Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16727 E. 2015/1966 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal sözleşmesi↗ montreal konvansiyonu↗ hava taşıması↗ teslim tarihi↗ geç teslim↗ makul süre↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ mutabakat↗ navlun↗ sözleşmeye aykırılık↗ tazminat davası↗ taşıyıcı↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce teslim edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda mutabakata varıldığı, bu konuda taşıyıcının açıkça bilgi sahibi olduğu, bir teslim tarihinin kararlaştırılmamış olmasının taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının navlun ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına sözleşmeye aykırılığın manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava hava taşımasında geç teslim nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava hava taşımasından kaynaklandığından 06/03/2013 günlü taşıma nedeniyle 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren "Montreal Konvansiyonu" hükümlerinin uygulanması gerekir ise de; taşımanın yapıldığı Rusya Montreal Sözleşmesine taraf olmayıp, Varşova/Lahey Sözleşmesine taraf olduğundan işbu davada Varşova Sözleşmesinin uygulanması gerekirken (Tuba Birinci Uzun. Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu 2012 sh. 38) TTK hükümlerinin uygulanması doğru olmamış kararın taraflar yararına bozulması gerekmektedir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce «teslim» edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda «mutabakata» varıldığı, bu konuda «taşıyıcının» açıkça bilgi sahibi olduğu, bir «teslim tarihinin» kararlaştırılmamış olmasının «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının «navlun» ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına «sözleşmeye aykırılığın» manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminata» ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3213 E. 2014/11299 K.
Ortak:hava taşıması · maddi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce «teslim» edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda «mutabakata» varıldığı, bu konuda «taşıyıcının» açıkça bilgi sahibi olduğu, bir «teslim tarihinin» kararlaştırılmamış olmasının «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının «navlun» ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına «sözleşmeye aykırılığın» manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminata» ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşımasında» «geç teslim» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava «hava taşımasından» kaynaklandığından 06/03/2013 günlü taşıma nedeniyle 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren "Montreal Konvansiyonu" hükümlerinin uygulanması gerekir ise de; taşımanın yapıldığı Rusya Montreal Sözleşmesine taraf olmayıp, Varşova/Lahey Sözleşmesine taraf olduğundan işbu davada Varşova Sözleşmesinin uygulanması gerekirken (Tuba Birinci Uzun.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
Uyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · dosya masrafı · yasal faiz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaUyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12584 E. 2014/19721 K.
Ortak:avans faizi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce «teslim» edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda «mutabakata» varıldığı, bu konuda «taşıyıcının» açıkça bilgi sahibi olduğu, bir «teslim tarihinin» kararlaştırılmamış olmasının «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının «navlun» ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına «sözleşmeye aykırılığın» manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminata» ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşımasında» «geç teslim» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda eşyaların «rayiç değerinin» 857,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu değerin istenebilmesi için davacının varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi ya da Konvansiyonun 25/c-3 maddesindeki halin gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu hususlar gerçekleşmediğinden davacının isteyebileceği miktarın 414,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 414,98 TL nin 15/02/2013 tarihinden itibaren değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda eşyaların «rayiç değerinin» 857,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu değerin istenebilmesi için davacının varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi ya da Konvansiyonun 25/c-3 maddesindeki halin gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu hususlar gerçekleşmediğinden davacının isteyebileceği miktarın 414,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 414,98 TL nin 15/02/2013 tarihinden itibaren değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece somut olaya Varşova Konvansiyonu uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece somut uyuşmazlığın bu konvansiyon çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce «teslim» edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda «mutabakata» varıldığı, bu konuda «taşıyıcının» açıkça bilgi sahibi olduğu, bir «teslim tarihinin» kararlaştırılmamış olmasının «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının «navlun» ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına «sözleşmeye aykırılığın» manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminata» ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşımasında» «geç teslim» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · protokol · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1107 E. 2011/11004 K.
Ortak:hava taşıması · geç teslim · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · avans faizi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce «teslim» edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda «mutabakata» varıldığı, bu konuda «taşıyıcının» açıkça bilgi sahibi olduğu, bir «teslim tarihinin» kararlaştırılmamış olmasının «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının «navlun» ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına «sözleşmeye aykırılığın» manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminata» ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşımasında» «geç teslim» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava «hava taşımasından» kaynaklandığından 06/03/2013 günlü taşıma nedeniyle 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren "Montreal Konvansiyonu" hükümlerinin uygulanması gerekir ise de; taşımanın yapıldığı Rusya Montreal Sözleşmesine taraf olmayıp, Varşova/Lahey Sözleşmesine taraf olduğundan işbu davada Varşova Sözleşmesinin uygulanması gerekirken (Tuba Birinci Uzun.
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İtalya'dan İstanbul'a havayolu ile taşımayı üstlenen davalının, dava konusu emtiayı davacıya 11 gün gecikme ile «teslim» ettiği, emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının 8.700,49 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.700,49 TL'nin 13.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, söz konusu Konvansiyon' da zararın hesaplanmasına dair bir kural öngörülmediğinden, «taşıyıcı» meydana gelen zararın tamamını konvansiyonda yer alan sınırlar ölçüsünde tazminle mükelleftir.(Kübra Yetiş Şamlı, Uluslararası Kara, Hava ve Deniz Yoluyla Eşya Taşımalarında Taşıyıcının/Taşıyanın Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı, s.80) Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın davacıya «geç teslim» edildiği ve davacının bu nedenle zararının doğduğu sabittir.
2-Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaAçıklanan Protokol hükümlerinde, doğrudan meydana gelen zarar veya «dolaylı zarar» ayırımı yapılmamıştır.
Uyuşmazlık davalının Varşova Konvansiyonu uyarınca «sınırlı sorumlu» olup olmadığı noktasındadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, davalının «sınırlı sorumluluğunu» ortadan kaldıracak şartların oluştuğu ispat edilemediğine göre, davalının sorumlu olduğu miktarın Konvansiyon'un 22. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, mahkemece aksine değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16727 E. , 2015/1966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2014 tarih ve 2013/2-2014/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Rusya'da düzenlenecek fuarda sergilenecek bir kısım örnek ürünlerin hava yoluyla taşınması konusunda davalı şirketle anlaşma sağlandığını, gecikme olmaması için de malların erken bir tarihte davalı tarafa teslim edildiğini, ancak malların gecikmeli olarak Moskova'ya ulaşması sebebiyle müvekkili şirketin fuara katılamadığını, müvekkilinin stand kirası, ulaşım, otel ve konaklama giderleri toplamı olan 13.516,56 TL zarara uğradıklarını, ayrıca malların taşınması için ödenen 981,46 TL navlun bedelinin de iadesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticari şöhret ve itibarının zedelenmesi dolayısıyla da manevi zarar doğduğunu ileri sürerek, 13.516,56 TL maddi tazminat, 981.46 TL navlun bedeli ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Montreal Konvansiyonuna göre ihbar süresinin kaçırıldığını, aynı Konvansiyona göre davanın taşıyıcının ikametinde açılması gerektiğini, müvekkilinin ...'nin acentesi olarak taşımaya aracılık ettiğini, tazminat sorumluluklarının sınırlı olduğunu, taşıma için süre taahhüdü bulunmadığını, gecikme sebebiyle zarar istenemeyeceğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafa makul bir süre önce teslim edildiği, malın hangi tarihte varış yerinde olması gerektiği konusunda mutabakata varıldığı, bu konuda taşıyıcının açıkça bilgi sahibi olduğu, bir teslim tarihinin kararlaştırılmamış olmasının taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre davacının isteyebileceği tazminat miktarının navlun ücretinin üç katını aşamayacağı, davacının isteyebileceği azami miktarın 2.940 TL olduğu, ancak taşıyıcının davacı şirketin şöhret ve itibarını zedeleyecek bir eylemi bulunmadığı, tek başına sözleşmeye aykırılığın manevi şahsiyete yönelik bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, 2.940 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava hava taşımasında geç teslim nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava hava taşımasından kaynaklandığından 06/03/2013 günlü taşıma nedeniyle 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren "Montreal Konvansiyonu" hükümlerinin uygulanması gerekir ise de; taşımanın yapıldığı Rusya Montreal Sözleşmesine taraf olmayıp, Varşova/Lahey Sözleşmesine taraf olduğundan işbu davada Varşova Sözleşmesinin uygulanması gerekirken (Tuba Birinci Uzun. Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu 2012 sh.
38) TTK hükümlerinin uygulanması doğru olmamış kararın taraflar yararına bozulması gerekmektedir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 150,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169955000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz