Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7809 E. 2016/3831 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama↗ hmk 166↗ müşteri portföyü↗ kötüleme↗ ilan↗ haksız rekabet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı, beyanların davacı/karşı davalıları tarafların sözleşme kapsamında dahilinde beraber elde ettikleri müşteri portföyüne el koymakla suçladığı, yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme kapsamında olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabeti oluşturduğu, yanlar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden söz edilemeyeceği, başkaca platform işletmecilerinin bulunması sebebiyle davacı yanın tekel niteliğinde bir hizmet sunduğundan söz edilemeyeceği, nihayet sözleşmenin belirlenen koşullarda feshedilmesinin yasal olduğu, karşı davacının sözleşmenin sona ermesine rağmen aynı koşullarda sahibi olduğu kanalların davacıya ait platformda taşınması yükümlülüğünün tespitini dava konusu yaptığı, bu istemin tespit davasına konu edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda görevli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve hükmün ilanı, karşı dava ise davacı yanın .......... logolu platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş ise de; ........Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2004/2 esas sayısında kayıtlı, işbu davadaki davacılar tarafından davalı aleyhine aynı eylemler nedeniyle açıldığı anlaşılan davanın işbu dava ile HMK.166 ncı maddesi hükmünce irtibat nedeniyle birleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece birleşen dosya ile ilgili karar verilmek üzere hükmün salt bu nedenle davalı/karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı/ karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3473 E. 2019/2417 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · ilan · haksız rekabet · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… oruna göre, dava konusu ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı, beyanların davacı/karşı davalıları tarafların sözleşme kapsamında dahilinde beraber elde ettikleri «müşteri portföyüne» el koymakla suçladığı, yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, yanlar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden söz edilemeyeceği, başkaca platform işletmecilerinin bulunması sebebiyle davacı yanın tekel niteliğinde bir hizmet sunduğundan söz edilemeyeceği, nihayet sözleşmenin belirlenen koşullarda feshedilmesinin yasal olduğu, karşı davacının sözleşmenin sona ermesine rağmen aynı koşullarda sahibi olduğu kanalların davacıya ait platformda taşınması yükümlülüğünün tespitini dava konusu yaptığı, bu istemin tespit davasına konu edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti ve hükmün «ilanı», karşı dava ise davacı yanın .......... logolu platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında Uydu Dağıtım Sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin 31/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ve sözleşmede yer alan «fesih» hükümlerine uygun olarak sonlandırıldığı, sözleşmenin sonlandırılmasının hemen öncesinde ve sonrası davalının D Smart platformu üzerinden yayın yapan kanallarında, resmi internet sitesinde ve resmi sosyal medya hesaplarında yazılan ve yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, davalı-karşı davacının mevcut ifadelerin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu savunmalarının yerinde olmadığı, mevcut ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı ve yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, karşı dava yönünden davalının TEKEL niteliğinde hizmet sunmadığı, yasal mevzuat hükümleri, RTÜK, Rekabet Kurulu Başkanlığı, BTK'dan gelen yazı cevaplarına göre, karşı davacı medya hizmet sağlayıcısının, davacıya ait platforumunda taşınmasına ilişkin talebin «tespit davası konusu» edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı, yasal düzenlemeler doğrultusunda ve HMK'da düzenlenen tespit davası koşullarının bulunmadığı, karşı davanın konusunu teşkil eden hususta karar verme «yetki» ve görevinin ancak RTÜK'e ait olabileceği, uydu platform işletmeciliği faaliyetinin RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen bir faaliyet olduğu, birleşen dava yönünden uyuşmazlığın marka haklarına tecavüz olmayıp, «ilan» yoluyla haksız rekabete ilişkin olduğu, bu kapsamda Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı tespiti karşısında asıl dava kapsamında haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesine karar verildiği, olay tek ve hukuki nitelendirmesi hakime ait olmakla birleşen dava yönünden aynı hususta, tek eylem karşısında (objektif dava birleşmesinden söz edilemeyeceğinden) haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, işbu birleşen davada, davacılar 10.000 TL itibar/manevi tazminat ve 90.000 TL «maddi tazminata» hükmedilmesini talep etmiş olduklarından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin «marka hakkına tecavüz» eylemine bağlı olarak talep edilmiş olmasına göre haksız rekabet olarak nitelendirilen eyleme bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmadığına, bu talepleri TTK’nın 56/(1)-d ve e maddelerine dayalı talepler olarak değerlendirildiğinde, davacı yanın mevcut olay sebebiyle haksız tecavüze uğradığı sabit ise de maddi zararın doğduğu sabit olmadığı, haksız tecavüz yüzünden zarar gören kişi TBK'nın 58. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat verilmesini isteyebileceği, yollama yapılan bu madde uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca özel bir kast veya ağırlığın şart olmadığı, ancak olayın mahiyetine, boyutlarına ve itibar tazminatı istenmiş olmasına göre, davacının markasıyla ilgili itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı yanın basın yayın organları internet ve twitter gibi araçlarla haksız rekabet niteliği «taşıyan» dava konusu edilen yayınlarının men'ine, hükmün ilanına, karşı davanın reddine, birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız rekabet olarak nitelendiriler …
1-Asıl dava, davalının iletimini sağladığı TV kanallarında, internet sitesinde, twittter ve facebook hesaplarında «ilan», beyan ve telkinlerinin 6102 sayılı TTK'nın 54. ve 55. maddelerinde düzenlendiği şekilde «kötüleme» vb. suretlerle «haksız rekabet» teşkil etmesi nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve hükmün ilanı, karşı dava; davacı yanın D-Smart Logolu Platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti ve birleşen dava ise «marka hakkına tecavüzün» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… ekili, davalının iletimini sağladığı TV kanallarında, internet sitesinde, twittter ve facebook hesaplarında ve Sabah Gazetesi 19.12.2013 tarihli nüshasında yer alan «ilanda» müvekkillerinin marka hakkına ve markalarının itibarına tecavüz teşkil eder eylemlerde bulunduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin önemli bir kısmının aynı zamanda müvekkilinin iş ve işletmesini hedef aldığını, «haksız rekabet» teşkil ettiğini, müvekkilinin markasının itibarını zedeleyici ilanlar verdiğini, 556 sayılı KHK’nın 9. ve 68. maddeleri uyarınca markaya tecavüz halinin değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ilan ve reklamlarında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, ilan ve reklamların asıl amacının yanıltıcı, incitici beyanda bulunmak olduğunu, ilan ve reklamlarda müvekkilinin markasının kullanım biçiminden değerini düşürme ve küçümseme amacı güdüldüğünün anlaşıldığını, KHK gereği tecavüz fillerinin men ve ref'inin istenmesi imkanının bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilerince tespit edilen ve davaya konu yapılan tecavüzler ile müvekkil markasını haksız ve hukuka aykırı olarak izinsiz kullanılması yanında yanlış yanıltıcı ve incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle müvekkilinin D-SMART markası üzerindeki hakkına tecavüz etmesi, D-SMART marka itibarının zedelenmesi, marka üzerinden işletme değerine zarar verilmiş olm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · davanın konusu · tespit davası · fesih · marka hakkına tecavüz · görevsizlik kararı · yetki · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında Uydu Dağıtım Sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin 31/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ve sözleşmede yer alan «fesih» hükümlerine uygun olarak sonlandırıldığı, sözleşmenin sonlandırılmasının hemen öncesinde ve sonrası davalının D Smart platformu üzerinden yayın yapan kanallarında, resmi internet sitesinde ve resmi sosyal medya hesaplarında yazılan ve yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, davalı-karşı davacının mevcut ifadelerin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu savunmalarının yerinde olmadığı, mevcut ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı ve yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, karşı dava yönünden davalının TEKEL niteliğinde hizmet sunmadığı, yasal mevzuat hükümleri, RTÜK, Rekabet Kurulu Başkanlığı, BTK'dan gelen yazı cevaplarına göre, karşı davacı medya hizmet sağlayıcısının, davacıya ait platforumunda taşınmasına ilişkin talebin «tespit davası konusu» edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı, yasal düzenlemeler doğrultusunda ve HMK'da düzenlenen tespit davası koşullarının bulunmadığı, karşı davanın konusunu teşkil eden hususta karar verme «yetki» ve görevinin ancak RTÜK'e ait olabileceği, uydu platform işletmeciliği faaliyetinin RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen bir faaliyet olduğu, birleşen dava yönünden uyuşmazlığın marka haklarına tecavüz olmayıp, «ilan» yoluyla haksız rekabete ilişkin olduğu, bu kapsamda Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı tespiti karşısında asıl dava kapsamında haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesine karar verildiği, olay tek ve hukuki nitelendirmesi hakime ait olmakla birleşen dava yönünden aynı hususta, tek eylem karşısında (objektif dava birleşmesinden söz edilemeyeceğinden) haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, işbu birleşen davada, davacılar 10.000 TL itibar/manevi tazminat ve 90.000 TL «maddi tazminata» hükmedilmesini talep etmiş olduklarından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin «marka hakkına tecavüz» eylemine bağlı olarak talep edilmiş olmasına göre haksız rekabet olarak nitelendirilen eyleme bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmadığına, bu talepleri TTK’nın 56/(1)-d ve e maddelerine dayalı talepler olarak değerlendirildiğinde, davacı yanın mevcut olay sebebiyle haksız tecavüze uğradığı sabit ise de maddi zararın doğduğu sabit olmadığı, haksız tecavüz yüzünden zarar gören kişi TBK'nın 58. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat verilmesini isteyebileceği, yollama yapılan bu madde uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca özel bir kast veya ağırlığın şart olmadığı, ancak olayın mahiyetine, boyutlarına ve itibar tazminatı istenmiş olmasına göre, davacının markasıyla ilgili itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı yanın basın yayın organları internet ve twitter gibi araçlarla haksız rekabet niteliği «taşıyan» dava konusu edilen yayınlarının men'ine, hükmün ilanına, karşı davanın reddine, birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız rekabet olarak nitelendiriler …
O halde mahkemece, asıl dava, karşı dava ve birleşen davalara konu uyuşmazlıkların niteliği ve davalar arasındaki bağlantının varlığı nedeniyle «görevli» «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan davaların Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde birlikte görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davalarda verilen kararın bu ned …
1-Asıl dava, davalının iletimini sağladığı TV kanallarında, internet sitesinde, twittter ve facebook hesaplarında «ilan», beyan ve telkinlerinin 6102 sayılı TTK'nın 54. ve 55. maddelerinde düzenlendiği şekilde «kötüleme» vb. suretlerle «haksız rekabet» teşkil etmesi nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve hükmün ilanı, karşı dava; davacı yanın D-Smart Logolu Platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti ve birleşen dava ise «marka hakkına tecavüzün» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… unun tespiti halinde maddi ve manevi tazminatın tespiti ve taktirine ilişkin olması nedeniyle aralarında irtibat bulunan asıl dava, karşı dava ve birleşen davaların «görevli» «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12258 E. 2017/5072 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi · ifa · fesih · sebepsiz zenginleşme · kamu düzeni · yetki
Benzer bu kararda… olan davacı tarafından alınması gerektiği, bu tür bir yükümlülüğün ancak bir sözleşme hükmü ve mülkiyet sahibine ait hak üzerinde işlem yapabilme yetkisi veren bir «yetki belgesi» ile davalıya yüklenebileceği, davacının davalıya bu şekilde bir vekalet verildiğini ileri sürmediği, taraflar arasındaki sözleşmede yayın lisansının alınması yükümlülüğünün açık şekilde davalıya yüklenmediği, sözleşmenin 3.1. madde başlığının davacı tarafından temin edilecek servisler olduğu, bunun yanında davalı yükümlülüklerini düzenleyen sözleşmenin 2.1. maddesinde, kanalın taşınmasının sağlanması olduğu belirtildikten sonra 2.1.1. maddesinde davalının davacı için kanal «taşıyacağı», platformun alt yapısını temin edeceği, 2.1.4. maddesinde ise davacı tarafından lisanslanan kanalı taşıyamaması halinde ise önceden davacıya bildirileceğinin kabul edildiği, kanalın taşınması edimi davalıya ait olmakla birlikte burada sözü edilen taşınması gereken kanalın usulüne uygun olarak lisansı alınarak Türkiye'de yayın yapabilecek nitelikteki bir televizyon kanalı olduğu, lisansın alınmasından sonra kanalın platforma taşınması yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, «tacir» olan her iki yanın lisansı bulunmadan bir televizyon kanalının Türkiye'de kurulu bir platform üzerinden yayın yapamayacağını bilmeleri gerektiği, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmede davalının bu yasal yükümlülükten kaynaklanan zararlarının tazmine yönelik açık bir yükümlülük altına girmediği, esasen taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri böyle bir konu üzerinde anlaşmaya varsalar dahi sözleşmenin lisans alınmadan «ifa» edilemeyeceği açık olduğundan herkesin «sebepsiz zenginleşme» kurallarına göre aldığını iade etmesi gerektiği, bu kapsamda sözleşmenin 21 ay sürdükten sonra sona ermesinin MK'nin 2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, davacının feshinin haklı «sebebe» dayanmadığı gerekçesi ile davacının sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı tazminat istemlerinin reddine; ancak taraflar arasındaki sözleşmenin davacının 16.07.2010 tarihli feshine kadar devam ettiği ve «fesih» tarihinden önce davalının hizmeti almadığına ilişkin bir savunma ve delili bulunmadığı, davacı yanın verilen hizmete ilişkin «fatura» keşide ederek hizmetin verildiğini de kanıtladığı gerekçesi ile davacının belirlenen ödenmemiş 55.000 USD'lik «hizmet bedeli» alacağı yönünden davanın kabulüne, davacının 55.000 USD alacağının 14.06.2010 tarihli ihtarla verilen 7 günlük sürenin sona erme tarihi olan 24.06.2010 tarihinden …
Dava, taraflar arasında akdedilen ''kanal «taşıma sözleşmesi»'' başlıklı sözleşmenin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı, «fesih» tarihine kadar geçen döneme ilişkin «fatura» bedelleri ile fesih sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… oruna göre, dava konusu ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı, beyanların davacı/karşı davalıları tarafların sözleşme kapsamında dahilinde beraber elde ettikleri «müşteri portföyüne» el koymakla suçladığı, yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, yanlar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden söz edilemeyeceği, başkaca platform işletmecilerinin bulunması sebebiyle davacı yanın tekel niteliğinde bir hizmet sunduğundan söz edilemeyeceği, nihayet sözleşmenin belirlenen koşullarda feshedilmesinin yasal olduğu, karşı davacının sözleşmenin sona ermesine rağmen aynı koşullarda sahibi olduğu kanalların davacıya ait platformda taşınması yükümlülüğünün tespitini dava konusu yaptığı, bu istemin tespit davasına konu edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti ve hükmün «ilanı», karşı dava ise davacı yanın .......... logolu platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · maddi tazminat
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2370 E. 2018/8090 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… oruna göre, dava konusu ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı, beyanların davacı/karşı davalıları tarafların sözleşme kapsamında dahilinde beraber elde ettikleri «müşteri portföyüne» el koymakla suçladığı, yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, yanlar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden söz edilemeyeceği, başkaca platform işletmecilerinin bulunması sebebiyle davacı yanın tekel niteliğinde bir hizmet sunduğundan söz edilemeyeceği, nihayet sözleşmenin belirlenen koşullarda feshedilmesinin yasal olduğu, karşı davacının sözleşmenin sona ermesine rağmen aynı koşullarda sahibi olduğu kanalların davacıya ait platformda taşınması yükümlülüğünün tespitini dava konusu yaptığı, bu istemin tespit davasına konu edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti ve hükmün «ilanı», karşı dava ise davacı yanın .......... logolu platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMadde metninden de anlaşılacağı üzere, bu tür «haksız rekabetin» oluşabilmesi için başkalarının faaliyetini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yazıda kullanılan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetleri «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olması sebebiyle ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · işçilik alacakları · ticari itibar · acente · muvazaa · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2013/15353 E.,2013/15302 K. ve 24.06.2013 tarihli kararında " ...davalı şirket ile şube müdürleri arasında imzalanan «acente» sözleşmesinin «muvazaalı» olduğu, gerçekte şube müdürü olan çalışanlara acente sıfatı verilmek suretiyle davalı işverenin işyerindeki faaliyetini sürdürdüğü ve bu değişikliği kabul etmeyen işçilerin işten çıkarıldığı...." hususu belirlenmiştir.
55/1-a-1 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca yazının davacının «ticari itibarını» ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, dolayısıyla TBK 58. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun «dürüstlük kuralına» aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55. maddesi "(1) Aşağıda sayılan hâller «haksız rekabet» hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7809 E. , 2016/3831 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2014
NUMARASI 2013/397-2014/619
Taraflar arasında görülen davada ........ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2014 tarih ve 2013/397-2014/619 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/04/2016 günü hazır bulunan davacılar-karşı davalılar vekili Av. T.. T.. ile davalı-karşı davacı vekili Av. ....... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ............ tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında uydu dağıtım sözleşmeleri ve buna bağlı olarak ek sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmelerin usulünce fesh edildiğini, usulüne uygun feshe rağmen davalının .........abonelerini ve kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini, davalının kötüleme vb. suretlerle haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ....... platformundan çıkarılmasının usul ve yasaya uygunluğundan bahsetmeye olanak bulunmadığını, davacıların ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak ayrımcılık yaptıklarını, davacı tarafından müvekkilinin haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen beyanların hukuka aykırı olmadıklarını, zira 6112 sayılı Kanun ve RTÜK Uydu Yayın Yönetmeliği hükümleri dairesinde uydu platformlarının eşitliğe aykırı her türlü davranıştan kaçınmaları ve ayrımcı uygulama tesis etmemelerinin yasal bir zorunluk olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir zaman ..........platformunu kötülemediğini savunarak, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada ise, davacıların müvekkili şirket kanallarını tek taraflı olarak platformdan çıkarma hak ve yetkilerinin bulunmadığını, aksi halde müvekkili şirketin ekonomik mahvına neden olunacağını iddia ederek, davacıların sahibi bulunduğu ..........
platformunda müvekkili şirket kanallarını taşımakla yükümlü olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı, beyanların davacı/karşı davalıları tarafların sözleşme kapsamında dahilinde beraber elde ettikleri müşteri portföyüne el koymakla suçladığı, yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme kapsamında olduğu, yasada tanımlanan haksız rekabeti oluşturduğu, yanlar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden söz edilemeyeceği, başkaca platform işletmecilerinin bulunması sebebiyle davacı yanın tekel niteliğinde bir hizmet sunduğundan söz edilemeyeceği, nihayet sözleşmenin belirlenen koşullarda feshedilmesinin yasal olduğu, karşı davacının sözleşmenin sona ermesine rağmen aynı koşullarda sahibi olduğu kanalların davacıya ait platformda taşınması yükümlülüğünün tespitini dava konusu yaptığı, bu istemin tespit davasına konu edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda görevli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve hükmün ilanı, karşı dava ise davacı yanın .......... logolu platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş ise de; ........Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2004/2 esas sayısında kayıtlı, işbu davadaki davacılar tarafından davalı aleyhine aynı eylemler nedeniyle açıldığı anlaşılan davanın işbu dava ile HMK.166 ncı maddesi hükmünce irtibat nedeniyle birleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece birleşen dosya ile ilgili karar verilmek üzere hükmün salt bu nedenle davalı/karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı/ karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ........ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, .........yararına BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin ............dan alınıp davalı-karşı davacı ..............'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/197943400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz