İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1736 E. 2015/2513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletsiz iş görme↗ prim alacağı↗ izafeten dava↗ alacağın temliki↗ acente↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ ek prim↗ sebepsiz zenginleşme↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davacının acentesi olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili primin acente tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye alacağın temliki hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye izafeten yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle; husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesine dayalı prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Dosya kapsamı uyarınca, davalı yararına düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanan 1.990,87 TL tutarındaki primin davacı acente tarafından, dava dışı ... Şirketi'ne hesaben ödendiği ve davalının ödenen tutar, ödemeyi yapan davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, işbu davada, 818 sayılı BK'nın
61. maddesi de gözetilerek davacının aktif husumete ehil bulunduğunun kabulü gerekirken somut olaya uymayan gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7523 E. 2015/9366 K.
Ortak:prim alacağı · izafeten dava · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · ek prim · sebepsiz zenginleşme · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesinin» davacının «acentesi» olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili «primin» «acente» tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye «alacağın temliki» hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye «izafeten» yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Benzer bu karardaAncak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · tahsilat yetkisi · yenileme talebi · kabul beyanı · acentelik sözleşmesi · yenileme · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta prim alacağının» doğabilmesi için karşılıklı olarak irade beyanlarının uyuşmasının gerektiği, davacının davalı Şirket'in «yenileme talebini» ve kendi «kabul beyanını» ispatlamaya elverişli herhangi bir delil veya poliçelerin davalı Şirket'e «teslimini» ve priminin ödenmesinin istendiğini gösteren bir belge de «ibraz» edemediği, davalı tarafından davacı tarafa poliçe yenileme yetkisi verildiğine ilişkin bir delilin de dosyaya sunulmadığı, dava konusu poliçelerin sözleşmeye yönel …
Bu durumda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan «acentelik sözleşmesi» getirtilerek davacının «prim» «tahsiline yetkisi» olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin «acente» tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «sigorta prim alacağının» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesinin» davacının «acentesi» olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili «primin» «acente» tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye «alacağın temliki» hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye «izafeten» yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca, davalı yararına düzenlenen «sigorta poliçesinden» kaynaklanan 1.990,87 TL tutarındaki «primin» davacı «acente» tarafından, dava dışı ...
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1736 E. , 2015/2513 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2014/74-2014/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya düzenlediği sigorta poliçelerinden kaynaklanan primlerin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça kendisine teslim edilen poliçe bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davacının acentesi olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili primin acente tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye alacağın temliki hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye izafeten yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle;
husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesine dayalı prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Dosya kapsamı uyarınca, davalı yararına düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanan 1.990,87 TL tutarındaki primin davacı acente tarafından, dava dışı ... Şirketi'ne hesaben ödendiği ve davalının ödenen tutar, ödemeyi yapan davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, işbu davada, 818 sayılı BK'nın
61. maddesi de gözetilerek davacının aktif husumete ehil bulunduğunun kabulü gerekirken somut olaya uymayan gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171643700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz