Özen ve bağlılık yükümü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4638 E. 2015/2667 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen ve bağlılık yükümü↗ bağlılık yükümü↗ temsil ve ilzam yetkisi↗ yönetim kayyımı↗ temsil yetkisi↗ kayyım atanması↗ haklı sebep↗ kayyım↗ genel kurul kararının iptali↗ ortaklar kurulu kararı↗ sözleşmeden doğan dava↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 623.maddesi ile müdürlerin yönetim ve temsil yetkisinin belirlendiği, aynı yasanın 630/2.maddesinde ise her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hak ve yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davanın açılabilmesi için genel kuruldan talepte bulunma yolunun tüketilmesinin gerekmediği, şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar genel kurul kararının iptal edilmesi ve .... C.Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturmada şirket yönetcileri hakkında alınan rapor dikkate alındığında, davacının şirket yöneticilerinin yetkilerinin sınırlandırılması isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, atanacak kayyıma davalı şirketin yasal yönetiminin oluşturulması konusunda yetki verilmesi, kayyım atanma istemi yerinde görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler dahil olmak üzere şirketin, tüm hukuki işlerinde şirket ortakları olan ..., ..., ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 6102 sayılı TTK'nın görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması başlıklı 630/2.maddesi“ Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.“ hükmünü haiz ise de aynı maddenin üçüncü bendi de, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesini haklı sebep olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda, henüz kesinleşmediği de anlaşılan şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının salt iptal edilmiş olması ve şirket yöneticileri hakkında bir hazırlık soruşturması sırasında alınan raporun anılan yasal düzenlemedeki hüküm çerçevesinde haklı bir neden olarak kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan yasa hükmü uyarınca taraf delilleri yeterince değerlendirilmeden esasen haklı neden oluşturmaya yeterli de görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması», atanacak kayyıma davalı şirketin yasal yönetiminin oluşturulması konusunda «yetki» verilmesi, kayyım atanma istemi yerinde görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına «temsil» ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve «görevli» kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler «dahil» olmak üzere şirketin, tüm hukuki işlerinde şirket ortakları olan ..., ..., ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12858 E. 2018/4217 K.
Ortak:bağlılık yükümü · temsil yetkisi · kayyım atanması · haklı sebep · kayyım · sözleşmeden doğan dava · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaOysa, 6102 sayılı TTK'nın görevden alma, yönetim ve «temsil» «yetkisinin» geri alınması ve sınırlandırılması başlıklı 630/2.maddesi“ Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.“ hükmünü haiz ise de aynı maddenin üçüncü bendi de, yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesini «haklı sebep» olarak kabul etmiştir.
1-Dava, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması», atanacak kayyıma davalı şirketin yasal yönetiminin oluşturulması konusunda «yetki» verilmesi, kayyım atanma istemi yerinde görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına «temsil» ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve «görevli» kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler «dahil» olmak üzere şirketin, tüm hukuki işlerinde şirket ortakları olan ..., ..., ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 623.maddesi ile müdürlerin yönetim ve «temsil» «yetkisinin» belirlendiği, aynı yasanın 630/2.maddesinde ise her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hak ve yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davanın açılabilmesi için genel kuruldan talepte bulunma yolunun tüketilmesinin gerekmediği, şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar «genel kurul kararının iptal» edilmesi ve ....
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlandığı ve davalı «şirket müdürünün azli» yönünden haklı sebeplerin oluştuğu gözetilerek, davalı şirket müdürünün haklı nedenle azline ve davalı şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürü · uyuşmazlık konusu · protokol · kötü niyet · limited şirket · ticari defter
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… a kapsamına göre; davacının % 55 hisse ile davalı şirketin 17.03.2014 tarihinden itibaren ortağı ve 14.08.2012-27.02.2015 tarihleri arasında münferit imzaya yetkili «şirket müdürü» olduğu, 19.03.2014 tarihli «protokole» göre davacının davalı şirketteki ortaklığının sembolik bir ortaklık olduğu, davacının müdürlükten ayrılmasından yaklaşık 3,5 ay sonra işbu davanın açıldığı, davalı müdürün herhangi bir «kötü niyetinin», haksız veya kusurlu eylemi veya ihmalinin bulunmadığı, şirketin amacına uygun ve iyi yönetildiği, zaten davadan kısa süre öncesine kadar da davalı şirketin tek ye …
Ancak, dosya kapsamından, davalı şirketin 2015 yılı «ticari defterlerinin» tutulmadığı, davalı «şirket müdürü» ve davalı şirketin diğer ortaklarının, davalı şirket ile aynı işi yapan dava dışı ...Tic.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4638 E. , 2015/2667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/312-2013/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %25, diğer davalılarıda toplam %75 pay sahibi olduklarını, davalı şirket ortaklarının adi ortaklık sözleşmesine aykırı davrandıklarını, çoğunluğu oluşturan davalı şirket ortaklarınca bir araya gelinerek davacının saf dışı bırakıldığını, davalı şirketin işleyişinde usulsüz işlem ve ödemeler yapıldığını, yine şirket idaresi konusunda davalı ...'ın usulsüz işlemlerle ve çoğunluk kararı ile yetkilendirildiğini, davalı şirket yönetiminin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalı şirketin temsil ve ilzamı bakımından yönetim boşluğu oluştuğunu ileri sürerek, TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, atanacak kayyıma davalı şirkete yasal yönetim oluşturulması konusunda yetki verilmesini, kayyım atanma istemi yerine görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddia ettiği gibi şirket yönetiminde bir boşluk bulunmadığını, genel kurul toplantısı ile alınan kararların usulüne uygun olduğunu, asıl usulsüzlüğün davacı ve babasının olduğu dönemde yapıldığını, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 623.maddesi ile müdürlerin yönetim ve temsil yetkisinin belirlendiği, aynı yasanın 630/2.maddesinde ise her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hak ve yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davanın açılabilmesi için genel kuruldan talepte bulunma yolunun tüketilmesinin gerekmediği, şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar genel kurul kararının iptal edilmesi ve .... C.Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturmada şirket yönetcileri hakkında alınan rapor dikkate alındığında, davacının şirket yöneticilerinin yetkilerinin sınırlandırılması isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, atanacak kayyıma davalı şirketin yasal yönetiminin oluşturulması konusunda yetki verilmesi, kayyım atanma istemi yerinde görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile TTK'nın 623-630/2. maddeleri uyarınca şirket genel kurulu tarafından müdür - müdürler atanıncaya kadar şirketin kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemler dahil olmak üzere şirketin, tüm hukuki işlerinde şirket ortakları olan ..., ..., ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 6102 sayılı TTK'nın görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması başlıklı 630/2.maddesi“ Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.“ hükmünü haiz ise de aynı maddenin üçüncü bendi de, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesini haklı sebep olarak kabul etmiştir. Bu bağlamda, henüz kesinleşmediği de anlaşılan şirket müdürünün seçilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının salt iptal edilmiş olması ve şirket yöneticileri hakkında bir hazırlık soruşturması sırasında alınan raporun anılan yasal düzenlemedeki hüküm çerçevesinde haklı bir neden olarak kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda anılan yasa hükmü uyarınca taraf delilleri yeterince değerlendirilmeden esasen haklı neden oluşturmaya yeterli de görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün,davalılar yararına BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169628500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz