Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12584 E. 2014/19721 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ montreal konvansiyonu↗ varşova konvansiyonu↗ rayiç değer↗ taşıma sözleşmesi↗ protokol↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda eşyaların rayiç değerinin 857,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu değerin istenebilmesi için davacının varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi ya da Konvansiyonun 25/c-3 maddesindeki halin gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu hususlar gerçekleşmediğinden davacının isteyebileceği miktarın 414,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 414,98 TL nin 15/02/2013 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece somut olaya Varşova Konvansiyonu uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 14/04/2009 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 5866 sayılı Kanun ile onaylanan 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na Türkiye, 26/03/2011 tarihinde taraf olmuştur. Yani bu tarihten önce meydana gelen vakıalara ilişkin ihtilaflar Varşova/Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolü çerçevesinde ele alınırken, bu tarihten sonra meydana gelen vakıalara ilişkin ihtilafların 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre çözüme kavuşturulması gerekecektir. Dava konusu olayın tarihi 23/11/2012 olup, somut olaya uygulanacak olan mevzuat Montreal Konvansiyonu'dur. Bu itibarla mahkemece somut uyuşmazlığın bu konvansiyon çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · protokol · eksik inceleme · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda eşyaların «rayiç değerinin» 857,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu değerin istenebilmesi için davacının varış yerinde «teslimindeki» menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi ya da Konvansiyonun 25/c-3 maddesindeki halin gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu hususlar gerçekleşmediğinden davacının isteyebileceği miktarın 414,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 414,98 TL nin 15/02/2013 tarihinden itibaren değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece somut olaya Varşova Konvansiyonu uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece somut uyuşmazlığın bu konvansiyon çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · yargılama gideri · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12584 E. , 2014/19721 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2013
NUMARASI 2013/201-2013/680
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2013 tarih ve 2013/201-2013/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirkete ait uçakla 23/11/2012 tarihinde eşi ile birlikte Ankara'dan Kıbrıs'a gittiğini, uçağa binişte 3 adet bagajı görevlilere teslim etmesine rağmen varış yerinde PC248901 nolu bagajın kendilerine teslim edilmediğini, kayıp bagajın 3 günlük süre içerisinde kendilerine teslimi için davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnameye internet üzerinden verilen cevapta 9 kg karşılığı 234 Amerikan Doları ödeme teklifi yapıldığını, bagajın ağırlığının 9 kg olduğunu ancak içindeki eşyaların değerinin teklif edilenin üzerinde olduğunu ileri sürerek taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü'nün 22/2-a maddesi uyarınca 2.250 Frank karşılığı 3.000 TL'nin 15/02/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacının kayıp olan bagajına ilişkin sorumluluğunun 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu gereği 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu - Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşmeyle düzenlenen kurallara ve sınırlamalara tabi olduğunu, bu kurallar gereğince davacının 9 kg'lık bagajı için 234 ABD doları ödemekle yükümlü bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda eşyaların rayiç değerinin 857,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, bu değerin istenebilmesi için davacının varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi ya da Konvansiyonun 25/c-3 maddesindeki halin gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu hususlar gerçekleşmediğinden davacının isteyebileceği miktarın 414,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 414,98 TL nin 15/02/2013 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece somut olaya Varşova Konvansiyonu uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 14/04/2009 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 5866 sayılı Kanun ile onaylanan 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na Türkiye, 26/03/2011 tarihinde taraf olmuştur. Yani bu tarihten önce meydana gelen vakıalara ilişkin ihtilaflar Varşova/Lahey Konvansiyonu ve 4 sayılı Montreal Protokolü çerçevesinde ele alınırken, bu tarihten sonra meydana gelen vakıalara ilişkin ihtilafların 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre çözüme kavuşturulması gerekecektir. Dava konusu olayın tarihi 23/11/2012 olup, somut olaya uygulanacak olan mevzuat Montreal Konvansiyonu'dur. Bu itibarla mahkemece somut uyuşmazlığın bu konvansiyon çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102198000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz