Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11331 E. 2016/5278 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalı şirketin 03.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların, birleşen davada ise 05.07.2011 tarihli genel kurulda yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararın iptali istenilmiş ise de somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 377. maddesi uyarınca sadece bilanço ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğindeki gündem maddelerinin ertelemeye tabi olduğu, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen dava ile ilgili hükmün onanması gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl dava, davalı anonim şirketin 03.06.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 15.01.2013 tarihli ilk hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, somut uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği belirtilerek 6762 sayılı TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca sadece bilançonun ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğinde bulunan gündem maddelerinin ertelemeye tabi bulunduğu, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili kararların TTK’nın 377. maddesinde öngörülen bilanço görüşmeleri ile ilgili bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de yazılı gerekçe ile asıl davanın tümden reddine karar verilmiştir. Ancak, önceki kararda şirketin esas sermayesinin artırılmasına ilişkin genel kurul kararının da iptaline karar verilmiş olup, bu karar yukarıda belirtilen Dairemiz bozma ilamı kapsamının dışında kaldığından kesinleşmiş ve bu hususta davacı yararına müktesep hak oluşmuştur. Bu itibarla mahkemece, anılan genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline dair verilen kararın bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8028 E. 2014/13660 K.
Ortak:sermaye artırımı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalı şirketin 03.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında yeni «yönetim kurulu» ve denetçi seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların, birleşen davada ise 05.07.2011 tarihli genel kurulda yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine ili …
… rtilerek 6762 sayılı TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca sadece bilançonun ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğinde bulunan gündem maddelerinin ertelemeye tabi bulunduğu, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili kararların TTK’nın 377. maddesinde öngörülen bilanço görüşmeleri ile ilgili bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma …
Bu itibarla mahkemece, anılan genel kurulda alınan «sermaye artırımına» ilişkin kararın iptaline dair verilen kararın bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, asıl davada 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan «yönetim kurulu» ve denetçi seçimi kararı ile esas «sermaye artırımına» ilişkin kararın, birleşen davada da 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının «erteleme talebi» doğrultusunda 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak bilançonun ertelenmesi talebi ile bağlantısı olduğu kabul edilen 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan «yönetim kurulu» ve denetçi seçimi kararı ile esas «sermaye artırımına» ilişkin kararın ve 05/07/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan «ibra» ve ibraya bağlı kararlarla yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararların iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TTK’nın 377. maddesi hükmüne dayalı «erteleme talebi» dikkate alınmayarak genel kurul toplantısının yapıldığı, toplantının 1 nolu kararı 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde kanun, ana sözleşme ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan iptali gerektiği, söz konusu toplantıda alınan 5 ve 6 no'lu kararların da 1 no'lu kararla ilişkilendirilmesi sebebiyle iptali gerektiği, birleşen 2011/411 Esas sayılı dosyada ise davacının erteleme talebine bağlı olarak bilanço görüşmeleri yanında onunla bağlantılı tüm gündem maddelerinin de ertelenmesi gerektiği kanaatiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 1, 5 ve 6 no'lu kararların iptaline, birleşen davada 05/07/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan «ibra» ve ibraya bağlı kararlarla yeni «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin kararların iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erteleme talebi · olağanüstü genel kurul · ibra · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TTK’nın 377. maddesi hükmüne dayalı «erteleme talebi» dikkate alınmayarak genel kurul toplantısının yapıldığı, toplantının 1 nolu kararı 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde kanun, ana sözleşme ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan iptali gerektiği, söz konusu toplantıda alınan 5 ve 6 no'lu kararların da 1 no'lu kararla ilişkilendirilmesi sebebiyle iptali gerektiği, birleşen 2011/411 Esas sayılı dosyada ise davacının erteleme talebine bağlı olarak bilanço görüşmeleri yanında onunla bağlantılı tüm gündem maddelerinin de ertelenmesi gerektiği kanaatiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 1, 5 ve 6 no'lu kararların iptaline, birleşen davada 05/07/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan «ibra» ve ibraya bağlı kararlarla yeni «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin kararların iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «erteleme talebi» doğrultusunda 6102 sayılı TTK’nın 420, 445 ve 446. maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak bilançonun ertelenmesi talebi ile bağlantısı olduğu kabul edilen 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan «yönetim kurulu» ve denetçi seçimi kararı ile esas «sermaye artırımına» ilişkin kararın ve 05/07/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan «ibra» ve ibraya bağlı kararlarla yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararların iptaline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirkette azlık paya sahip davacının 6762 sayılı TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca bilanço görüşmelerinin «ertelenmesi talebi» dikkate alınmayarak yapılan genel kurullarda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada 03/06/2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan «yönetim kurulu» ve denetçi seçimi kararı ile esas «sermaye artırımına» ilişkin kararın, birleşen davada da 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14232 E. 2011/6805 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaAnılan madde de yapılan düzenleme «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilanço tasdiki · erteleme talebi · tasdik kararı
Benzer bu kararda2- Dava, davalı şirketin 28.11.2005 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf TTK’nun 377. maddesi uyarınca «bilançonunu tasdiki» hakkındaki müzakerenin 1 ay sonraya bırakılması talebinde bulunduklarını, anılan madde koşulları oluştuğu halde «erteleme talebinin» kabul edilmeyerek, genel kurul toplantısının yapıldığını ileri sürerek, genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların iptali talebinde bulunmuştur.
Öte yandan, TTK’nun 377. maddesi uyarınca, «erteleme talebinin» kabulü halinde, ertelenmesi gereken gündem maddeleri sadece «bilançonun tasdiki» ile bununla irtibatlı olan gündem maddeleri olup, bunun dışındaki gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanması mümkündür.
… ması ile TTK’nun 351. maddesi uyarınca tayin olunan murakıbın hazır bulunmasının yeterli olmasına, ayrıca anılan Yasa'nın 377. maddesindeki koşullar oluştuğu halde, «bilançonunu tasdiki» ve bununla bağlı gündem maddelerinin ertelenmemesinin yasaya aykırılık oluşturmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9049 E. 2015/6177 K.
Ortak:sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda3-Asıl dava, davalı «anonim şirketin» 03.06.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece, anılan genel kurulda alınan «sermaye artırımına» ilişkin kararın iptaline dair verilen kararın bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, esas sermayenin en az 1/10'unu elinde bulunduran pay sahiplerinin «özel denetçi» atanmasını talep etmeleri durumunda bu husususun gündeme eklenmesi ve bir karara bağlanması gerektiği, davalı şirketin %25'i oranında pay sahibi olan davacının talebinin gündeme alınmamasına ilişkin kararın kanuna aykırı olduğu, yine mülga TTK'nun 377. maddesi uyarınca sermayenin en az 1/10'unu elinde bulunduran azınlık pay sahiplerinin, bilanço görüşmelerinin bir ay süre ile ertelenmesini talep etmeleri halinde bu talebin herhangi bir gerekçesi olmasa bile «bilançonun tasdiki» ve bununla bağlantılı görüşmelerin bir ay sonraya bırakılmasının zorunlu bulunduğu, davacının «erteleme talebinin» reddi ile bilançonun ve bununla bağlantılı hususların karara bağlanmasının doğru olmadığı, bu nedenle 3,4 ve 5 nolu kararların da yerinde görülmediği, ayrıca «sermaye artırımına» ilişkin görüşmenin de bilanço ile ilgili olması karşısında buna ilişkin görüşmenin de ertelenmesi gerekirken karara bağlanmasının doğru bulunmadığı, diğer maddeler yönünden ise iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 29.05.2012 toplantının 7. ve 8. maddelerine yönelik iptal isteminin reddine, özel denetçi atanması hususunun toplantı gündemine alınmaması kararı ile karın «dağıtılmamasına» ve kar zarar hesabının tasdikine ilişkin 3 nolu, denetçinin «ibrası» ile denetçi seçimine dair 5 nolu ve sermaye artırımına ilişkin 6 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
Özel denetçi seçimi talebinin reddine ilişkin «genel kurul kararının iptali» isteminde azlığın «hukuki yararı» yoktur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilanço tasdiki · özel denetçi tayini · erteleme talebi · özel denetçi · tasdik kararı · ibra · kâr dağıtımı · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, esas sermayenin en az 1/10'unu elinde bulunduran pay sahiplerinin «özel denetçi» atanmasını talep etmeleri durumunda bu husususun gündeme eklenmesi ve bir karara bağlanması gerektiği, davalı şirketin %25'i oranında pay sahibi olan davacının talebinin gündeme alınmamasına ilişkin kararın kanuna aykırı olduğu, yine mülga TTK'nun 377. maddesi uyarınca sermayenin en az 1/10'unu elinde bulunduran azınlık pay sahiplerinin, bilanço görüşmelerinin bir ay süre ile ertelenmesini talep etmeleri halinde bu talebin herhangi bir gerekçesi olmasa bile «bilançonun tasdiki» ve bununla bağlantılı görüşmelerin bir ay sonraya bırakılmasının zorunlu bulunduğu, davacının «erteleme talebinin» reddi ile bilançonun ve bununla bağlantılı hususların karara bağlanmasının doğru olmadığı, bu nedenle 3,4 ve 5 nolu kararların da yerinde görülmediği, ayrıca «sermaye artırımına» ilişkin görüşmenin de bilanço ile ilgili olması karşısında buna ilişkin görüşmenin de ertelenmesi gerekirken karara bağlanmasının doğru bulunmadığı, diğer maddeler yönünden ise iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 29.05.2012 toplantının 7. ve 8. maddelerine yönelik iptal isteminin reddine, özel denetçi atanması hususunun toplantı gündemine alınmaması kararı ile karın «dağıtılmamasına» ve kar zarar hesabının tasdikine ilişkin 3 nolu, denetçinin «ibrası» ile denetçi seçimine dair 5 nolu ve sermaye artırımına ilişkin 6 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 348. maddesi uyarınca azlığın «özel denetçi tayini» istemi genel kurulca reddedilmişse ilgililer mahkemeye başvurmak suretiyle özel denetçi seçimini isteyebilirler.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının 29.05.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan «özel denetçi tayini» talebinin gündeme alınmamasına ilişkin «genel kurul kararının iptali» isteminin yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talep yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Özel denetçi seçimi talebinin reddine ilişkin «genel kurul kararının iptali» isteminde azlığın «hukuki yararı» yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11331 E. , 2016/5278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 07/05/2015
NUMARASI 2014/497-2015/225
Taraflar arasında görülen davada ...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/497-2015/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. İ.. Ç.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 25 hissedarı olduğunu, asıl davada davalı şirketin 03/06/2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında TTK’nın 377. maddesi hükmüne dayalı olarak yaptığı erteleme talebinin dikkate alınmayarak genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkilinin erteleme talebinin kabul edilmesi buna bağlı olarak ibra, ibraya bağlı olarak da yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların da ertelenmesi gerekirken yeni yönetim ve denetim kurulu seçimi yapılıp sermaye artırımına gidildiğini, anılan bu kararların kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, birleşen 2011/411 Esas sayılı dosyada ise 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebi yine reddedilip yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu seçimi yapıldığını, alınan yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 03/06/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimi kararı ile esas sermaye artırımına ilişkin kararın ve 05/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalı şirketin 03.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların, birleşen davada ise 05.07.2011 tarihli genel kurulda yeni yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararın iptali istenilmiş ise de somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 377. maddesi uyarınca sadece bilanço ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğindeki gündem maddelerinin ertelemeye tabi olduğu, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile esas sermaye arttırımına ilişkin kararların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen dava ile ilgili hükmün onanması gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl dava, davalı anonim şirketin 03.06.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 15.01.2013 tarihli ilk hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, somut uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği belirtilerek 6762 sayılı TTK’nın 377. maddesi hükmü uyarınca sadece bilançonun ve bunun ayrılmaz cüzü niteliğinde bulunan gündem maddelerinin ertelemeye tabi bulunduğu, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili kararların TTK’nın 377. maddesinde öngörülen bilanço görüşmeleri ile ilgili bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de yazılı gerekçe ile asıl davanın tümden reddine karar verilmiştir.
Ancak, önceki kararda şirketin esas sermayesinin artırılmasına ilişkin genel kurul kararının da iptaline karar verilmiş olup, bu karar yukarıda belirtilen Dairemiz bozma ilamı kapsamının dışında kaldığından kesinleşmiş ve bu hususta davacı yararına müktesep hak oluşmuştur. Bu itibarla mahkemece, anılan genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline dair verilen kararın bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile asıl dava yönünden kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davacıdan alınmasına, 10/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215003700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz