6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest icra takibi bulunan şirketin ek tasfiye amacıyla ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1207 E. 2025/1318 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, terkin tarihinde derdest olan icra takiplerinde borçlu sıfatının bulunması hâlinde, bu takiplerin sonuçlandırılabilmesi amacıyla TTK 547 uyarınca ek tasfiye için ihyasının talep edilmesinde davacının hukuki yararı vardır; tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmış olması bu yararı ortadan kaldırmaz. Ayrıca şirketin ihyası davası, TTK 5/A maddesinde sayılan bir miktar para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası niteliğinde olmadığından, bu davada arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı değildir.

Ele alınan sorunlar

İhya talebinde hukuki yararın bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, tasfiyenin usulüne ve yasaya uygun tamamlandığını, şirketin borçlarının kapatıldığını, ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547/1 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişiler şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. İhyasına karar verilen şirket, icra müdürlüğünün belirtilen esas sayılı dosyalarında borçlu konumdadır; icra takipleri derdest iken tasfiyeye girilmiş, tasfiye sonu kararı tescil edilerek şirket sicilden terkin edilmiştir. İcra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde davacının hukuki yararı mevcuttur. Davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı ve ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığına ilişkin istinaf nedenleri bu nedenle yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, davadan evvel arabulucuya başvurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'ya 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Eldeki şirketin ihyası davası bu maddede sayılan nitelikte bir dava olmadığından, arabuluculuk dava şartına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, derdest icra takibi bulunan bir şirketin tasfiye sonrası terkin edilmiş olsa da TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasında hukuki yararın varlığı ve şirketin ihyası davasının TTK 5/A kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı yönünde açık tespitler yapılmış olup, bu iki sorun bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
TTK 547/1 uyarınca ek tasfiye için şirketin yeniden tescili talebinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Dava şartı
Şirketin ihyası (ek tasfiye) davası TTK 5/A maddesindeki para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası niteliğinde olmadığından, bu davada arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası hukuki yarar arabuluculuk dava şartı ticaret sicilinden terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/1TTK 547/2TTK 5/ATTK 4 · 7155 sayılı Kanun — 7155 sayılı Kanun 20 · 7445 sayılı Kanun — 7445 sayılı Kanun 31

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2025/1207

KARAR NO 2025/1318

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/06/2025

NUMARASI 2025/358 Esas - 2025/592 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/09/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; tarafınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... ve ... Esas sayılı dosyalarıyla ...San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, tasfiyenin sona erdiği 24/05/2024 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiğini, şirketin bilinen son yetkilisinin ise ... olup, kendisinin hem tasfiye memuru hem de münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili; huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin (SN:...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu işlemler yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini sicilin tespit etmesinin mümkün olmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda TTK m.

547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına neden olunmadığından yargı gideri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru, davadan evvel arabulucuya başvurulması gerektiğini, ihyası istenilen şirketin tasfiye sürecinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, tasfiyenin usul ve yasaya uygun şekilde tamamlandığını, şirketin borçlarının kapatıldığını, davacı kurumun alacaklarını tahsil edemeyeceği endişesi ile açtığı bu davada tasfiye sürecinin tamamlayan şirketin devamını gerektirecek hukuki yararın mevcut olmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ihyası istenilen İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirketin tasfiyenin sona erdiğinden sicilden terkin edildiği, İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve ... Esas sayılı dosyalarında taraf bulunduğu, icra dosyaları ile sınırlı olarak ihyasına, davalı tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı Tasfiye Memuru, davadan evvel arabulucuya başvurulması gerektiğini, ihyası istenilen şirketin tasfiye sürecinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, tasfiyenin usul ve yasaya uygun şekilde tamamlandığını, şirketin borçlarının kapatıldığını, davacı kurumun alacaklarını tahsil edemeyeceği endişesi ile açtığı bu davada tasfiye sürecinin tamamlayan şirketin devamını gerektirecek hukuki yararın mevcut olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK'nın 547. maddesinde" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlenmiştir. İhyasına karar verilen şirketin İstanbul İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...

ve ... sayılı icra takiplerinde borçlu konumda olduğu, yazılan takip dosya numaralarının yeni esas numaraları olduğu, icra takipleri derdest iken tasfiyeye girilerek, tasfiye sonu kararı tescil edilerek, 24/05/2024 tarihinde sicilden terkin edilmiştir. İcra takiplerinin neticelendirilebilmesi için ihya talebinde davacının hukuki yararı mevcuttur. Davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı, ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki dava kanunda yazılı nitelikte olmadığından arabuluculuk dava şartına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ile tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2151 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.