İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18559 E. 2015/4029 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ibrazı↗ kesin mehil↗ ba/bs formları↗ mazeret↗ ek mehil↗ mevduat hesabı↗ yemin↗ ara karar↗ zayi↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ ticari defter↗ tebligat↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası için yapılan değerlendirmede; davacının takip konusu yapmış olduğu alacağa ilişkin 11 adet faturanın bulunduğu, bu faturaların bilirkişi raporunda da 74.816,76 TL olarak belirlenmesine rağmen davacının yapmış olduğu takipte 73.919,76 TL talep ettiği, taleple bağlı kalındığı, bu miktar üzerinden davacının alacağı kabul edildiği, davalının takiten önce temerrüde düşürülmediği, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının üç adet USD faturalarından sadece 14.11.2008 tarihli 12.980,00 USD bedelli faturanın davalının B formlarında kayıtlı olduğu, davacının defter ve kayıtlarında sahibi lehine delil olacak kapanış kayıtlarının bulunmadığı, birleşen dosya yönünden toplam alacak olan 135.487,07 TL’den asıl dosyadan alacağı olan 73.919,76 TL’nin mahsubu ile geriye 61.567,31 TL kaldığı, ancak davalının B formlarında ibraz etmiş olduğu 12.980,00 USD’lik fatura dışındaki diğer faturalardan doğan alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davada takibe itirazın kısmen iptali ile; takibin 73.919,76 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, %40 icra inkar tazminatı tutarı olan 29.567,90 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen dosya yönünden takibe itirazın kısmen iptali ile; takibin 12.980,00 USD’ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarınca ABD Doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödednen en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, işlemiş faize ilişkin kısmın ve fazlaya dair talebin reddine, 12.980,00 USD’nin takip tarihi itibariyle karşılığı olan 24.342,69 TL’nin %40'ı olan 9.737,08 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen dava, verilen konteynır vb. yükleme hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalara dayalı olarak yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davaya konu icra takibine dayanak gösterilen döviz faturalarından sadece bir tanesinin davalı tarafından vergi dairesine verilen B formlarında kayıtlı olduğundan bahisle sadece bu fatura miktarı üzerinden takibin iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 219'uncu maddesi uyarınca taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 220/3 maddesi uyarınca da belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Davalı vekili, yargılama sürecinde, müvekkiline ait ticari defterlerin ibraz edilemediğini, mahkemeden alınmış zayi belgesinin de bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin hazır bulunduğu 26.06.2012 tarihli celsenin 3 nolu ara kararında "asıl dava dosyasında davalının TTK m. 68 anlamında defterlerinin zayiine ilişkin bir belge sunmadığından HMK m. 219 ve 220'ye göre defter ve kayıtlarını ibraz etmesi aksi halde davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile karar verileceğinin ihtarına" ve 4 nolu ara kararında "birleşen dosyada da aynı şekilde davalı tarafın defter ve kayıtlarının inceleme günü hazır etmesi veya bulunduğu yeri bildirmesinin istenmesine (HMK. m. 219 ve 220'deki sonuçlar hatırlatılarak)" şeklinde ara kararlar tesis edilmişse de, dosyada bu ara kararların yerine getirilmesi için davalıya yapılmış bir tebligata rastlanmadığı gibi davalı vekilinin hazır bulunduğu oturumda kurulan ara karardaki ihtar yeteri kadar açık değildir. Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 220'nci maddesi uyarınca, davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine
verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin usulüne uygun olarak ihtar edilmesi, davalının defterlerini ibraz etmemesinin davacı aleyhine sonuç doğurmayacağının gözetilmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5441 E. 2015/3418 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… men davacının yapmış olduğu takipte 73.919,76 TL talep ettiği, taleple bağlı kalındığı, bu miktar üzerinden davacının alacağı kabul edildiği, davalının takiten önce «temerrüde» düşürülmediği, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının üç adet USD faturalarından sadece 14.11.2008 tarihli 12.980,00 USD bedelli faturanın davalının B «formlarında» kayıtlı olduğu, davacının «defter» ve kayıtlarında sahibi lehine delil olacak kapanış kayıtlarının bulunmadığı, birleşen dosya yönünden toplam alacak olan 135.487,07 TL’den asıl dosyadan alacağı olan 73.919,76 TL’nin mahsubu ile geriye 61.567,31 TL kaldığı, ancak davalının B formlarında «ibraz» etmiş olduğu 12.980,00 USD’lik «fatura» dışındaki diğer faturalardan doğan alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davada takibe itirazın kısmen iptali ile; takibin 73.919,76 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte devamına, «işlemiş faiz» talebinin reddine, %40 «icra inkar tazminatı» tutarı olan 29.567,90 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen dosya yönünden takibe itirazın kısmen iptali ile; takibin 12.980,00 USD’ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarınca ABD Doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödednen en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, işlemiş faize ilişkin kısmın ve fazl …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu miktardan davalı bankanın sorumlu olduğu, yatırılan paranın ise 39.980,27 TL olduğu, davanın yasal dayanağının «haksız fiil» olması nedeni ile paranın yatırıldığı tarih olan 30/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsil kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu miktardan davalı bankanın sorumlu olduğu, yatırılan paranın ise 39.980,27 TL olduğu, davanın yasal dayanağının «haksız fiil» olması nedeni ile paranın yatırıldığı tarih olan 30/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsil kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2224 E. 2023/5950 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · yemin · ihtar · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, HMK'nın 220'nci maddesi uyarınca, davalı şirkete «ticari defterlerini» sunması için «kesin mehil» verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini «ibraz» etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin usulüne uygun olarak «ihtar» edilmesi, davalının defterlerini ibraz etmemesinin davacı aleyhine sonuç doğurmayacağının gözetilmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şeki …
Davalı vekili, yargılama sürecinde, müvekkiline ait «ticari defterlerin ibraz» edilemediğini, mahkemeden alınmış «zayi» belgesinin de bulunmadığını bildirmiştir.
Aynı Kanun'un 220/3 maddesi uyarınca da belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin satış karinesi · çekin bedelsizliği · delil değerlendirmesi · yemin delili · ticari defter ve kayıtlar · yazılı delil · ticari defter kayıtları · satış sözleşmesi
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının «çekin bedelsiz» kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların «teslim» edilmediğine dair «yazılı delil» ortaya koyulmadığı gibi «yemin deliline» de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı v …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı «sebepsiz zenginleşme» olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, «satış sözleşmesinde» tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda «ifa» etmeleri kural olduğundan, «peşin satış karinesi» uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal «teslim» edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18559 E. , 2015/4029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2012/169-2014/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan borcun faturalandığını, davalının 192.852,46 TL tutarındaki borcu kabul ettiğini belirtir sözleşme örneğini müvekkiline faksladığını, bunun için ödeme planı sunduğunu, müvekkilinin bu ödeme planını kabul etmediğini, davalının bu faturalara dayalı bir ödemesinin bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine 73.929,76 TL üzerinden takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/14994 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davacının kararlaştırılan vadeler ile cari hesap ilişkisini dikkate almadan takip başlattığını, borcun faturalardan değil cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, bildirilen faksın başka bir şirketten gönderildiğini, müvekkili aleyhine sonuç doğurmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle paletli dökme yüklemesi ve konteynır yüklemesine ilişkin hizmetlerin davalıya faturalandırıldığını, davalının borcu taksitler halinde ödemek istediğine ilişkin yazısını ve ödeme planını müvekkiline faksladığını, müvekkilince bu teklifin kabul edilmediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2011/11080 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturalardan kaynaklanan bir borcun bulunmadığını, müvekkilinin davacıya faks göndermediğini, taraflar arasında vade belirlendiğini, müvekkilinin de davacıya ödemeler yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası için yapılan değerlendirmede; davacının takip konusu yapmış olduğu alacağa ilişkin 11 adet faturanın bulunduğu, bu faturaların bilirkişi raporunda da 74.816,76 TL olarak belirlenmesine rağmen davacının yapmış olduğu takipte 73.919,76 TL talep ettiği, taleple bağlı kalındığı, bu miktar üzerinden davacının alacağı kabul edildiği, davalının takiten önce temerrüde düşürülmediği, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının üç adet USD faturalarından sadece 14.11.2008 tarihli 12.980,00 USD bedelli faturanın davalının B formlarında kayıtlı olduğu, davacının defter ve kayıtlarında sahibi lehine delil olacak kapanış kayıtlarının bulunmadığı, birleşen dosya yönünden toplam alacak olan 135.487,07 TL’den asıl dosyadan alacağı olan 73.919,76 TL’nin mahsubu ile geriye 61.567,31 TL kaldığı, ancak davalının B formlarında ibraz etmiş olduğu 12.980,00 USD’lik fatura dışındaki diğer faturalardan doğan alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davada takibe itirazın kısmen iptali ile;
takibin 73.919,76 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, %40 icra inkar tazminatı tutarı olan 29.567,90 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen dosya yönünden takibe itirazın kısmen iptali ile; takibin 12.980,00 USD’ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarınca ABD Doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödednen en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, işlemiş faize ilişkin kısmın ve fazlaya dair talebin reddine, 12.980,00 USD’nin takip tarihi itibariyle karşılığı olan 24.342,69 TL’nin %40'ı olan 9.737,08 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen dava, verilen konteynır vb. yükleme hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalara dayalı olarak yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davaya konu icra takibine dayanak gösterilen döviz faturalarından sadece bir tanesinin davalı tarafından vergi dairesine verilen B formlarında kayıtlı olduğundan bahisle sadece bu fatura miktarı üzerinden takibin iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 219'uncu maddesi uyarınca taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 220/3 maddesi uyarınca da belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Davalı vekili, yargılama sürecinde, müvekkiline ait ticari defterlerin ibraz edilemediğini, mahkemeden alınmış zayi belgesinin de bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin hazır bulunduğu 26.06.2012 tarihli celsenin 3 nolu ara kararında "asıl dava dosyasında davalının TTK m. 68 anlamında defterlerinin zayiine ilişkin bir belge sunmadığından HMK m. 219 ve 220'ye göre defter ve kayıtlarını ibraz etmesi aksi halde davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile karar verileceğinin ihtarına" ve 4 nolu ara kararında "birleşen dosyada da aynı şekilde davalı tarafın defter ve kayıtlarının inceleme günü hazır etmesi veya bulunduğu yeri bildirmesinin istenmesine (HMK. m. 219 ve 220'deki sonuçlar hatırlatılarak)" şeklinde ara kararlar tesis edilmişse de, dosyada bu ara kararların yerine getirilmesi için davalıya yapılmış bir tebligata rastlanmadığı gibi davalı vekilinin hazır bulunduğu oturumda kurulan ara karardaki ihtar yeteri kadar açık değildir.
Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 220'nci maddesi uyarınca, davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine
verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin usulüne uygun olarak ihtar edilmesi, davalının defterlerini ibraz etmemesinin davacı aleyhine sonuç doğurmayacağının gözetilmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171693500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz