Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1689 E. 2015/7265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun üstlenilmesi↗ dolandırıcılık↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde, Off-Shore hesabına yatırılan paranın davalı.... bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., ...adına borcu üstlenen ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline,... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davalı ... ..... ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 14/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı .... ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı... ve borcu üstlenen ... vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5619 E. 2014/15526 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · dolandırıcılık · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · Alacak
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama neticesinde, Off-Shore hesabına yatırılan paranın davalı.... bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ...adına «borcu üstlenen» ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline,... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davalı ... ..... ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 14/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı .... ve «borcu üstlenen» ... vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı... ve «borcu üstlenen» ... vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş. bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...
Holding hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · tebligat · iflas · cy/cy kaydı · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu kararda2- Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ...'in «iflasına» karar verildiği, ...'nin 07.01.2011 tarihli yazısından davacının İflas Masasına bir başvurusu olmadığından alacak «kaydının» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İİK’nın 236. maddesi uyarınca, vaktinde «deftere» kaydettirilmeyen alacaklar «iflasın» kapanmasına kadar kabul olunur.
İflas İdaresi'ne «tebligat» yapılarak, bu davalıya yönelik davaya belirtilen madde kapsamında, «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmağına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılar tarafından usulüne uygun «zamanaşımı» definde bulunulmuş olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8488 E. 2012/5031 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · vekalet ücreti takdiri · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu itibarla davalı vekili yararına reddedilen miktar üzerinden «vekalet ücreti takdiri» gerekirken «ıslah» edilen miktar hesaba katılmadan vekalet ücreti belirlenmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının «vekalet ilişkisinden» kaynaklanan özen borcunu ihlal ettiğinin söylenemeyeceği ve zararın ortaya çıkmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava değeri 10.000 TL olmasına rağmen davacı vekili 07/06/2010 tarihli «ıslah» dilekçesi ile bu değeri 14.684,49 TL'ye yükseltmiş, mahkemece de bu değer üzerinden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1689 E. , 2015/7265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 gün ve 2012/89-2012/249 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/10/2014 gün ve 2014/5619-2014/15526 sayılı kararı aleyhinde davalı ...ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Şubesi'nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman Off-Shore hesabına gitmeyip, .....'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 25.677,22 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
... Off Shore Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... Off Shore Ltd.’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde, Off-Shore hesabına yatırılan paranın davalı.... bünyesinde kaldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları, davacının da bu şekilde iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.315,00 TL’nin 01.10.1999 tarihinden, 18.684,84 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., ...adına borcu üstlenen ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline,... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davalı ... ..... ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 14/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı .... ve borcu üstlenen ... vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı... ve borcu üstlenen ... vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı... ve borcu üstlenen ... vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, borcu üstlenen ... harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'ye iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168593000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz