İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4969 E. 2015/11963 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari vekil↗ sebepsiz zenginleşme↗ istirdat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmenin kar ettiği, davalının, işletmenin borçları için akrabalarından borç alınması yönünde bir talimatının olmadığı, davacının işletme kar etmesine karşın işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ticari vekilin yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre; davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak en azından sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu sebeple, davacının işletme kar etmesine karşın, işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4415 E. 2020/1830 K.
Ortak:ticari vekil · istirdat · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, davacı «ticari vekilin» yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı «ticari vekilin» yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · müktesep hak · maddi tazminat
Benzer bu kararda… , buna göre davacının alacağının toplamının 37.529,22 TL olduğunun anlaşıldığı, diğer dekont, makbuz vd. ödeme belgelerindeki ödemelerin davacı tarafından davacının «malvarlığından» yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 37.529,22 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebini …
Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesine ve bu yönden davacı lehine usuli «müktesep hak» oluşmasına rağmen anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda diğer dekont, makbuz vb. belgelerdeki ödemelerin dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/263 E. 2014/3074 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · sözleşmeye aykırılık · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 15.6. maddesi «sözleşme özgürlüğü» sınırları içinde kalıp taraflar için bağlayıcı olduğu, bu durumda davalı bankanın erken kapatma «sebebi» ile erken kapatma maliyeti adı altında bir tahsilat yapmasında «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı, erken kapatma sebebi ile davalı bankanın 43.410,19 TL faiz gelirinden yoksun kaldığı, yoksun kaldığı faiz gelirinin erken kapatma maliyeti adı altında …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17701 E. 2013/15679 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · erken ödeme komisyonu · sözleşmeye aykırılık · komisyon · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 15.6.maddesi, «sözleşme özgürlüğü» sınırları içinde kalıp, taraflar için bağlayıcı olduğu, bu durumda davalı bankanın erken kapatma «sebebi» ile erken kapatma maliyeti adı altında bir tahsilat yapmasında «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı, erken kapatma sebebi ile davalı bankanın 43.410,19 TL faiz gelirinden yoksun kaldığı, yoksun kaldığı faiz gelirinin erken kapatma maliyeti adı altında …
2- Ancak, davacı diğer savunmalarının yanı sıra kendisinden kesilen «erken ödeme komisyonunun» yüksek olduğunu da savunduğuna ve taraflar arasındaki sözleşmede de bu hususta bir belirleme bulunmadığına göre, mahkemece diğer bankalardan aynı dönemde uygulanan erken ödeme komisyonu oranı sorulup buna göre bir uygulama yapılmak gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/285 E. 2015/4731 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, diğer bankalardan «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken ödenmesi halinde uyguladıkları ücret oranları sorulmak suretiyle davalı bankanın uyguladığı erken kapatma ücreti oranının fahiş olup olmadığı makul oranın ne olduğu hususlarında «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin 15.6. maddesinde kredi erken kapatma ücretinin belirleme «yetkisinin» davalı bankaya tanındığı, bankanın bu yetkisini MK.2. maddesindeki «dürüstlük kuralına» aykırı kullandığına ilişkin iddiada bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle haksız alındığı iddia olunan erken kapatma ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.6. maddesinde “kredinin vadesinden önce ödenmesini kabul edip etmemekte ve bu halde uygulanacak faiz oranını ve erken ödeme ücreti miktarını belirlemekte bankanın serbest olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4969 E. , 2015/11963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2014 tarih ve 2011/122-2014/274 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.11.2015 günü hazır bulunan davacı asil ..., davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, davalının cezaevinde bulunduğu süre içerisinde davacının davalıya ve davalının işletmesine ait borçları ödediğini, bu ödemeleri yaparken aile efradından pek çok borç aldığını, yine davalıya da borç para verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL manevi tazminat ile 90.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin cezaevine girmesi nedeniyle sahibi olduğu Yeşiltepe Su isimli işyerindeki işlerin takibini davacının yerine getirdiğini, davacının davalıya ait ödemeleri bizzat işletmenin gelirleri ile yaptığını, davalının davacıya başkalarından borç alınması yönünde bir talimat vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmenin kar ettiği, davalının, işletmenin borçları için akrabalarından borç alınması yönünde bir talimatının olmadığı, davacının işletme kar etmesine karşın işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ticari vekilin yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre; davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak en azından sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu sebeple, davacının işletme kar etmesine karşın, işletme için aldığı borçları neden işletme kaynaklarından ve elde edilen kardan ödemediğinin anlaşılamadığı, davalının alınan borçlara yönelik bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185129100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz