6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Açık hesap ilişkisinde ticari defirle ispat ve alacağın likit sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1366 E. 2025/1465 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işlemişse, TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Fatura ticari defterlere kaydedilmişse, faturanın delil değeri TTK 21/2 yerine ticari defterlerin delil değerine ilişkin HMK 222 çerçevesinde değerlendirilir; faturayı süresinde itiraz/iade etmeyip defterine kaydeden borçlu, geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunduğunu kabul etmiş sayılır ve borçlu olmadığını yazılı/kesin delille ispatlamalıdır. Davacının alacağı davalının ticari defterlerinde aynen kayıtlıysa, borçlunun hesaplamaya ihtiyacı olmadığından alacak likit sayılır ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Ayrıca, icra takibi konkordato mühleti başlamadan açılmışsa, sonradan verilen geçici/kesin mühlet kararları itirazın iptali davasının görülmesine engel olmaz; mühlet içinde de bu davaya devam edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Konkordato mühleti nedeniyle davanın reddi talebi → ret

İddia: Davalı vekili, davalı şirket hakkında Anadolu 3. ATM'nin 2025/150 esas sayılı dosyasında 20.02.2025'te 3 ay geçici mühlet, 30.06.2025'te 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, takibin bu aşamada durdurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takibi 09.10.2024 tarihinde, takip yasağı başlamadan açılıp itiraza uğramıştır. Geçici mühlet ve tedbir kararları sadece takipleri durdurur; konkordato mühleti içinde itirazın iptali davası açılabilir ve davaya devam edilebilir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili arabulucu anlaşamama tutanağının dosyaya sunulmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 26.11.2024 tarihli anlaşamama son tutanağı dava dilekçesi ekinde dosyada mevcuttur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Açık hesap ilişkisinde ticari defter ve fatura ile ispat, alacağın likit sayılması → ret

İddia: Davalı vekili, teslim alındığı iddia edilen mal/hizmetin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, faturanın tek başına borcun varlığını ispatlamayacağını, TTK 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır; ticari ilişki açık hesap şeklinde işlemiştir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur; taraflar alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmemişse içeriği kesinleşir, ancak akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kaydedilmişse artık faturanın delil olmasına ilişkin bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK 222'ye bakmak gerekir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyip ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal/hizmet almadığını, borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Alacağın likit olduğunun kabulü için borçlunun talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya kolayca hesap edebilmek durumunda olması gerekir. Bilirkişi incelemesinde davacının asıl alacak miktarının davalının ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu belirlendiğinden, davalının borç miktarını bilmesi için bir hesaplamaya ihtiyacı yoktur; bu nedenle alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Açık hesap ilişkisinde faturanın TTK 21/2 kapsamında değil, ticari defterlere kaydedilmesi halinde HMK 222 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve alacağın likit sayılma koşulları ile konkordato mühletinin itirazın iptali davasına etkisi konusunda BAM'ın kendi muhakemesiyle oluşturduğu, bölgesel ikna edici değer taşıyan bir değerlendirmedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
arabuluculuk

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali açık hesap ilişkisi cari hesap sözleşmesi ticari defterlerin delil değeri faturanın delil değeri alacağın likit olması icra inkar tazminatı konkordato geçici/kesin mühlet arabuluculuk dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 89/2TTK 21/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1366

KARAR NO 2025/1465

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/06/2025

NUMARASI 2024/983 Esas 2025/574 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 04/12/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili davalı/borçlu şirket aleyhine müvekkili tarafından Bakırköy 17. İcra Dairesinin ... esasa sayılı dosyası ile 9.10.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu vekili aracılığıyla icra dosyasına sunduğu bila tarihli dilekçesi ile icra takibine,borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,davacının alacağın müvekkil şirket ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiğini, malların müvekkil şirket'e teslimine ilişkin ispat yükü davacıda olup davacı tarafından hiçbir belge sunulmadığını, cari hesap ekstresini dayanak göstermiş olup bunun hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine, ayrıca davacı taraf arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğinden bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda cari hesap alacağını oluşturan faturaların dayanağı e-temel irsaliyeler incelenmiş olup irsaliyeler üzerinde davalı kaşe ve personel isim imzanın yer aldığı,faturaların elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, elektronik faturalara davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek kanuni sürede itiraz olmadığı, tüm faturalar ve ödemelerden sonra 11.10.2024 icra takip tarihi itibariyle 442.558,76- TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu, alacağın davalı ve davacı defterlerinde tespit edildiği gerekçesiyle, 442.558,76- TL asıl alacağa itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; teslim alındığı iddia edilen hizmetin veya malların, yazılı delille ispatlanması gerektiğini, faturanın, tek başına borcun varlığını ispatlamayacağını, TTK'nın 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, davacı tarafından yazılı cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ettiklerini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden Anadolu 3. ATM’nin 2025/150 esas sayılı dosyası kapsamında 20.02.2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet, 30.06.2025 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, takibin bu aşamada durdurulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; cari (açık)hesap alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili arabulucu anlaşamama tutanağının dosyaya sunulmadığını ileri sürmüş ise de 26.11.2024 tarihli anlaşamama son tutanağı dava dilekçesi ekinde dosyada mevcuttur.Davalı vekili müvekkili bakımından, 30.06.2025 tarihinde 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiğini ileri sürmekte ise de icra takibinin 09.10.2024 tarihinde; takip yasağı başlamadan açılıp itiraza uğradığı; verilen geçici mühlet ve tedbir kararlarının sadece takipleri durduracağı konkordato mühleti içinde itirazın iptali davası açabileceği ve davaya devam edileceğinden davalı vekilinin bu nedenle davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur.

Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari hesap bakiyesi talep edilmiş olup, dava dilekçesinde, ticari defterlere delil olarak dayanılmıştır. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir.

Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Alacağın likit olduğunun kabulü için gereken şartlar “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olmasıdır.Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının asıl alacak miktarının davalının ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu belirlendiğinden davalının borç miktarını bilmesi için bir hesaplamaya ihtiyacı olmadığından alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 30.231,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.557,80-TL harcın mahsubu ile kalan 22.673,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1840 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.