İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17599 E. 2015/2479 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ifa↗ kesin hükümsüzlük↗ tüketici kredisi↗ genel işlem koşulu↗ ticari dava niteliği↗ emredici hüküm↗ denetime elverişlilik↗ ifa↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde yer alan davalı bankanın erken kapama ücreti tahsiline dayanak hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu ve davacının aleyhine olan bu hükümler yazılmamış sayılacağından davalı bankaca tahsil edilen dava konusu erken kapama ücretinin dayanağının ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 23.011,98 TL'nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir..
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacıdan tahsil edilen komisyon tutarının istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin kurulduğu tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi, "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." hükmünü içermektedir. Şu halde, borçlunun borcunun erken ifasına engel bir durum söz konusu olmasa dahi, bu sebeple sözleşme ile kararlaştırılmış toplam borçtan indirim yapılabilmesi, ancak, maddede öngörülen ve istisnai nitelikteki hallerin varlığı halinde mümkündür.
Erken ifa halinde, örneğin tüketici kredilerine ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, emredici nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27. maddesi uyarınca kesin hükümsüzlük sonucu doğuracağı kuşkusuzdur. Bu durumda, TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin 20 vd. maddelerinin tatbikini gerektirir bir yön bulunmamaktadır.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde erken ifa halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz konusu sözleşmenin TBK'nın 20. maddesi kapsamında kalan bir niteliği olması halinde, sözleşmede borçtan indirim yapılacağının kararlaştırılmış olması ve buna bağlı olarak yapılacak indirimin yine sözleşme ile belirlenen koşullarının, kural olarak borçlunun lehine yapılmış istisnai bir düzenleme niteliğinde olup olmadığının, yapılan sözleşmesel düzenleme ile karşı taraf borçlunun menfaatine aykırı bir durum oluşturulup oluşturulmadığının, somut olaya özgü nedenler de gözetilmek suretiyle, anılan temel kural çerçevesinde irdelenmesi ve bunun sonucuna göre TBK'nın 21. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise ne şekilde uygulanması gerektiği hususları karar yerinde tartışılarak sonuca varılmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve denetime elverişli bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki ticari nitelikte bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kredi sözleşmelerinde kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11586 E. 2018/3608 K.
Ortak:erken ifa · ticari dava niteliği · denetime elverişlilik · ifa · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasındaki «ticari nitelikteki» «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacıdan tahsil edilen «komisyon» tutarının «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve «denetime elverişli» bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki «ticari nitelikte» bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan «kredi sözleşmelerinde» kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle d …
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» kurulduğu tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi, "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce «ifa» edebilir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari nitelikteki» «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacıdan tahsil edilen «komisyon» tutarının «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «kredi sözleşmesinde» kredinin erken kapanmasına ilişkin herhangi bir madde bulunmadığı, davalı tarafça «erken ödeme komisyonu» alımına ilişkin müşteriye yapılan herhangi bir bildirim ve müşterinin kabulünü içerir bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.051,40 TL'nın dava tarihi olan 04/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» kurulduğu tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi, "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce «ifa» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «kredi sözleşmesinde» kredinin erken kapanmasına ilişkin herhangi bir madde bulunmadığı, davalı tarafça «erken ödeme komisyonu» alımına ilişkin müşteriye yapılan herhangi bir bildirim ve müşterinin kabulünü içerir bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.051,40 TL'nın dava tarihi olan 04/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12491 E. 2018/5907 K.
Ortak:erken ifa · kesin hükümsüzlük · tüketici kredisi · genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · emredici hüküm · denetime elverişlilik · ifa · dava şartı
İncelediğiniz karardaErken «ifa» halinde, örneğin «tüketici kredilerine» ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, «emredici» nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27. maddesi uyarınca «kesin hükümsüzlük» sonucu doğuracağı kuşkusuzdur.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde «erken ifa» halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz k …
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve «denetime elverişli» bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki «ticari nitelikte» bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan «kredi sözleşmelerinde» kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle d …
Benzer bu kararda… sebeple sözleşme ile kararlaştırılmış toplam borçtan indirim yapılabilmesi ancak, maddede öngörülen ve istisnai nitelikteki hallerin varlığı halinde mümkündür.Erken «ifa» durumunda, «tüketici kredilerine» ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, «emredici» nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27. maddesi uyarınca «kesin hükümsüzlük» sonucunu doğuracağı kuşkusuzdur.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde «erken ifa» halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz k …
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve «denetime elverişli» bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki «ticari nitelikte» bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan «kredi sözleşmelerinde» kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · genel işlem şartları · erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · kar mahrumiyeti · ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · ödeme planı
Benzer bu kararda… nusu talebi kabul edip etmeme hususunda tek taraflı olarak yetkili olduğunu, Bankanın kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceğini, bankanın «muvafakatine» dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim «dahil» bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını, söz konusu talebi Bankaya ödeme yapmak istediği tarihten iki iş günü önce ve yazılı olarak tebliğ etmeyi, Bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı «kar mahrumiyeti», zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğini, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem «masrafı»/«komisyonu» ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve defaten ödemeyi beyan, kabul ve «taahhüt» eder.”, 7.9.2 maddesi, “Yukarıda belirtilen madde hükümleri geçerli olmak üzere; a)Müşteri krediden doğan bakiye borcun bir bölümünü vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcuna «son» taksit ödeme tarihinden «ara» ödeme yapılan tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen cari faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, KKDF, BSMV tutarlarını Bankaya ödedikten sonra Bankanın erken yatırılan anaparayı toplam anaparadan indirerek çıkaracağı yeni «ödeme planı» doğrultusunda borcunu ödeyeceğini, b) Müşteri krediden doğan bakiye borcun tamamını vadesinden önce ödemeyi talep ettiği takdirde; mevcut anapara borcunu son taksit ödeme tarihinden kredinin erken kapatıldığı tarih arasında geçen gün için sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faiz, BSMV ve KKDF tutarlarını ödemeyi, c) Müşteri bir veya birkaç taksit bedelini vadesinden önce ödemek istediğinde, erken ödenecek taksitlere ait faiz (orijinal «vadeye» göre hesaplanmış faiz reeskontunun tamamının) BSMV ve KKDF tutarlarını da ödeyeceğini «kabul beyan» ve taahhüt eder”, ''Komisyon ve Masraf Karşılıkları'' başlıklı 7.4.1 maddesinde de “Müşteri, Bankanın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı «teminatlar» (Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemlerin gerektirdiği tüm vergi, resim, «harç», tarh edilebilecek cezaları, sigorta «prim», noter masrafları ve sair masraflar) ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, «hesap işletim ücretlerini», fon veya «teamüllerine» göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini, Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilrikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 05.12.2012 tarihli ve 15.000.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmeden «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlere yer verilmesine rağmen oranının açıkça belirtilmediği, «emsal banka uygulamaları» sorularak yaptırılan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı banka tarafından %2 erken kapama komisyonu alınmasının makul olacağı, bu nedenle 271.550,54 TL fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonu ve 18.270.00 TL «ipotek» fek bedeli olmak üzere toplam 289.820,54 TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03/04/2013 tarihi …
2- Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» erken kapatılması nedeni ile «erken ödeme komisyonu» ve «ipotek» fek ücreti adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın kredinin erken kapatılması sebebiyle maruz kalacağı risklerin belirli ölçüde karşılanması amacına hizmet eden erken kapatma «komisyonu» uygulamasının gerek sözleşme ile kararlaştırılması, gerekse «hakkaniyete» uygun olması sebebiyle isabetli gözüktüğü ancak, nihayetinde standart sözleşme olarak düzenlenen ve «genel işlem şartları» niteliğinde değerlendirilebilen «kredi sözleşmesi» hükmünün verdiği bu «yetkinin» makul sınırlar içinde ve piyasa koşullarına uygun olarak kullanılması, uygulanacak oranın davacı müşteriye bildirilmesi ve müşteriyi haksız surette zarara sokacak şekilde uygulanmaması gerektiği oysa, oran hususunda davacının bilgilendirilmediği, oranın bilinmediği, davalı bankanın tek taraflı olarak bu oranı belirlediği ve uyguladığı, kullanılan kredinin yüksekliği, piyasa koşulları ve ilk bilirkişi raporunda yer alan faiz hesaplamaları dikkate alındığında %5 oranının bir hayli yüksek olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili olarak 37. maddesinde yer alan %2 erken kapatma tazminat oranının makul olacağı, «ipotek» fek ücretleri ile ilgili olarak ise hiçbir hukuki dayanağın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.
Ortak:komisyon
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasındaki «ticari nitelikteki» «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacıdan tahsil edilen «komisyon» tutarının «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · temsil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisince» temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı «temsilcisi» bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17599 E. , 2015/2479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2013/622-2014/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka şubesinden kullandığı kredilerin davalı banka tarafından 34.782, 32 TL erken kapama cezası alınarak kapatıldığını, davalı bankanın tek taraflı olarak müvekkiline imzalattığı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. vd. maddeleri uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde bulunan hükümlere dayanarak anılan şekilde işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 1.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla talebini 23.011,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın taraflar arasındaki sözleşmelerdeki erken kapatma hükümlerine göre kesinti yaptığını ve davacının imzaladığı sözleşmelerin hükümlerine uymak zorunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde yer alan davalı bankanın erken kapama ücreti tahsiline dayanak hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu ve davacının aleyhine olan bu hükümler yazılmamış sayılacağından davalı bankaca tahsil edilen dava konusu erken kapama ücretinin dayanağının ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 23.011,98 TL'nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir..
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacıdan tahsil edilen komisyon tutarının istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin kurulduğu tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi, "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." hükmünü içermektedir. Şu halde, borçlunun borcunun erken ifasına engel bir durum söz konusu olmasa dahi, bu sebeple sözleşme ile kararlaştırılmış toplam borçtan indirim yapılabilmesi, ancak, maddede öngörülen ve istisnai nitelikteki hallerin varlığı halinde mümkündür.
Erken ifa halinde, örneğin tüketici kredilerine ilişkin 4077 ve 6502 sayılı kanunlarda öngörüldüğü üzere, emredici nitelikte bir kanun hükmü ve bu hükme dayalı olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümleri ile indirim yapılmasının ve bunun koşullarının belirlenmiş olması halinde, sözleşen taraflarca söz konusu mevzuat hükmüne uyulması gerektiği, tarafların bu hususta sözleşme ile aksine bir düzenleme yapamayacakları, yapılmış olması halinde ise bunun TBK'nın 27. maddesi uyarınca kesin hükümsüzlük sonucu doğuracağı kuşkusuzdur. Bu durumda, TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin 20 vd. maddelerinin tatbikini gerektirir bir yön bulunmamaktadır.
Şu halde, TBK'nın 96. maddesinde erken ifa halinde indirim yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasını teşkil edecek şekilde yapılacak indirimin ve bunun koşullarının sözleşmede belirlenmesi ve söz konusu sözleşmenin TBK'nın 20. maddesi kapsamında kalan bir niteliği olması halinde, sözleşmede borçtan indirim yapılacağının kararlaştırılmış olması ve buna bağlı olarak yapılacak indirimin yine sözleşme ile belirlenen koşullarının, kural olarak borçlunun lehine yapılmış istisnai bir düzenleme niteliğinde olup olmadığının, yapılan sözleşmesel düzenleme ile karşı taraf borçlunun menfaatine aykırı bir durum oluşturulup oluşturulmadığının, somut olaya özgü nedenler de gözetilmek suretiyle, anılan temel kural çerçevesinde irdelenmesi ve bunun sonucuna göre TBK'nın 21.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise ne şekilde uygulanması gerektiği hususları karar yerinde tartışılarak sonuca varılmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda sayılan hususlarda tatminkar ve denetime elverişli bir inceleme, değerlendirme ve tartışma yapılmaksızın, taraflar arasındaki ticari nitelikte bulunduğu kuşkusuz olan ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kredi sözleşmelerinde kararlaştırılan indirim ve koşullarının, borçlu aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171791000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz