Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17688 E. 2015/12487 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ ek mehil↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ sicilden terkin↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirkete karşı açılmış olan derdest davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin sicilden terkin edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa ticaret sicil memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için mehil verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3454 E. 2018/5606 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · rücuen tazminat · tazminat davası · yargılama giderleri · pasif husumet · husumet yokluğu · yargılama gideri · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
Müdürlüğünün «yasal hasım» olması ve «ihyası» istenilen şirketin sicilden silinmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması dikkate alınarak, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Müdürlüğü aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4238 E. 2015/11012 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
1-) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kabule göre de, karar kesinleşmeden yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · yeniden tescil · ticaret sicili tescili · ihbar olunan · emredici hüküm · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · infaz
Benzer bu karardaAnılan hüküm, «emredici» nitelikte olup, kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması», «ihya» kararın «ticaret siciline tescil» edilip, «ilanı» zorunludur.
Davacının talebi ile «tasfiye» memuruna davanın «ihbar» edilmesi ve karar başlığında tasfiye memurunun «ihbar olunan» olarak gösterilmesi de «husumet» eksikliğini gidermez.
Bu durumda mahkemece, davacıya «tasfiye» edilen şirketin «tasfiye memuru» aleyhine de dava açması için süre verilmesi, verilen sürede davanın açılması halinde «davaların birleştirilerek» görülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, re'sen bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, karar kesinleşmeden yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa «ticaret sicil» memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için «mehil» verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yargılama gideri
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4108 E. 2017/6300 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden kapanış «kaydı» yapılmış ise de, kapanışın «kesin» olarak yapılabilmesi için şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiyesinin tamamlanmış olması gerektiği, şirket aleyhine «derdest» bir dava olduğu, taraf teşkili için şirketin ihyasının gerektiği ve ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; ihyasına karar verilen şirketin en «son» tarihli «tasfiye» kurulunda «görevli» olan ... oğlu ... ile ... oğlu ...’ın şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmalarına, davacının diğer davalılar ... ve ... hakkında açtığı davasının ise; «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · dahili dava · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden kapanış «kaydı» yapılmış ise de, kapanışın «kesin» olarak yapılabilmesi için şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiyesinin tamamlanmış olması gerektiği, şirket aleyhine «derdest» bir dava olduğu, taraf teşkili için şirketin ihyasının gerektiği ve ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; ihyasına karar verilen şirketin en «son» tarihli «tasfiye» kurulunda «görevli» olan ... oğlu ... ile ... oğlu ...’ın şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmalarına, davacının diğer davalılar ... ve ... hakkında açtığı davasının ise; «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre «dahili» davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16285 E. 2013/21487 K.
Ortak:yasal hasım · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa «ticaret sicil» memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için «mehil» verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin ihyasına ilişkin bulunduğuna ve bu davada da hasmın Ticaret Sicil Memurluğu ve «tasfiye memuru» olması gerekmesine rağmen şirket ortaklarına «husumet» yöneltilmesi doğru olmamış ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Sicil Memurluğu «yasal hasım» olduğundan ve bu nedenle de, «yargılama giderleri» ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmaması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bu davalı aleyhine de yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · yargılama giderleri · fesih · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Şti'nin «fesih» işleminin iptali ile davacının açtığı «tazminat davası» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu «yasal hasım» olduğundan ve bu nedenle de, «yargılama giderleri» ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmaması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bu davalı aleyhine de yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10082 E. 2012/13176 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ticaret sicili · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte olup somut olayda da ihyası istenilen şirketin tasfiye memuru ile ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltildiğine göre mahkemece …
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin davada hasım olmasının gerektiği, davalı ...'nın işbu dava ile ilgisinin bulunmadığı, diğer davalının ise ancak ihyası istenen şirket ile birlikte hasım olmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17688 E. , 2015/12487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2014 tarih ve 2013/299-2014/174 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin de ortakları arasında bulunduğu anonim şirketin 27.02.2012 tarihli genel kurul toplantısında hukuka aykırı olarak tasfiye kararı alındığını ve şirketin sicilden terkin edildiğini, oysa müvekkilince söz konusu tasfiye kararının iptali için açılan dava ile birlikte yine şirkete karşı müvekkilince açılan iki ayrı davanın daha derdest olduğunu, şirket hakkındaki derdest davalar sonuçlanmadan sicilden terkin edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası talep edilen şirketin alacaklısı değil ortağı olduğunu, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen davaların şirketin ihyasını gerektirmediğini, davacının kötü niyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirkete karşı açılmış olan derdest davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin sicilden terkin edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa ticaret sicil memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için mehil verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200791900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz