İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7523 E. 2015/9366 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta prim alacağı↗ tahsilat yetkisi↗ vekaletsiz iş görme↗ yenileme talebi↗ prim alacağı↗ kabul beyanı↗ izafeten dava↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ aktif dava ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ ek prim↗ yenileme↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, sigorta prim alacağının doğabilmesi için karşılıklı olarak irade beyanlarının uyuşmasının gerektiği, davacının davalı Şirket'in yenileme talebini ve kendi kabul beyanını ispatlamaya elverişli herhangi bir delil veya poliçelerin davalı Şirket'e teslimini ve priminin ödenmesinin istendiğini gösteren bir belge de ibraz edemediği, davalı tarafından davacı tarafa poliçe yenileme yetkisi verildiğine ilişkin bir delilin de dosyaya sunulmadığı, dava konusu poliçelerin sözleşmeye yönelik irade beyanı kurucu unsurlarının eksik olması nedeni ile kurulmadığı, bu nedenle davacı tarafın alacağının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, sigorta prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Bu durumda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan acentelik sözleşmesi getirtilerek davacının prim tahsiline yetkisi olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin acente tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/567 E. 2015/5678 K.
Ortak:tahsilat yetkisi · prim alacağı · acentelik sözleşmesi · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · ek prim
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan «acentelik sözleşmesi» getirtilerek davacının «prim» «tahsiline yetkisi» olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin «acente» tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu anlamda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan «acentelik sözleşmesi» getirtilerek davacının «prim» «tahsiline yetkisi» olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin «acente» tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamı …
1- Dava, «sigorta sözleşmesine» dayalı «prim alacağının» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · ikrar · tacir
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen «sigorta sözleşmelerinden» ... numaralı poliçenin varlığı davalının «ikrarı» ile , ... poliçe numaralı poliçenin varlığı ise davalı tarafından 16/08/2012, 15/10/2012, 15/11/2012 ve 14/12/2012 tarihli toplam 2.178-TL tutarlı ödeme ile ispat edilmiş olduğu, zira «tacir» olan davalı ikinci poliçenin tanzim tarihinden sonra 4 ay üst üste ödeme yaptığı, bu kapsamda sözlü olarak da tesis edilebilen sigorta sözleşmelerinde talep edilen dışındaki diğer miktarların ödendiğinin kabulü gerektiği, tacir olan davalının ödeme yaptığına dair «yazılı delil» ve «yazılı delil başlangıcı» da ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, alacağın likid olmadığı kanaati ile şartlar oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1736 E. 2015/2513 K.
Ortak:prim alacağı · izafeten dava · acente · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · ek prim · sebepsiz zenginleşme · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAncak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesinin» davacının «acentesi» olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili «primin» «acente» tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye «alacağın temliki» hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye «izafeten» yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · aktif husumet · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalı sıfatıyla taşıdığı zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesinin» davacının «acentesi» olduğu ...tarafından düzenlendiği, sigorta şirketinin cevabı yazısında söz konusu poliçe ile ilgili «primin» «acente» tarafından cari hesaptaki aylık hesaplaşma listeleri ile ödendiği belirtilmişse de, ... tarafından söz konusu alacağın davacı acenteye «alacağın temliki» hükümlerine göre temlik edildiğine dair dosyaya belge sunulmadığı, davacının icra takibini ve davayı ...'ye «izafeten» yürütmesi ya da sigorta primini ...ya ödedikten sonra alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak temlik aldıktan sonra bu davayı açması gerektiği, bu suretle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, işbu davada, 818 sayılı BK'nın 61. maddesi de gözetilerek davacının «aktif husumete» ehil bulunduğunun kabulü gerekirken somut olaya uymayan gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca, davalı yararına düzenlenen «sigorta poliçesinden» kaynaklanan 1.990,87 TL tutarındaki «primin» davacı «acente» tarafından, dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente
İncelediğiniz karardaAncak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete «izafeten» prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan «acentelik sözleşmesi» getirtilerek davacının «prim» «tahsiline yetkisi» olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin «acente» tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7523 E. , 2015/9366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/03/2013
NUMARASI 2010/211-2013/418
Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2010/211-2013/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 11/02/2008-11/02/2009, 02/03/2009-02/03/2010 dönemine ilişkin işyeri paket sigorta poliçe sözleşmesi yaptığını, davalı şirketin sigorta primlerini ödememesi üzerine başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sigorta prim alacağının doğabilmesi için karşılıklı olarak irade beyanlarının uyuşmasının gerektiği, davacının davalı Şirket'in yenileme talebini ve kendi kabul beyanını ispatlamaya elverişli herhangi bir delil veya poliçelerin davalı Şirket'e teslimini ve priminin ödenmesinin istendiğini gösteren bir belge de ibraz edemediği, davalı tarafından davacı tarafa poliçe yenileme yetkisi verildiğine ilişkin bir delilin de dosyaya sunulmadığı, dava konusu poliçelerin sözleşmeye yönelik irade beyanı kurucu unsurlarının eksik olması nedeni ile kurulmadığı, bu nedenle davacı tarafın alacağının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, sigorta prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Bu durumda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan acentelik sözleşmesi getirtilerek davacının prim tahsiline yetkisi olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin acente tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130532000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz