Usulsüz terkinde yargı giderinden terkin işlemini yapan sorumludur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/703 E. 2020/645 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücretinden Sorumluluk mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
5174 sayılı Kanun'un 10/3. maddesi ve buna dayalı tebliğ hükmü çerçevesinde (oda üyeliğinin askıya alınması ve iki yıl sonunda oda kaydının silinmesi) gerçekleştirilen ticaret sicili terkini, TTK geçici 7. maddesinde münhasıran sayılan hallere girmediğinden usulsüzdür; TTK geçici 7. maddesinin istisnai ve geçici niteliği kapsamının genişletilmesine ve kanunda öngörülmeyen bir halin tebliğ ile terkin sebebi olarak düzenlenmesine izin vermez. Usulsüz terkin nedeniyle açılan ihya davasında, terkin işlemini kusurlu olarak yapan taraf (Ticaret Sicil Müdürlüğü/davalı) HMK 326 gereği yargı giderinden sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminin usule uygunluğu ve yargı giderinden sorumluluk → kabul
İddia: Davacı vekili; şirket yetkililerine Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yasal ihtar ve ilan yapılmadan şirketin sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden bozulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava dışı şirketin terkin sebebi 'adresinde bulunamama' olarak tespit edilmiştir. TTK'nın geçici 7/4-a maddesi, kapsam dahilindeki şirketlere sicilde kayıtlı son adreslerine ve temsile yetkili kişilere ihtar gönderilmesini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesini ve ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibarıyla tebligat yerine geçmesini düzenlemektedir; aynı maddenin 11. bendi ise yapılan ihtar ve ilana rağmen cevap vermeyen şirketin unvanının re'sen silineceğini öngörmektedir. 5174 sayılı Kanun'un 10/3. maddesi ise, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya iki yıl içinde adres ve durum bildirmemesi halinde oda yönetim kurulu kararı ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulacağını düzenlemektedir. İlgili Tebliğ'in 1/d bendi ise kanunda yer almayan bir hali (oda üyeliğinin askıya alınması ve iki yıl sonra oda kaydının silinmesi) terkin sebebi olarak tebliğ ile düzenlemiştir. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir; bu maddenin istisnai ve geçici niteliği gözetildiğinde kapsamı genişletilemez ve kanunda gösterilmeyen bir hal tebliğ ile terkin sebebi olarak düzenlenemez. Somut olayda terkin sebebinin kanunda öngörülen hallere münhasır olmaması nedeniyle terkin işlemi usule uygun değildir; bu sebeple HMK 326 gereği kusurlu olarak terkin işlemini yapan davalının yargı giderinden sorumlu tutulması gerekir. Bu husus yeniden hüküm verilmesini gerektirdiğinden ilk derece kararı kaldırılarak yargı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, TTK geçici 7. maddesinde münhasıran sayılan terkin hallerinin dışında (5174 sayılı Kanun m.10/3 ve ilgili tebliğ hükmüne dayalı oda üyeliği askıya alma esasına göre) yapılan ticaret sicili terkinlerinin usulsüz olduğu ve bu usulsüz terkin nedeniyle açılan ihya davasında yargı giderinden terkin işlemini yapan tarafın sorumlu tutulması gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir içtihat oluşturulmuştur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ TTK geçici 7. madde↗ 5174 sayılı Kanun m.10/3↗ yargı giderinden sorumluluk↗ HMK 326↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/703
KARAR NO 2020/645
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2019
NUMARASI 2019/455 Esas- 2019/1256 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2020
İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... San. ve Tic. Ltid. Şti. aleyhine Gebze 8.İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile şimdilik 1.676,47 TL nin faizi ile birlikte tahsili için rücuen alacak davası açtıklarını, yargılama esnasında adı geçen şirketin sicil kaydının 09/10/2015 tarihinde re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece davalı şirketin ihyasının sağlanması hususunda gerekli işlemleri yapmak üzere kendilerine süre verdiğini, davalı şirket hakkında açılan davada taraf ehliyetinin sağlanarak alacağın tahsili için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasının gerektiğini belirterek, ... San. ve Tic. Ltid. Şti.'nin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;terkin olan şirketin Gebze 8. İş Mahkemesi'nin 2016/196 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu, davanın sonucuna göre şirket borcunun ortaya çıkabileceği, tasfiyenin ise şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olmaksızın tamamlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil sırasında kayıtlı ...Sanayi ve Tic.Ltd.Şti'nin Gebze 8.İş Mahkemesi’nin 2016/196 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sicilden resen terkini gereken şirket yetkililerine Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihtar gönderileceğini, gönderilen ihtara süresinde cevap vermeyen şirketlerin sicilden resen terkin olunacağının hüküm altına alındığını, davalı tarafından yasa gereği yapılması gerekli olan ihtar ve ilanlardan yapılmadan şirketin sicilden resen terkin etmiş olması nedeni ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle vekalet ücreti ve yargı giderinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek kararın vekalet ücreti ve yargı gideri yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Mahkemece;dava dışı şirketin TTK nun geçici 7.maddesi uyarınca terkini nedeniyle açılan ihya davasında davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından lehine yargı gideri takdir edilmemesi bakımından istinaf edilmiştir. Davadışı şirkete ait terkin evrakları dosyaya ilk derece mahkemesince getirtilmiş, terkin sebebinin "adresinde bulunamama"olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;
yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya ...getirmeyen veya faaliyetini adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.5174 sayılı kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır." hükmünü içermektedir." Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1.
maddesinin "d" bendinde; "5174 s. k.nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hal tebliğ ile terkin sebebi olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği ,kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alındığında terkin işleminin usulune uygun olmadığı, bu sebeble HMK 326 gereği kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı gideri ile sorumlu tutulması gerekmiş, bu husus yeniden hüküm verilmesini gerektirdiğinden hükmün kaldırılmasına , tüzel kişiliğin ihyasına ve yargı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/455 Esas-2019/1256 Karar sayılı ve 27/11/2019 0 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarına;"Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün ... sicil sırasında kayıtlı ....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Gebze 8.İş Mahkemesi’nin 2016/196 Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ihyasına,"ihya kararının ticaret sicilinde tescil ve ilanına,İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"54,40-TL maktu karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına , Davacı tarafça yapılan 16,55- TL posta masrafı ile 3.400-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının 80,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/07/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169385 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi