İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4415 E. 2020/1830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari vekil↗ malvarlığına ilişkin dava↗ müktesep hak↗ istirdat↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, HSCB Bankasına yapılan 2.100,00TL, Yapı Kredi Bankasına yapılan 21.129,72 TL, 2009/21354, 2009/20063, 2009/27004 tahsilat sıra nolu makbuzlar toplamı karşılığı yapılan 500,00 TL ödemenin davacı tarafından yapıldığı ayrıca, davalının davacının iş yerinde çalıştığı 05.07.2009-27.03.2010 tarihleri arası emek ve mesaisi karşılığının 13.800,00 TL olduğu, buna göre davacının alacağının toplamının 37.529,22 TL olduğunun anlaşıldığı, diğer dekont, makbuz vd. ödeme belgelerindeki ödemelerin davacı tarafından davacının malvarlığından yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 37.529,22 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı ticari vekilin yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre, davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesine ve bu yönden davacı lehine usuli müktesep hak oluşmasına rağmen anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda diğer dekont, makbuz vb. belgelerdeki ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığından bahisle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4969 E. 2015/11963 K.
Ortak:ticari vekil · istirdat · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı «ticari vekilin» yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacı «ticari vekilin» yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre; davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak en azından «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11803 E. 2018/6510 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 21.529,09 EURO üzerinden kısmen kabulüne, davacı şirket lehine gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. HD 2015/15328/2017/941
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15328 E. 2017/941 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4415 E. , 2020/1830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/03/2018 tarih ve 2016/100-2018/173 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2020 günü hazır bulunan davacı asil ... vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, davalının cezaevinde bulunduğu süre içerisinde davacının davalıya ve davalının işletmesine ait borçları ödediğini, bu ödemeleri yaparken aile efradından pek çok borç aldığını, yine davalıya da borç para verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL manevi tazminat ile 90.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin cezaevine girmesi nedeniyle sahibi olduğu Yeşiltepe Su isimli işyerindeki işlerin takibini davacının yerine getirdiğini, davacının davalıya ait ödemeleri bizzat işletmenin gelirleri ile yaptığını, davalının davacıya başkalarından borç alınması yönünde bir talimat vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, HSCB Bankasına yapılan 2.100,00TL, Yapı Kredi Bankasına yapılan 21.129,72 TL, 2009/21354, 2009/20063, 2009/27004 tahsilat sıra nolu makbuzlar toplamı karşılığı yapılan 500,00 TL ödemenin davacı tarafından yapıldığı ayrıca, davalının davacının iş yerinde çalıştığı 05.07.2009-27.03.2010 tarihleri arası emek ve mesaisi karşılığının 13.800,00 TL olduğu, buna göre davacının alacağının toplamının 37.529,22 TL olduğunun anlaşıldığı, diğer dekont, makbuz vd. ödeme belgelerindeki ödemelerin davacı tarafından davacının malvarlığından yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 37.529,22 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı ticari vekilin yaptığı harcamaların davalı vekalet verenden istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davacının, işletmenin borçlarını kapatmak için davalı kardeşi adına borç aldığı, işletmeye baktığı dönemlerde işletmenin kar ettiği kabul edildiğine ve karar davalı tarafça temyiz edilmediğine göre, davalının, davacı tarafından yapılan ödemelerin şirket gelirinden ödendiğini iddia edip bu hususu ispat edemediği nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesine ve bu yönden davacı lehine usuli müktesep hak oluşmasına rağmen anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda diğer dekont, makbuz vb.
belgelerdeki ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığından bahisle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.886,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/598081000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz