı verilmemesi durumunda şimdilik 225.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, devrin 24 nolu bağımsız bölümü kapsamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, bedele yönelik davanın ise kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilamı ile dava konusu 24 parselin de tarafların selefleri arasında düzenlenen protokol kapsamında bulunduğu ve protokole uyularak diğer hükümlerin karşılıklı olarak yerine getirildiği anlaşıldığına göre, artık bu aşamadan sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, zaten davalının da böyle bir savunma ileri sürmemesi karşısında, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz