Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4356 E. 2015/12030 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ protesto↗ ticari itibar↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ alacak davası↗ komisyon↗ içtihadı birleştirme kararı↗ istirdat↗ maddi ve manevi tazminat↗ dosya masrafı↗ kusur↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava dışı yurt dışındaki bankanın komisyon alması nedeniyle, davalı banka tarafından bu komisyon tutarının davacı hesabına borç kaydedilmek suretiyle davacının borçlandırıldığı ve borç bakiyesinin ödenmemesi üzerine durumun ...'na bildirildiği, ödenmeyen 110 USD teyit masrafı karşılığı 174,00 TL'nin ... Kredi-Risk ve Protestolu Senet İşlemleri Genelgesi ile Bankalar ve Diğer Mali Kuruluşların Müşterilerinin Risk İşlemleri Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca davalı banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak bu bağlamda davacı şirketin ticari itibarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 175,00 TL borçlu olmadığının tespiti ve istirdadına yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 10.12.2014 tarihi itibariyle 1.890.00 TL'dir. Dava dilekçesinde 7.100,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istenilmiş, mahkemece, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankanın ...'na risk bildirimi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu miktar, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmelidir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır. Somut olayda, davalı bankanın 175,00 TL borç bakiyesini davacı şirkete bildirmeden, Merkez Bankası'na risk bildiriminde bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre davalı bankanın kusuru dikkate alındığında davacı şirket lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10081 E. 2016/1774 K.
Ortak:hakkaniyet · kusur
İncelediğiniz karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Buna göre davalı bankanın «kusuru» dikkate alındığında davacı şirket lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… asli ve ağır kusurlu olduğu, yaşanılan ölüm neticesinde davacıların üzüntü duyacağının muhakkak olduğu ve manevi tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile «kusur» oranları göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL,... için 2.500,00 TL olmak üze …
Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13615 E. 2012/1699 K.
Ortak:hakkaniyet
İncelediğiniz karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · taşıma sözleşmesi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 10.755,72-TL; davacı ... için 12.610,66-TL «destekten yoksun kalma tazminatlarının»; davacı ... için 10.000,00- TL; davacı ... için 10.000,00- TL manevi tazminatların «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13775 E. 2012/3495 K.
Ortak:hakkaniyet
İncelediğiniz karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların kaza yapan araçta yolcu oldukları ve kaza nedeni ile yaralandıkları, büyük üzüntü duydukları gerekçesiyle davalı şirkete açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ... için 10.000,00-TL, davalı ... için 3.500,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, diğer davalı ... kazadan hemen önce aracını dava dışı...'a sattığından hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15348 E. 2012/6021 K.
Ortak:hakkaniyet · kusur
İncelediğiniz karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Buna göre davalı bankanın «kusuru» dikkate alındığında davacı şirket lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunduğu ve davalının «kusuru» ile meydana gelen bu olay nedeni ile davacıların acılarının bir nebze olsun giderileceği gerekçesi ile eş ... için 10.000 TL, çocuklar ... için 5.000'er TL olmak üzere toplam 25.000 TL manevi tazminatın 05.10.2008'den itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalı İ.E.T.T.
Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Kaza nedeniyle eş ve anneleri olan murislerini kaybeden davacılar yönünden olayın meydana gelişi, murisin yaşı ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp hükmedilen manevi tazminat miktarı artırılarak daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu kararda2-Öte yandan, davanın TTK'da düzenlenen taşıma akdinden kaynaklanması ve taşıma akdinin de ticari iş olmasına göre, talep gibi «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunduğu ve davalının «kusuru» ile meydana gelen bu olay nedeni ile davacıların acılarının bir nebze olsun giderileceği gerekçesi ile eş ... için 10.000 TL, çocuklar ... için 5.000'er TL olmak üzere toplam 25.000 TL manevi tazminatın 05.10.2008'den itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalı İ.E.T.T.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8634 E. 2015/5624 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ek prim · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "«riziko» sonrası poliçelerin başlangıçlarından itibaren iptal edilerek tahsil edilen «primlerinin» davacıya iade edildiğini ve tazminatın hesabında bunların da dikkate alınması gerektiğine ilişkin savunmanın değerlendirilmediği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından iade edilen prim bedelleri olan 1.175,13 TL zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4356 E. , 2015/12030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.11.2014 tarih ve 2014/757-2014/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 23.01.2009 tarihinde davalı ... kanalıyla mal bedeli karşılığı akreditif açtığını, davalı bankanın yatırılan paradan gerekli masraf ve ücretleri tahsil ettiğini ve hesabı kapattığını, davalı bankanın müvekkili şirketinin 174,00 TL borçlu olduğundan bahisle ...'ye bildirimde bulunduğu, bu nedenle ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 175,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve ödenmiş olmakla istirdatına, 7.100,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile imzalanan sözleşme gereği yurt dışında bulunan muhabir banka tarafından 30.01.2009 tarihinde müvekkili bankaya 110 USD teyit masrafı yansıtıldığını, masrafın müvekkilince ödendiğini ve masrafın davacı şirket hesabına borç olarak kaydedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava dışı yurt dışındaki bankanın komisyon alması nedeniyle, davalı banka tarafından bu komisyon tutarının davacı hesabına borç kaydedilmek suretiyle davacının borçlandırıldığı ve borç bakiyesinin ödenmemesi üzerine durumun ...'na bildirildiği, ödenmeyen 110 USD teyit masrafı karşılığı 174,00 TL'nin ... Kredi-Risk ve Protestolu Senet İşlemleri Genelgesi ile Bankalar ve Diğer Mali Kuruluşların Müşterilerinin Risk İşlemleri Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca davalı banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak bu bağlamda davacı şirketin ticari itibarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 175,00 TL borçlu olmadığının tespiti ve istirdadına yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 10.12.2014 tarihi itibariyle 1.890.00 TL'dir. Dava dilekçesinde 7.100,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istenilmiş, mahkemece, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankanın ...'na risk bildirimi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu miktar, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır.
22. 06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmelidir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri, karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nın 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır. Somut olayda, davalı bankanın 175,00 TL borç bakiyesini davacı şirkete bildirmeden, Merkez Bankası'na risk bildiriminde bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre davalı bankanın kusuru dikkate alındığında davacı şirket lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Açıklanan hususlar ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hakkaniyete uygun olmayan miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,70 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170046700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz