6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki sözleşmesi mahkemeyi bağlar, icra dairesini de kapsar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1148 E. 2025/1309 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasında belirli bir mahkemenin yetkili olduğu yönünde geçerli bir yetki sözleşmesi bulunuyorsa, bu yetki sözleşmesi, o sözleşmeden doğan uyuşmazlığa ilişkin icra takibinin yapılacağı icra dairesinin yetkisini de kapsar; icra takibinin, yetki sözleşmesiyle belirlenen yetkili mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinde yapılmış olması halinde, takip yetkisiz icra dairesinde yapılmıştır gerekçesiyle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilemez.

Ele alınan sorunlar

Yetki sözleşmesinin icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisini de kapsayıp kapsamadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemelerin yetkisine ilişkin şartların icra dairesini de kapsadığının yerleşik uygulama haline geldiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. Yetkili icra dairesi, İİK 50/1 maddesi yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir; HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Distribütörlük sözleşmesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Yerleşik yargı uygulamasında istikrarlı şekilde, mahkemenin yetkisinin belirlenmesinin icra dairesini de kapsayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle mahkemenin yetkisine ilişkin yetki sözleşmesi icra dairesi için de geçerli olduğu halde, davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkemenin, aynı sözleşmeden doğan uyuşmazlığa ilişkin icra takibinin yapılacağı icra dairesinin yetkisini de kapsayacağı yönündeki tespit, itirazın iptali davalarında yetki itirazlarının değerlendirilmesi açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkeme, o sözleşmeden doğan uyuşmazlığa ilişkin icra takibinin yapılacağı icra dairesinin yetkisini de kapsar; bu nedenle yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesi de yetkilidir.
Dava şartı
Takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış olması, itirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından biridir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetki sözleşmesi yetkili icra dairesi dava şartı usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1148

KARAR NO 2025/1309

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/05/2025

NUMARASI 2024/799 Esas-2025/341Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 30/12/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/09/2025

Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Davalı şirketin, 03.10.2018 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi kapsamında 10.11. 2021 tarihli fesihnameye kadar müvekkilinin ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, müvekkili şirketten 31.10.2018 tarihinde... fatura numarası ile davalıya ihraç kayıtlı satıldığını ve davalı tarafından 17.04.2019 tarihli satış faturası ile.... numaralı gümrük çıkış beyannamesi uyarınca ihraç ettiğini, ancak 31.10.2018 tarihli ürünlerin çıkışı 90 günlük sürede yapılmadığını,KDV kanunu gereği ihraç işleminin 90 gün içinde tamamlanması gerektiğini, davalı tarafından ihracat işlemleri zamanında yapılmadığından Vergi Dairesi tarafından müvekkiline Temmuz 2023'te ödenmeyen vergi ve vergi ziyaı cezası kesildiğini, müvekkilince ödenmesi gereken KDV 46.681,62-TL ve tahakkuk eden vergi ziyai cezası için müvekkili vergi dairesi ile uzlaşarak 35.011,22-TL bedelli ziyaı 7.100-TL'ye düşürdüğünü, ödenmesi gereken KDV ve vergi ziyaı cezası 53.781,62-TL olduğunu, bu bedele de vergi dairesince işletilen faiz de 49.015,70-TLnin müvekkili tarafından 102.797,32- TL olarak ödendiğini, ödenen vergi ve cezanın rücusu için Beyoğlu ...

Noterliği'nin 4.1.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra atkibi başlattıklarını ancak borçlu tarafından borca itiraz edildiğini belirterek davalının İstanbul ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline,davalının %20’den az olmamak kaydı ile icra ve inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete 31.10.2018 tarih.... sayılı fatura ile KDV Kanunu'nun 11.c maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim edilen 250 adet kombiden 140 adedinin kanuni süreden sonra ihraç edildiğini, ihracatçı beyanı düzenlenerek 04/01/2019 tarihinde davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu, davacı tarafından vergi dairesine hatalı olarak yapılan bildirim ve beyannameler neticesinde ortaya çıkan vergi cezası, tamamı ile davacı şirketin vergisel bildirimlerde yaptığı hatadan aynaklandığını, müvekkili şirketin, davacıya ödemediği KDV'nin davacı tarafından vergi dairesinden alındığını ve kullanıldığını,ihracat gerçekleşmediği halde tarafınızca söz konusu faturada yer alan verginin davacı tarafça haksız olarak iadesinin istenmesi ve alınması nedeniyle düzenlendiğini savunarak, davanın reddine, alacağın %40’ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;davalı tarafça, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, yetkili icra dairesinin, davalının yerleşim yeri olan, Bakırköy icra daireleri olduğunun belirtildiği,03.10.2018 tarihli distribütörlük sözleşmesinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda tek yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 6. ve 10. Maddeleri uyarınca da İstanbul İcra Daireleri yetkili olmayıp Bakırköy ve Manisa İcra Daireleri yetkili olduğu, sözleşmede sadece İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, İstanbul İcra Dairelerinin yetkili icra dairelerinden olmadığını,yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;mahkemelerin yetkisine ilişkin şartların icra dairesini de kapsadığı yerleşik uygulama haline geldiğini (HGK'nın 2013/1021 Esas - 2014/424 Karar 28.3.2014 tarihli) mahkemelerin yetkisi icra dairelerini de kapsadığından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır.Yetkili icra dairesi; İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Somut olayda dava, satış sözleşmesi nedeniyle süresinde ihraç şartı gerçekleştirilmediğinden KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davalı (borçlu) tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde;

Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek borcun tamamına, faize, her türlü ferilerine itiraz ettikleri belirtilmiştir. Distrübütörlük sözleşmesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Yerleşik yargı uygulamasında istikrarlı bir şekilde yetkili mahkemenin belirlenmesinin icra dairesini de kapsayacağı kabul edilmektedir.(Örn Yargıtay 15 HD 2013/869 esas,2014/679 karar 04.02.2014 tarihli, Yargıtay HGK 2019/12-177 Esas, 2022/676 Karar sayılı 18.05.2022 tarihli ilamları) mahkemenin yetkisine ilişkin yetki sözleşmesi, icra dairesi içinde geçerli olduğu halde davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 Tarih 2024/799 Esas - 2025/341 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2145 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.