Ifade özgürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8576 E. 2016/3597 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifade özgürlüğü↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ iyiniyet kuralı↗ ticari itibar↗ iyiniyet↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının beyanlarının ifade özgürlüğünün sınırlarını aşar şekilde davacının ticari itibarını zedelediği, eleştiri sınırlarını aştığı, gerçek bir bilgiye dayanmadığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, beyanlarının düzeltilmesine, haksız rekabetin men'ine ve 5.000,00TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafın yaptığı açıklama nedeniyle 6762 sayılı TTK 56 ve devamı maddelerine dayalı olarak haksız rekabet yapıldığından bahisle manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle, davalı tarafça yapılan açıklamaların aynı Kanun'un 57. maddesinde düzenlenen "gerçeğe aykırı ve lüzumsuz yere incitici beyan" niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesi gereklidir.Davalı tarafça açıklamanın söz konusu ithal et ürünlerinin hastalıklı oldukları hususunda resmi mercilerce yapılan açıklamaların da bulunduğu ve açıklamanın gerçeği yansıttığı savunulduğuna göre, bu hususta içlerinde veterinerin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle davalı açıklamalarının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, açıklamalarda yer alan ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/452 E. 2015/1127 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının beyanlarının «ifade özgürlüğünün» sınırlarını aşar şekilde davacının «ticari itibarını zedelediği», eleştiri sınırlarını aştığı, gerçek bir bilgiye dayanmadığı ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, beyanlarının düzeltilmesine, «haksız rekabetin» men'ine ve 5.000,00TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Davacı, davalı tarafın yaptığı açıklama nedeniyle 6762 sayılı TTK 56 ve devamı maddelerine dayalı olarak «haksız rekabet» yapıldığından bahisle manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle, davalı tarafça yapılan açıklamaların aynı Kanun'un 57. maddesinde …
Benzer bu karardaDavacılar, dava dilekçesinde «uyuşmazlık konusu» köşe yazılarında geçen ifadelerin «basın özgürlüğünü» aşan gerçek dışı suçlama niteliğinde bulunduğunu, ifade ve eleştiri özgürlüğünü aştığını ve bu niteliği itibariyle «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde olduğunu ileri sürmek suretiyle, TMK 24, BK 58. maddelerine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunduğuna ve bu yazılar sebebiyle davalılar tarafından «haksız rekabet» yaratıldığına yönelik bir iddia ileri sürmediğine göre, uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı hususu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDavacılar, dava dilekçesinde «uyuşmazlık konusu» köşe yazılarında geçen ifadelerin «basın özgürlüğünü» aşan gerçek dışı suçlama niteliğinde bulunduğunu, ifade ve eleştiri özgürlüğünü aştığını ve bu niteliği itibariyle «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde olduğunu ileri sürmek suretiyle, TMK 24, BK 58. maddelerine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunduğuna ve bu yazılar sebebiyle davalılar tarafından «haksız rekabet» yaratıldığına yönelik bir iddia ileri sürmediğine göre, uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı hususu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı Yasa'nın 56, 58. maddeleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 57/2. maddesine ve 6102 sayılı Yasa'nın 4 ve 5. maddelerine göre «görevsizlik», kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5540 E. 2021/5431 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · alacağın temliki · genel kredi sözleşmesi · temlik · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olan «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerine 29.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, «alacağı temlik» alan Mega Varlık Yönetim A.Ş.’ne 24.03.2021 tarihinde tebliğ edilerek temyiz süresi sonunda 08.04.2021 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine dair ek karar verilmiş, işbu ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8576 E. , 2016/3597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ......... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2012
NUMARASI 2011/158-2012/374
Taraflar arasında görülen davada ........
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 tarih ve 2011/158-2012/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ......... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun 2009 yılında hayvan azlığına bağlı olarak et fiyatlarında meydana gelen yükselişler nedeniyle Bakanlar Kurulu tarafından verilen yetki üzerine 2010 yılında değişik tarihlerde et ithalatı yaptığını, şartnamelere uygun olmayan hayvanların kabul edilmediğini, bütün hassasiyete rağmen davalının ............başkanı olarak gazetelere vermiş olduğu demeçlerde “... deli dana hastalığı taşıyan etlerin bu yollarla ülkeye girdiğini, dine uygun olmadığını, EBK'nın Türkiye çapında 100 şube açacağını, bu şubelere tüzel kişilerin başvurabileceğini, EBK'nın etlerinin %90'ının yağ, %10'unun da kelle eti olduğunu, genel müdürün Tarım Bakanlığı'nı yanlış bilgilendirdiğini, etlerin hastalıklı olduğunu, Adana'daki esnafın vitrinlere EBK'nın etlerinin hastalıklı olduğunu ve 1 yıllık depolarda bekletildiğini, satın alınmaması gerektiğini belirten yazılar asacağını…” ifade ederek kurumun manevi kişiliğine ve ticari faaliyetine saldırı niteliğinde gerçek dışı açıklamalarda bulunduğunu, davalının bu açıklamalarının kötü niyetli olup çeşitli internet sitelerinde yayınlandığını, davalının haksız rekabette bulunduğunu belirterek fiilin haksız olduğunun tespitine, davalının beyanlarının düzeltilmesine, men'ine, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin dava dilekçesinde yazılı olduğu şekilde bir beyanının bulunmadığını, kurumun ithal edilen hayvanların hastalıklı olduğunu valiliklere gönderdiği yazılarla bildirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının beyanlarının ifade özgürlüğünün sınırlarını aşar şekilde davacının ticari itibarını zedelediği, eleştiri sınırlarını aştığı, gerçek bir bilgiye dayanmadığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davalının fiilinin haksız olduğunun tespitine, beyanlarının düzeltilmesine, haksız rekabetin men'ine ve 5.000,00TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafın yaptığı açıklama nedeniyle 6762 sayılı TTK 56 ve devamı maddelerine dayalı olarak haksız rekabet yapıldığından bahisle manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle, davalı tarafça yapılan açıklamaların aynı Kanun'un 57. maddesinde düzenlenen "gerçeğe aykırı ve lüzumsuz yere incitici beyan" niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesi gereklidir.Davalı tarafça açıklamanın söz konusu ithal et ürünlerinin hastalıklı oldukları hususunda resmi mercilerce yapılan açıklamaların da bulunduğu ve açıklamanın gerçeği yansıttığı savunulduğuna göre, bu hususta içlerinde veterinerin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle davalı açıklamalarının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, açıklamalarda yer alan ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214384900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz