İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19179 E. 2015/1725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği↗ usulüne uygun tebliğ↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ işlemiş faiz↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı itirazında borcu ödediğini beyan ettiğinden taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiği ancak, ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının İcra Müdürlüğü'nün 2011/3673 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak olan 17.948,01 TL üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden talebin reddine, davalının, hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre, davacıya borçlu olduğunu bilebilecek durumda olup, ödemeyi de ispat edemediğinden ve bu itibarla takibe itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %40'ı olan 7.179,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa'nın 36 ve HMK'nın 27. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.
Mahkemece davalıya dava dilekçesinin “... Sok. No:... ... .../....” adresine tebliğe çıkartıldığı ancak, tebligatın adresin bulunduğu sokakta ... numara olmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, davalı şirketin adresinin tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda davalının adresinin “... Sok. No: ... ... .../...” olduğunun bildirilmesine rağmen TK'nın 35. maddesine göre çıkartılan davetiyenin yine bila tebliğ dönen diğer “... Sok. No:... .... .../...” adresine tebliği suretiyle davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece karardan sonra dosyaya vekaletname sunulduğu da nazara alınarak davalı vekiline dava dilekçesinin tebliği sağlanarak yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13963 E. 2013/20075 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · usulüne uygun tebliğ · tebligat
İncelediğiniz karardaNo:... ... .../....” adresine tebliğe çıkartıldığı ancak, «tebligatın» adresin bulunduğu sokakta ... numara olmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, davalı şirketin adresinin tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda davalının adresinin “...
No:... .... .../...” adresine tebliği suretiyle davalıya dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediği ve taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece karardan sonra dosyaya vekaletname sunulduğu da nazara alınarak davalı vekiline dava «dilekçesinin tebliği» sağlanarak yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalı ...’a dava «dilekçesi tebliğinin» yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden doğrudan Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca «tebligat» yoluna gidilmesi doğru görülmediğinden davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 06.05.2013 günlü, 2012/11270 Esas-2013/9145 Karar sayıl …
Davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», karardan müvekkili aleyhine icra takibi yapılınca haberdar olduğunu ileri sürmüştür.
No:...,.../Ankara adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca «tebligat» yapılmasına karar verilerek bu madde kapsamında tebligat yapıldığı, kararın da aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», karardan müvekkili aleyhine icra takibi yapılınca haberdar olduğunu ileri sürmüştür.
1982 Anayasasının 36., HUMK'nun 73., 6100 sayılı HMK'nun 27 nci maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, «hukuki dinlenilme hakkı» nazara alınmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre «tebligat», tebliğ yapılacak şahsın bilinen «son» adresine yapılır.
Resmi merciler tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir «tebligat» gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/«son» ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir.
-
Markanın Kullanmama Nedeniyle Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8108 E. 2014/17562 K.
Ortak:tebligat · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaNo:... ... .../....” adresine tebliğe çıkartıldığı ancak, «tebligatın» adresin bulunduğu sokakta ... numara olmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, davalı şirketin adresinin tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda davalının adresinin “...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalının usule uygun «tebligata» rağmen herhangi kullanmaya dair herhangi bir delil de sunmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına TPE nezdinde tescilli 2001 06779 nolu markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
No:58/61 ..-İstanbul” adresine Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre «tebligat» yapılmasına karar verilerek yargılamaya devam edildiği ve sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak, dava dosyasından davalı şirketin «ticaret sicil» kaydındaki adresinin “...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Mahkemesi’nce verilen «yetkisizlik» kararı üzerine, davaya bakan mahkemece verilen 28/03/2013 tarihli «ara» karar uyarınca davalı vekili tarafından bildirildiği ifade edilen “...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3561 E. 2013/4277 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaNo:... ... .../....” adresine tebliğe çıkartıldığı ancak, «tebligatın» adresin bulunduğu sokakta ... numara olmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, davalı şirketin adresinin tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda davalının adresinin “...
Benzer bu kararda… af teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen ve daha önce çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmiş olduğu adrese yeniden «tebligat» yapılarak davalı ... yönünden taraf teşkilinin usul ve yasaya aykırı olarak bu şekilde tamamlanmak suretiyle anılan davalı yönünden uyuşmazlığın esasına girilerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen davalar, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalı bina maliklerinden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19179 E. , 2015/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/403-2013/231sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve takibe konu faturaların müvekkili tarafından yapılan işin karşılığı olarak kesildiğini ve davalı aleyhine işbu faturalara dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, her ne kadar davalı tarafça borcun ödendiği ileri sürülmüş ise de, herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı itirazında borcu ödediğini beyan ettiğinden taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiği ancak, ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının İcra Müdürlüğü'nün 2011/3673 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak olan 17.948,01 TL üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden talebin reddine, davalının, hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre, davacıya borçlu olduğunu bilebilecek durumda olup, ödemeyi de ispat edemediğinden ve bu itibarla takibe itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %40'ı olan 7.179,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa'nın 36 ve HMK'nın 27. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.
Mahkemece davalıya dava dilekçesinin “... Sok. No:... ... .../....” adresine tebliğe çıkartıldığı ancak, tebligatın adresin bulunduğu sokakta ... numara olmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, davalı şirketin adresinin tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda davalının adresinin “... Sok. No: ... ... .../...” olduğunun bildirilmesine rağmen TK'nın 35. maddesine göre çıkartılan davetiyenin yine bila tebliğ dönen diğer “... Sok. No:... .... .../...” adresine tebliği suretiyle davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece karardan sonra dosyaya vekaletname sunulduğu da nazara alınarak davalı vekiline dava dilekçesinin tebliği sağlanarak yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169026400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz