Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14562 E. 2015/10783 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı ...'in yönetim kurulu üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda şirket yöneticilerinin sorumlu olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 185.181,18 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ..., ..., ... ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri olan davalılar hakkında açılan sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı yönetici ...'e bozma ilamı vekili olduğu belirtilen Av. ...'a tebliğ edilmiş, anılan Avukat 10.7.2007 tarihli duruşmada davalının müvekkili olmadığını beyan etmiştir.
Yine, davalı ...'e bozma ilamı ... Mah. ... Sok. ... Sit. .... Bl.... .../... adresine teblige çıkarılmış ise de, anılan davalı tarafından ibraz edilen ikamet belgelerinde adresinin ... Apt. ... Apt. No: ... .../... olarak belirtilmiştir.
Bu itibarla, anılan davalılara yapılan tebligatların usulsüz olduğu nazara alınarak, mahkemece davalı ... ve ...'in doğru adreslerine bozma ilamı tebliğ edilerek, davalılara bozma ilamına karşı karar düzeltme hakkı tanınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı, davalı ... ..., ... vekilinin tüm, davalı ... ve ...'in sair temyiz itirazlarını şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/596 E. 2023/1282 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… , bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı ...'in «yönetim kurulu» üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda «şirket yöneticilerinin sorumlu» olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 18 …
1- Dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçileri olan davalılar hakkında açılan sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı yönetici ...'e bozma ilamı vekili olduğu belirtilen Av. ...'a tebliğ edilmiş, anılan Avukat 10.7.2007 tarihli duruşmada davalının müvekkili olmadığını beyan etmiştir.
Benzer bu karardaDavalılardan «yönetim kurulu» üyesi ... hakkında Mahkemenin 2013/95 E., 2013/347 K. sayılı kararında "...davanın kısmen kabulü ile; 140.606,87 TL asıl ve 44.574,31 TL «işlemiş faiz» alacağından oluşan toplam 185.181,18 TL..." alacağın tahsiline karar verildiği ve bu kararın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · teamül · usuli kazanılmış hak · şirket zararı · kazanılmış hak · işlemiş faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların eski yönetim ve denetim kurulu üyesi olduğu şirketin kaynaklarının «ticari teamüllere» aykırı şekilde ödeme gücü bulunmayan dava dışı şirkete aktarılarak «şirketin zarara» uğramasına yol açıp açmadığı, zarar varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı lehine bu miktar yönünden «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeden, temyize konu hükümde ... hakkında 140.452,66 TL'ye hükmedilmesi doğru olmamış, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bu davalı hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılardan «yönetim kurulu» üyesi ... hakkında Mahkemenin 2013/95 E., 2013/347 K. sayılı kararında "...davanın kısmen kabulü ile; 140.606,87 TL asıl ve 44.574,31 TL «işlemiş faiz» alacağından oluşan toplam 185.181,18 TL..." alacağın tahsiline karar verildiği ve bu kararın davalı ...
… gerekirse dava konusu dönem belirtilerek ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden bu döneme ait belgeler yeniden getirtilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6802 E. 2024/2043 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… , bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı ...'in «yönetim kurulu» üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda «şirket yöneticilerinin sorumlu» olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 18 …
1- Dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçileri olan davalılar hakkında açılan sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı yönetici ...'e bozma ilamı vekili olduğu belirtilen Av. ...'a tebliğ edilmiş, anılan Avukat 10.7.2007 tarihli duruşmada davalının müvekkili olmadığını beyan etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/242 E. 2023/4466 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · ibraz
İncelediğiniz kararda… , bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı ...'in «yönetim kurulu» üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda «şirket yöneticilerinin sorumlu» olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 18 …
1- Dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçileri olan davalılar hakkında açılan sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı yönetici ...'e bozma ilamı vekili olduğu belirtilen Av. ...'a tebliğ edilmiş, anılan Avukat 10.7.2007 tarihli duruşmada davalının müvekkili olmadığını beyan etmiştir.
Bl.... .../... adresine «teblige» çıkarılmış ise de, anılan davalı tarafından «ibraz» edilen ikamet belgelerinde adresinin ...
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMSF tarafından el konulan şirkette tespit edilen kasa açığından «yönetim kurulu» üyeleri, denetçiler, üst düzey yöneticiler ve diğer ilgili kişilerin sorumluluğuna ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Denetim kurulu kararının iptali | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/715 E. 2019/4705 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · sermaye taahhüdü · el koyma · nispi vekalet ücreti · işlemden kaldırma · maktu vekalet ücreti · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı
Benzer bu karardaMahkemece, apel ödemesinin yapılmadığı gerekçesiyle huzurdaki dava açılmışsa da, apel ödemesinin yapılmamasından doğan zararın el «koyma» hali itibariyle tespit edilemediği ve el koyma tarihi itibariyle «şirket zararının» doğduğunun net bir şekilde kanıtlanamadığı, kaldı ki incelemeye tabi tutulan «defter» kayıtlarına göre, ...nin şirket ortaklarının «sermaye taahhüt» borçlarının yasal süresi içerisinde ödendiği, apel ödemelerin şirketin işletme giderleri ile işletme borçlarına ödendiği, kaldı ki 13/02/2004 tarihi itibariyle yani ... tarafından yönetim ve denetime el konulduğu tarih itibariyle kasada daha az miktarda nakit ya da «çek» bulunduğu ya da hiçbir kasa mevcudunun olmadığı yolunda ilgili ve yetkililerce düzenlenmiş sayım tutanağının da bulunmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi apel ödemelerinin fiktif yapılmasından kaynaklı bir zararın da tespit edilemediği gerekçesi ile davalılar ... ve... yönünden dosya «işlemden kaldırılmış» olmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesi, davacının iddiası ve dosya kapsamı ile örtüşmemekte olup, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru değil ise de; davacı tarafça «kasa açığının» ne zaman, ne şekilde ve hangi tutarda olduğuna dair verilerin sunulamadığı, tek taraflı tanzim edilen teftiş kurulu ve denetim kurulu raporları ile kasa açığının varlığına kanaat edilemeyeceği, kasa açığının bizzat el «koyma» tarihinde mevcut olup olmadığının belli olmadığı gözetildiğinde, red kararı sonucu itibariyle doğru olup, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Davacı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarına gelince, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirme …
… rın davalılardan tahsilini talep etmiş; ancak mahkemece davaya konu zararın şirkete yapılması gereken apel ödemelerinin yapılmamasından kaynaklandığı, bu zararın el «koyma» hali itibariyle tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14562 E. , 2015/10783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2013/95-2013/347 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı, davalı ..., ..., ... ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... ve davacı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketin kasa hesabında ve muhasebe kayıtlarında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan 140.606,87 TL'nin gerekli takip yapılmayarak zarara dönüşmesinden ve "Sayım ve Tesellüm Noksanları Hesabına " atılması nedeni sorumlu olduklarını ve işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrutusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken ticari taamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak ortakların ilk sermaye apel ödemesini ödeme gücü bulunmayan uzan grubuna dahil olan ...'ye aktararak şirketin aktiflerinin azalmasına neden olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.01.2008 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir.
Davalılar vekileri ve bir kısım davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı ...'in yönetim kurulu üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda şirket yöneticilerinin sorumlu olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 185.181,18 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ..., ..., ... ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri olan davalılar hakkında açılan sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı yönetici ...'e bozma ilamı vekili olduğu belirtilen Av. ...'a tebliğ edilmiş, anılan Avukat 10.7.2007 tarihli duruşmada davalının müvekkili olmadığını beyan etmiştir.
Yine, davalı ...'e bozma ilamı ... Mah. ... Sok. ... Sit. .... Bl.... .../... adresine teblige çıkarılmış ise de, anılan davalı tarafından ibraz edilen ikamet belgelerinde adresinin ... Apt. ... Apt. No: ... .../... olarak belirtilmiştir.
Bu itibarla, anılan davalılara yapılan tebligatların usulsüz olduğu nazara alınarak, mahkemece davalı ... ve ...'in doğru adreslerine bozma ilamı tebliğ edilerek, davalılara bozma ilamına karşı karar düzeltme hakkı tanınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı, davalı ... ..., ... vekilinin tüm, davalı ... ve ...'in sair temyiz itirazlarını şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı, davalı ... ..., ... vekilinin tüm, davalı ... ve ...'in sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... ...'a iadesine, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169087900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz