İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2676 E. 2015/4431 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti↗ ticari faiz↗ olumsuz oy↗ ıslah↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sahibi olduğu malları davacının antreposuna bıraktığı 27.04.2001 tarihinden, takip tarihi olan 21.02.2011 tarihine kadarki döneme ilişkin hesap edilen 17.153,32 TL tutarındaki antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibinin 11.500 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağın takdiren %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, takibin 11.500,00 TL alacak üzerinden yapılmış olması nedeniyle kalan ve ıslah edilen 5.653,32 TL alacağın ıslah tarihi olan 27.03.2013 tarahinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ardiye ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1)Davalı vekili savunmalarında davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2)Mahkemece emtianın antrepoya bırakıldığı 27.04.2001 tarihinden dava tarihi olan 29.06.2011 tarihine kadar geçen süre nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerek davacının gerekse davalının emtianın tasfiyesi konusunda gümrük idaresine herhangi bir başvuruda bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda yurt dışından gelen emtia nedeniyle yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davalı tarafından mal alınmadığı takdirde Gümrük İdaresi'ne bu yönde bir başvuru yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda tacir olan davacıya da görev düşüp düşmediği, davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile 44. maddesi gereğince davacının hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da değerlendirilip tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi kabul şekli itibariyle dahi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4729 E. 2015/11680 K.
Ortak:ardiye ücreti · ıslah
İncelediğiniz kararda… e kadarki döneme ilişkin hesap edilen 17.153,32 TL tutarındaki antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibinin 11.500 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağın takdiren %20'si tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, takibin 11.500,00 TL alacak üzerinden yapılmış olması nedeniyle kalan ve «ıslah» edilen 5.653,32 TL alacağın ıslah tarihi olan 27.03.2013 tarahinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ardiye ücretinin» tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaGümrük Müdürlüğüne «teslim» edildiği ve ilgili idarece 23.10.2007 tarihinde onaylanarak tescil edildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalı tarafından gümrük mevzuatı uyarınca emtianın tasfıyeye tabi tutulması istemiyle verdiği dilekçeye rağmen davacıya ücret ödemek zorunda olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, davalının verdiği dilekçenin Gümrük İdaresince kayıt altına alınmasına rağmen tasfıye işlemelerinin yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı bu nedenle malın halen davalının mülkiyetinde olduğu bu nedenle davacıya antrepo ücreti ödemek zorunda olduğu, aynı malların «ardiye ücreti» ile ilgili tarafları aynı olan ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas - 2011/396 karar sayılı dosyasında «ardiye ücretinin» tahsiline karar verildiği ve bu kararın «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 144.981,56 TL ardiye ücretinin 30.000,00 TL'sinin 20/08/2013, 114.981,56 TL'sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, dava tarihi itibariyle alacak hesabı yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «ıslah» tarihi olan 17.11.2014 tarihine kadar doğan alacağa hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · ba beyannamesi · denetime elverişlilik · ek tasfiye · avans faizi · temsil · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alıcısı olduğu malları davacıya ait antrepoya 04.10.2007 tarihinde «teslim» ettiği, davalının yasal «temsilcisi» olan Ekin Gümrük Müşavirliği tarafından bu mallarla ilgili antrepo «beyannamesinin» düzenlenerek ...
… e göz önüne alınarak, Gümrük mevzuatı kapsamında davalı tarafından emtianın alınmadığı veya alınamadığı durumlarda davacı antrepo sahibinin, durumu Gümrük İdaresine «bildirim yükümlülüğünün» olup olmadığı veya «tasfiye» işlemlerini başlatma ödevinin bulunup bulunmadığı, davalı antrepo sahibinin davacının zararının artmasına sebbiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile BK'nın 44. maddesi gereğince davacının hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da değerlendirilip tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas - 2011/396 karar sayılı dosyasında «ardiye ücretinin» tahsiline karar verildiği ve bu kararın «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 144.981,56 TL ardiye ücretinin 30.000,00 TL'sinin 20/08/2013, 114.981,56 TL'sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gümrük Müdürlüğüne «teslim» edildiği ve ilgili idarece 23.10.2007 tarihinde onaylanarak tescil edildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalı tarafından gümrük mevzuatı uyarınca emtianın tasfıyeye tabi tutulması istemiyle verdiği dilekçeye rağmen davacıya ücret ödemek zorunda olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, davalının verdiği dilekçenin Gümrük İdaresince kayıt altına alınmasına rağmen tasfıye işlemelerinin yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı bu nedenle malın halen davalının mülkiyetinde olduğu bu nedenle davacıya antrepo ücreti ödemek zorunda olduğu, aynı malların «ardiye ücreti» ile ilgili tarafları aynı olan ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15579 E. 2012/6072 K.
Ortak:ardiye ücreti
İncelediğiniz karardaDava, «ardiye ücretinin» tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücretinin» tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe «terk» ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000 …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği «ardiye ücreti» belirlenip, varsa davacının «müterafik kusuru» oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · terkin · kusur · teslim
Benzer bu karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücretinin» tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe «terk» ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000 …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği «ardiye ücreti» belirlenip, varsa davacının «müterafik kusuru» oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı antrepocunun da 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında uzun süre sessiz kalarak, Borçlar Kanunu’nun 98/2 maddesi delaletiyle 44. maddesi uyarınca zararın artmasına sebebiyet verip vermediği, yani olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa «kusur» indirimi yapılarak davacının talep edebileceği antrepo ücreti belirlenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8709 E. 2013/7964 K.
Ortak:tacir
İncelediğiniz kararda… yle yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davalı tarafından mal alınmadığı takdirde Gümrük İdaresi'ne bu yönde bir başvuru yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda «tacir» olan davacıya da görev düşüp düşmediği, davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile 44. maddesi gereğinc …
Benzer bu kararda… ile yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davalı tarafından mal alınmadığı takdirde Gümrük İdaresi'ne bu yönde bir başvuru yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda «tacir» olan davacıya da görev düşüp düşmediği, davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/.... maddesi delaleti ile 44. maddesi gereği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · ek tasfiye · avans faizi · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı eşya sahibi tarafından Türkiye Gümrük Bölgesi'ne getirilerek davacının antreposuna «teslim» edilen 8 kap 5.166 kg eşya için antrepo «beyannamesi» verilmiş olmakla, eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi, 4458 sayılı GK 101/1 maddesi uyannca sınırsız olduğu, bu nedenle ithal edilmeyerek davacının antreposunda bırakılan 1 kap ... kg eşyanın antrepoda bekleme süresi sınırsız olup, davacı antrepo işleticisi, eşyayı antrepoda muhafaza ettiği sürece veya eşya gümrük idaresince tasfiyeye tâbi tutuluncaya kadar, antrepoda bırakılan eşya sahibinden antrepo ücreti talep etme hakkı bulunduğu, dava konusu emtia için Gümrük İdaresi'nce 14.08.2010 tarih ve 934 sayılı tespit tutanağı ile eşya için «tasfiye» kararı alındığından, bu tarihten sonra eşya sahibinin eşya üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı kalmamış olup, davacının davalıdan eşyanın kendisine teslim edildiği tarih olan ....08.1998 tarihi ile tasfiye kararı alındığı 14.08.2010 tarihine kadar antrepo ücreti talep etme hakkı olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.691,92 TL'nin dava tarihi olan 30.06.2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
… e bilirkişiler davacının ücret tarifelerinin dosyaya celbi halinde ücreti hesaplayabileceklerini bildirmişler, davacı ise dosya içerisine 2010 yılı ücret tarifesini «ibraz» etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13745 E. 2012/19469 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7010 E. 2011/17396 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · denetime elverişlilik · pasif husumet · husumet yokluğu · eksik inceleme · temsil · husumet
Benzer bu karardaŞti yönünden davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulü ile, 6.402 TL'nin takip tarihi olan 16.09.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece ilgili hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Komyıldız'ın serbest dolaşıma giriş işlemlerini yapmaması nedeniyle eşyanın antrepodan çıkışına kadarki ücretten sorumlu olduğu, diğer davalının «temsil» yoluyla işlemleri takip etmesi nedeniyle ardiye ücretinden sorumlu olmadığı, ödemenin yabancı para ile yapılacağının kararlaştırılmadığı gerekçesi ile, davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2676 E. , 2015/4431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2011/267-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait emtianın, müvekkilinin antreposuna teslim edildiğini, 27/04/2001 tarihinden, takip tarihine kadarki döneme ilişkin ardiye ücreti alacağının ödenmemesi nedeniyle, ardiye ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davacı arasında yapılmış ardiye sözleşmesi bulunmadığını, borcun varlığını ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının ispata yarar herhangi bir delil sunmadığını, müvekkiline muhafaza edilen malla ilgili bildirimde bulunulmadığını ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sahibi olduğu malları davacının antreposuna bıraktığı 27.04.2001 tarihinden, takip tarihi olan 21.02.2011 tarihine kadarki döneme ilişkin hesap edilen 17.153,32 TL tutarındaki antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibinin 11.500 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağın takdiren %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, takibin 11.500,00 TL alacak üzerinden yapılmış olması nedeniyle kalan ve ıslah edilen 5.653,32 TL alacağın ıslah tarihi olan 27.03.2013 tarahinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ardiye ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1)Davalı vekili savunmalarında davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2)Mahkemece emtianın antrepoya bırakıldığı 27.04.2001 tarihinden dava tarihi olan 29.06.2011 tarihine kadar geçen süre nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerek davacının gerekse davalının emtianın tasfiyesi konusunda gümrük idaresine herhangi bir başvuruda bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda yurt dışından gelen emtia nedeniyle yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davalı tarafından mal alınmadığı takdirde Gümrük İdaresi'ne bu yönde bir başvuru yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda tacir olan davacıya da görev düşüp düşmediği, davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK'nın 98/2. maddesi delaleti ile 44. maddesi gereğince davacının hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da değerlendirilip tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi kabul şekli itibariyle dahi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172498100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz