6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket müdürüne tedbiren kayyım atanması talebinin yaklaşık ispat yokluğunda reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/558 E. 2020/488 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Limited Şirket Müdürünün Yetkisinin Kısıtlanması İstemi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürünün azli davasında, dava sonuna kadar tedbiren yönetim veya denetim kayyımı atanması talebi, TTK 630/2'de özel hüküm bulunmadığından HMK 389 vd. genel hükümlerine tabidir; talebin kabulü için davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Şirket yönetimine zorunluluk olmadıkça müdahale edilmemesi esas olup, taraflar arasında şirkete ait taşınmazlar nedeniyle ayrı bir dava derdest olsa da, müdürlerin yetkisinin kısıtlanmasını gerektirir derecede yaklaşık ispat düzeyinde delil sunulmamışsa tedbir talebi ve kayyım atanması reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davalı şirket müdürlerinin yetkisinin tedbiren kısıtlanması ve yönetim/denetim kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, davalı şirket ortaklarının iki imza ile şirketin mal varlıklarını elden çıkardıklarını, davalı yetkililerin denetim ve bilgi verme yükümlülüğünden kaçtığını, mahkemenin talebini soyut biçimde reddettiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılıp öncelikle yönetim kayyımı, mümkün olmazsa denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 625 ve 626 uyarınca müdürler görevlerini tüm özeni göstererek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözeterek yerine getirmekle yükümlüdür; kanun ve şirket sözleşmesinin genel kurula yetki vermediği konularda müdürler görevli ve yetkilidir. TTK 630. maddede geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanır. HMK 389/2 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi zarar doğacağı endişesi hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması esas olup zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi gerekir; geçici hukuki koruma alınırken tarafların ve şirketin menfaat dengesi korunmalıdır. Somut olayda şirketin münferit yetkilisi olan davacı ile davalılar arasında, şirkete ait taşınmazların mülkiyetinden kaynaklanan bir tapu iptali tescil davası derdesttir. Davacı müdür diğer müdürlerin şirketin içini boşaltacağını ileri sürmekte, davalı müdürler ise bu iddiaları reddederek davacının aynı amaçla hareket ettiğini savunmaktadır. Dosyada, davalı müdürlerin yetkisinin kısıtlanmasını gerektirecek derecede yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunmamaktadır; ihtilafın şirket yönetimine ilişkin olduğu ileri sürülse de, şirket adına kayıtlı iki taşınmaz hakkında davacı tarafından açılan dava da gözetildiğinde, müdürlerin yetkisinin tedbiren kısıtlanması ve kayyım atanması talepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 630/2 kapsamındaki müdür azli davalarında, tedbiren kayyım atanması talebinin özel hüküm bulunmaması nedeniyle HMK 389 vd. genel hükümlerine tabi olduğunu ve yaklaşık ispat şartının aranacağını, ayrıca şirket yönetimine müdahalede zorunluluk ilkesinin esas alınacağını ortaya koyması nedeniyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı denetim kayyımı limited şirket müdürünün azli haklı sebep ihtiyati tedbir yaklaşık ispat geçici hukuki koruma müdürlerin temsil ve yönetim yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 630/2TTK 625TTK 626 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/2HMK 390

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/558

KARAR NO 2020/488

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/01/2020 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2020/208 Esas

TALEP Yönetim Kayyımı Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/05/2020

İlk derece mahkemesince verilen 24/01/2020 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA ve TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de hissedarı olduğu ... Ltd. ...nde danışıklı ve muvazalı işlemler ile şirketin içinin boşaltıldığının tespit edildiğini ve şirkete ait taşınmazların davalıların yakınlarına ve tanıdıklarına devir ve tescil edilmesinden dolayı şirketin hesaplarına ve malvarlığına dava süresince müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının doğmaması için tedbir konulmasını ve dava sonuna kadar tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalılar vekili ;Davacının haksız iddialarının altında yatan temel davalının bedelini ödediğini iddia ettiği , davalı müvekkil şirketin adına kayıtlı taşınmazları üzerine geçirmek istemesi olduğu ,...Anadolu 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/482 esas sayılı dosyasında davacının şirket üzerindeki taşınmazların tapususunun iptalini talep etitği ,davacının taşınmazın bedelini ödediğine dair dair soyut beyanlarından başka herhangi bir delili bulunmadığı,adi yazılı sözleşmeye itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, HMK'nun 390/3.maddesi uyarınca, davacı iddiaları yönünden, bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirmesi ve yargılamayı esastan sonuçlandıracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, aynı doğrultudaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2018/968 Esas, 2018/703 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davalı şirkete tedbiren yönetim veya denetim kayyımı atanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket ortaklarından olan davalı şahısların iki kişi olarak bir araya gelerek iki imza ile şirketin mal varlıklarını elden çıkarttıklarını, davalı şirket yetkililerinin her türlü denetimden ve bilgi verme yükümlülüğünden kaçtığını, davalı şirket temsilcilerinin çifte imza yetkisi mevcut olduğundan her türlü hukuksuzluğu rahatça yapabildiklerini, mahkemenin mevcut uyuşmazlıkla bağlantısı olmayacak soyut bir şekilde talebini reddettiğini, bu nedenlerle ara kararın kaldırılarak davalı şirkete öncelikle yönetim kayyımı, mümkün olmayacaksa denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK 630/2.maddesi uyarınca, haklı sebeplerle limited şirket müdürünün yönetim ve temsil haklarının kaldırılması (azli) ve davalının müdürlük yetkisinin kısıtlanması için dava kesinlesinceye kadar tedbiren davalı şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir. TTK 625. ve 626.maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. TTK 630.maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd.maddeleri uygulanmalıdır.

6100 Sayılı HMK 389/(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Ayn yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.

Davacı, davalının şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını istemektedir. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların menfaat dengesinin ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Somut olayda şirketin münferit yetkilisi bulunan davacı ve davalılar arasında uyuşmazlık bulunduğu , şirket müdürü davacının davalı şirket ile arasında taşınmaz mülkiyetinden kaynaklanan bir tapu iptali tescil davasının derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı müdür diğer müdürlerin şirketin içini boşaltacaklarını ileri sürmekte ise de davalı müdürlerin savunmalarında davacının iddialarını reddettiği,davacının aynı amaçta bulunduğunu savunmaktadırlar.Davanın bulunduğu aşamada dosyada davalı müdürlerin yetkisinin kısıtlanmasını gerektirecek derece de yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunmadığı,ihtilafın şirket yönetimi konusunda olduğu ileri sürülse de şirket adına kayıtlı bulunan 2 taşınmaz hakkında davacı tarafından açılan davanın varlığı da gözetildiğinde ,şirket müdürlerinin yetkilerinin tedbiren kısıtlanması ve kayyım atanması talepleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ,davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170982 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.