Kişilik haklarına saldırı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18342 E. 2015/3483 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ tbk 99↗ uyuşmazlık konusu↗ içtihadı birleştirme kararı↗ protokol↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacıya ait resmin izinsiz olarak davalı tarafından ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olduğu, her ne kadar davalı taraf bu konuda davacının kendisine izin verdiğini savunmuş ise de izine ilişkin söz konusu protokolün imzalandığı tarihte davacının 18 yaşından küçük bulunduğu, dolayısıyla söz konusu protokolün geçerli olmadığı, davacıya ait fotoğrafların, izinsiz olarak ticari amaçla kullanmasının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi (818 sayılı BK'nın 49. maddesi) uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 maddeleri uyarınca maddi tazminat da istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.215,26 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait fotoğrafın izin alınmaksızın davalı tarafından reklam ve tanıtımlarda kullanılmasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan maddi tazminat istemini ıslah ederek 62.215,26 TL'nin
davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece bozma kararından sonra yapılan ıslahın kabul edilerek buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca davalının eylemi, ticari maksatla davacının fotoğrafının ilan ve reklamlarda çoğaltılarak tanıtım yapılması suretiyle haksız rekabet oluşturduğundan aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca temin olunan menfaatin talep edilmesi mümkün ise de, davalının elde ettiği menfaate uyuşmazlık konusu eylem dışında başka etkenlerin de etki edip etmediği, şayet başka etkenler de mevcut ise bu takdirde uyuşmazlık konusu eylemin katkısının oranı dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken davalı şirket karının bütünüyle uyuşmazlık konusu ilan ve reklamlardan kaynaklandığı sonucunu doğuracak şekilde bilirkişilerce belirlenen tazminatın tümüne hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2821 E. 2017/5244 K.
Ortak:ıslah · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 62.215,26 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
… ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olduğu, her ne kadar davalı taraf bu konuda davacının kendisine izin verdiğini savunmuş ise de izine ilişkin söz konusu «protokolün» imzalandığı tarihte davacının 18 yaşından küçük bulunduğu, dolayısıyla söz konusu protokolün geçerli olmadığı, davacıya ait fotoğrafların, izinsiz olarak ticari amaçla kullanmasının davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturacağı ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi (818 sayılı BK'nın 49. maddesi) uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 maddeleri uyarınca «maddi tazminat» da istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.215,26 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkeme tarafından verilen ilk kararın bozulması üzerine yapılan araştırma sonucu davacı ...’ın talep edebileceği «maddi tazminat» miktarının 56.882.64 TL olacağı bilirkişi tarafından mütalaa edilmiş, buna göre davacı tarafça «ıslah» yoluyla maddi tazminat talebi arttırılarak maddi tazminat alacağı olarak 56.882,64 TL’nin tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... bakımından 1.215,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... bakımından 1.215,00 TL maddi tazminatın ve 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden it …
2-Dava dilekçesinde tüm davacılar için fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 5.000 TL «maddi tazminat» talep edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... bakımından 1.215,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... bakımından 1.215,00 TL maddi tazminatın ve 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden it …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/257 E. 2018/7925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 37.215,45 TL'nin 03/05/2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.
Ortak:ıslah · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 62.215,26 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
… ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olduğu, her ne kadar davalı taraf bu konuda davacının kendisine izin verdiğini savunmuş ise de izine ilişkin söz konusu «protokolün» imzalandığı tarihte davacının 18 yaşından küçük bulunduğu, dolayısıyla söz konusu protokolün geçerli olmadığı, davacıya ait fotoğrafların, izinsiz olarak ticari amaçla kullanmasının davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturacağı ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi (818 sayılı BK'nın 49. maddesi) uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 maddeleri uyarınca «maddi tazminat» da istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.215,26 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK.nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13793 E. 2015/10587 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 62.215,26 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece bozma kararından sonra yapılan «ıslahın» kabul edilerek buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme uyarınca davacının davalıdan toplam «komisyon alacağının» «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak 39.534,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kısmen ve ya tamamen «ıslahı» mümkün ise de bozmadan sonra davanın tamamen ya da kısmen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Nitekim, 04.02.1948 gün ve 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca «ıslah», soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · komisyon alacağı · komisyon
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme uyarınca davacının davalıdan toplam «komisyon alacağının» «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak 39.534,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, «komisyon sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1918 E. 2011/10881 K.
Ortak:ıslah · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 62.215,26 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
… ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olduğu, her ne kadar davalı taraf bu konuda davacının kendisine izin verdiğini savunmuş ise de izine ilişkin söz konusu «protokolün» imzalandığı tarihte davacının 18 yaşından küçük bulunduğu, dolayısıyla söz konusu protokolün geçerli olmadığı, davacıya ait fotoğrafların, izinsiz olarak ticari amaçla kullanmasının davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturacağı ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi (818 sayılı BK'nın 49. maddesi) uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 maddeleri uyarınca «maddi tazminat» da istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.215,26 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · asıl alacak · temsil
Benzer bu kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 62.215,26 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece bozma kararından sonra yapılan «ıslahın» kabul edilerek buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu karar 25.02.2013 tarihinde davacı lehine bozulduktan sonra, davacı vekili 01.10.2013 tarihli dilekçesi ile davayı kısmen «ıslah» ederek 22.000,00 TL daha alacağının tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · internet bankacılığı · temerrüt tarihi · ihtar · havale · ihtarname · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, «ıslah» «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18342 E. , 2015/3483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 tarih ve 2009/550-2014/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin dershanelerinden Mersin Şubesi'nin öğrencisi iken 2005 yılı ÖSS sınavında Mersin birincisi, Türkiye üçüncüsü olduğunu, davalının müvekkilinin fotoğraflarının izin almaksızın reklam ve tanıtım hizmetlerinde kullandığını, bu şekilde kişilik haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, 1.100,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 62.215,26 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacıya ait resmin izinsiz olarak davalı tarafından ticari amaçla kullanıldığı iddiasına dayalı olduğu, her ne kadar davalı taraf bu konuda davacının kendisine izin verdiğini savunmuş ise de izine ilişkin söz konusu protokolün imzalandığı tarihte davacının 18 yaşından küçük bulunduğu, dolayısıyla söz konusu protokolün geçerli olmadığı, davacıya ait fotoğrafların, izinsiz olarak ticari amaçla kullanmasının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi (818 sayılı BK'nın 49. maddesi) uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 maddeleri uyarınca maddi tazminat da istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.215,26 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait fotoğrafın izin alınmaksızın davalı tarafından reklam ve tanıtımlarda kullanılmasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra davacı taraf başlangıçta 1.100 TL olan maddi tazminat istemini ıslah ederek 62.215,26 TL'nin
davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Ancak, 04.02.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece bozma kararından sonra yapılan ıslahın kabul edilerek buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. vd. maddeleri uyarınca davalının eylemi, ticari maksatla davacının fotoğrafının ilan ve reklamlarda çoğaltılarak tanıtım yapılması suretiyle haksız rekabet oluşturduğundan aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca temin olunan menfaatin talep edilmesi mümkün ise de, davalının elde ettiği menfaate uyuşmazlık konusu eylem dışında başka etkenlerin de etki edip etmediği, şayet başka etkenler de mevcut ise bu takdirde uyuşmazlık konusu eylemin katkısının oranı dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken davalı şirket karının bütünüyle uyuşmazlık konusu ilan ve reklamlardan kaynaklandığı sonucunu doğuracak şekilde bilirkişilerce belirlenen tazminatın tümüne hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169472700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz