Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8245 E. 2015/1569 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıların kullanımı daha eski tarihli olduğu için somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'ya aykırı bir durum bulunmadığı ve davalıların kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve marka hakkını ihlal etmediği, davalıların kullanımının daha eski tarihli olması nedeni ile somut uyuşmazlıkta dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı eski TTK 56. Maddesi ve devamında yer alan haksız rekabet hükümlerine aykırı bir durumun da bulunmadığı gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, marka hakkına tecavüz sebebiyle maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davanın bağımsızlıklarını koruyan ayrı davalar olduğu, yine asıl ve birleşen dava için talep edilen kalemlerin her birinin ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, asıl ve birleşen davada reddedilen her bir talep için asıl davada davalılar, birleşen davada davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl davada davalılar, birleşen davada ise davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davada verilen vekalet ücretine yönelik hükmün asıl davada davalılar, birleşen davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Pay tespiti | Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15497 E. 2015/3853 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · pay devri · davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı «yönetim kurulu kararının iptali» için açmış olduğu «davadan feragat» ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile «pay devrini» kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9177 E. 2016/1361 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · husumet yokluğu · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · husumet
Benzer bu karardaOysa, davaya dayanak yapılan o dava, işbu davadaki davalı yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş ve o davada verilen karar işbu davadaki davalı tarafından temyiz edilmemiş olup mahkemece davacıya dava konusu anılan kalemler yönünden ödemenin kim tarafından yapıldığı hususunda ispat olanağı sağlanmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… gılama nedeniyle temyiz harcı ve Yargıtay onama harcının tahsili de istenmiş ise de, bu kalemlere yönelik istemlerinin yerinde olmadığı, davalı şirket usulüne uygun «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, davacı tarafından işbu davaya dayanak yapılan o davadaki temyiz ve onama harcına ilişkin istem mahkemece yazılı gerekçe ile reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5310 E. 2014/8302 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «rızası» ve bilgisi dışında hesabındaki paranın 3. kişilere gönderildiği, davalı bankanın parayı gerektiği gibi koruyamadığı, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, paranın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8245 E. , 2015/1569 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2009/538-2014/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin 1982 yılından beri ''...'' ismini kullanarak Fethiye kordon boyunda teknesiyle 12 adalar turu düzenleyerek turizm işi ile uğraştığını, aynı zamanda kaptan olan müvekkilinin teknelerini dava dışı ...'e satıp ticaret sicilinde devrettiğini ve aynı teknede kaptanlık ve ''... 9'' isimli teknenin tur acenteleriyle yapılan bağlantılarını yaptığını, dava dışı ...'ün 2006 yılında başka bir tekne aldığını ve davalılardan ...'nün bu tekneye ortak olduğunu, tekneye ''... 8'' adının verildiğini, taraflar arasında çıkan tartışmalardan sonra dava dışı ...'ün 30.09.2006 tarihinde teknedeki hissesini diğer davalı ...'a devrettiğini, müvekkilinin ''...'' ismini 08.12.2006 tarihinde tescil ettirdiğini ve çalıştığı tekne olan ''...
9'' teknesinin sahibi ...'e isim kullanma konusunda lisans verdiğini, davalıların tüm uyarılara rağmen davacı adına tescilli olan ''...'' ismini kullanmaya devam ettiklerini ve haksız kazanç elde ettiklerini, müvekkilinin bu adı duyurmak için uzun yıllar çok çaba sarf ettiğini ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, ''...'' ismini kullanımının yasaklanmasına, haksız rekabetin önlenmesine ilişkin kararın ilanına, 556 sayılı KHK'nın 66 ve 68. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz dolayısı ile uğranılan tüm zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız fiil tarihinden itibaren faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini;
birleşen davada ise, davacının 1982 yılından bu yana ... ismini kullanarak ... boyunda 12d adalara tur düzenlediğini ve Türk Patent Enstitüsü'nün 08.12.2006 tarihli kararı ile ... ismini marka olarak adına tescil ettirdiğini, davalının uyarılara rağmen ... ismini kullanmaya devam ettiğini, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, davalının davacıya ait isim hakkı üzerinden haksız kazanç elde
ettiğini belirterek davalının marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, ... ismini kullanmasının yasaklanmasına, haksız rekabetin önlenmesine, davacının marka hakkına tecavüz dolayısı ile uğradığı tüm zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız fiil tarihinden itibaren faizi ile birlikte 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, ... 8 isimli teknenin bağlama limanının Antalya gemi sicili, donatanlarının ise ... ve ... olduğunu, teknenin dava dışı ... tarafından kullanıldığını, teknenin 04.10.2006 tarihinde isim değişikliği yapılmadan ... ve ...'a tüm hak ve yetkileri ile birlikte devredildiğini, ..'ın teknede kaptan olarak çalıştığını, bu nedenle ... yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, ... isimli teknenin 21.06.2006 tarihinde İzmir gemi sicilinde yeni kayıt ile işlem gördüğünü ve dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davalıların davacıya karşı haksız rekabetlerinin olmadığını, ... 8 isimli tekne ile davalı ...'nün ilk devraldığı 04.10.2006 tarihinden bu yana teknecilik ve yaz döneminde tur işleri yaptığını, ...
kordon boyunda bu şekilde çalışan ve aynı işi yapan çok sayıda tekne olduğunu, tur fiyatlarının bu işi yapan teknelerde uygulanan fiyatların birbirine denk olmadığını, aynı fiyat tarifesinin uygulanmadığını, bunun davalılar açısından haksız rekabet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalıların kullanımı daha eski tarihli olduğu için somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'ya aykırı bir durum bulunmadığı ve davalıların kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve marka hakkını ihlal etmediği, davalıların kullanımının daha eski tarihli olması nedeni ile somut uyuşmazlıkta dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı eski TTK 56. Maddesi ve devamında yer alan haksız rekabet hükümlerine aykırı bir durumun da bulunmadığı gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, marka hakkına tecavüz sebebiyle maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davanın bağımsızlıklarını koruyan ayrı davalar olduğu, yine asıl ve birleşen dava için talep edilen kalemlerin her birinin ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, asıl ve birleşen davada reddedilen her bir talep için asıl davada davalılar, birleşen davada davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl davada davalılar, birleşen davada ise davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davada verilen vekalet ücretine yönelik hükmün asıl davada davalılar, birleşen davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kabulü ile asıl ve birleşen davada hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167044200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz