İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2007/3451 E. 2008/5198 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra hukuk mahkemesi↗ yetki↗ ıslah↗ taahhütname↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı aleyhine yapılan icra takibinin icra mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine bu davanın alacağa hasredildiğini, kontey-nerlerdeki hasarın davalı tarafından taahhütname ile üstlenildiği, demoraja ilişkin talebin ise kanıtlanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.716,06 YTL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, demoraj ücreti ile konteynere verilen zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nın 83. maddesine göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Kural olarak, ıslah tek taraflı ve açık bir irade bildirimi ile yapılır. Islahın tamamlanması, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. İki taraf da oturumda hazır ise, ıslah sözlü de yapılabilir. Dava, tamamen ıslah edilebileceği gibi, kısmen de ıslah edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 23.11.2006 tarihli oturumda İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verilmesi üzerine, görülmekte olan itirazın iptali davasının talep sonucunu tamamen değiştirerek davasını alacak davasına hasretmiştir.
Bu durumda mahkemece, vekaletnamesinde ıslaha ilişkin yetki bulunmayan davacı vekilinin davasını tamamen ıslah edemeyeceği ve duruşma tutanağındaki ifade şeklinden usulüne uygun bir şekilde yapılmış ıslahın bulunmadığı gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17455 E. 2014/1272 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda… raj alacağının talep şartlarının gerçekleşmediği, sözleşmede asıl borcun konteynerlerin geri getirilmesi olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» ispat edilemediği gerekçesiyle de davalının % 40 «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12418 E. 2018/4862 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · özen yükümlülüğü · rücuen tahsil · ilamsız icra takibi · cari hesap · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin «zamanaşımı» ve «pasif husumet yokluğuna» dair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait vekil tarafından yapılan demoraj ödemesinin müvekkilden «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, alt vekil bulunan davacı şirketin dava konusu ödemeyi «vekalet ilişkisinin» gereklerine uygun olarak, «özen yükümlülüğü» içerisinde yerine getirip getirmediği araştırılmamıştır.
… ik tarihi olan 01/10/2010 tarihi içerisinde olduğu, davacı şirket tarafından yapılan 20.000,00 TL bedeli ödemenin demoraj ödemesine ilişkin olduğu, davacının ayrıca «cari hesap» nedeni ile takip tarihi itibarı ile davalıdan 1.200,40 TL alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.200,41 TL alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili bakımından takibin devamına, alacak likit olduğundan, alacağın % 20'si oranındaki 4.240,82 TL «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12133 E. 2013/11552 K.
Ortak:taahhütname
İncelediğiniz kararda… ilirkişi raporuna göre, davalı aleyhine yapılan icra takibinin icra mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine bu davanın alacağa hasredildiğini, kontey-nerlerdeki «hasarın» davalı tarafından «taahhütname» ile üstlenildiği, demoraja ilişkin talebin ise kanıtlanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.716,06 YTL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebi …
Benzer bu karardaAncak taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar «demuraj» konusunda düzenleme yok ise de, davalının imzasını inkar etmediği 04.02.2009 tarihli «taahhütnamede» açıkça oluşabilecek konteyner gecikme bedeli (demuraj), ardiye ve benzeri gecikmeyle ilgili her türlü giderin karşılanacağı taahhüt edilmiş olup, mahkemece bu belg …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · demuraj · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda… raj alacağının talep şartlarının gerçekleşmediği, sözleşmede asıl borcun konteynerlerin geri getirilmesi olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» ispat edilemediği gerekçesiyle de davalının % 40 «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiştir.
Dava, «konteyner demuraj» ücreti istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede «demurajla» ilgili hüküm olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar «demuraj» konusunda düzenleme yok ise de, davalının imzasını inkar etmediği 04.02.2009 tarihli «taahhütnamede» açıkça oluşabilecek konteyner gecikme bedeli (demuraj), ardiye ve benzeri gecikmeyle ilgili her türlü giderin karşılanacağı taahhüt edilmiş olup, mahkemece bu belg …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1669 E. 2016/481 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · fiili taşıyan · demuraj · delil niteliği · navlun · mevduat hesabı · denetime elverişlilik · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın incelenen ve «delil niteliğinde» sayılan «ticari defterlerinden» dava dışı «fiili taşıyan» ...'ye konteyner demoraj ücreti olarak 30.000 USD ödediğinin sabit olduğu, «demuraj» ücretinden «navlun» ücretini ödemeyerek, konteynerlerin «teslim» alınmamasına sebebiyet veren davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının ...ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı itirazları üzerinde durularak, «konteyner demuraj» ücretinin, sözleşmede ne kadar kararlaştırıldığı ve nasıl bir hesap yöntemi belirlendiği açıklanmak suretiyle, hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınmasının ardından karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ancak dava, «konteyner demuraj» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan belirlenen bedele nasıl bir hesap yöntemi uygulanarak ulaşıldığı anlaşılamamakta ve bu nedenle raporda belirlenen miktarın uygunluğu denetlenememektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2007/3451 E., 2008/5198 K.
11. Hukuk Dairesi 2007/3451 E., 2008/5198 K.
ÖZEL YETKİ
TAMAMEN ISLAH
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 63 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 88 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Onbirinci Sulh Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 23.11.2006 tarih ve 2004/1037-2006/1843 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Viyana çıkışlı konteyner halindeki İstanbul gönderilerinin davacı şirket tarafından taşındığını, davalı şirketin demoraj ve konteyner hasar tamiri nedeniyle düzenlenen faturaları ödemediğini, her bir konşimento için ayrı düzenlenen "Geçici Kabul Taahhütnamesi"nde hasar bedellerinin karşılanacağının belirtildiğini, 08.04.2004 tarihinde düzenlenen "Depo Taahhütnamesi" ile de bu hususun ayrıca teyit edildiğini, tahakkuk ettirilen alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükme-dilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise, davasını alacağa hasretmiştir.
Davalı vekili, davalıya ait olan malların taşındığı konteynerlerin dava dışı Ö... Nakliyat Kara Taşımacılığı A.Ş.'ye ait olması sebebiyle hasar bedelinin isteme hakkının da bu şirkete ait olduğunu, davalının hasar bedelinden sorumlu olmadığını, demoraj bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı aleyhine yapılan icra takibinin icra mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine bu davanın alacağa hasredildiğini, kontey-nerlerdeki hasarın davalı tarafından taahhütname ile üstlenildiği, demoraja ilişkin talebin ise kanıtlanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.716,06 YTL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, demoraj ücreti ile konteynere verilen zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nın 83. maddesine göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Kural olarak, ıslah tek taraflı ve açık bir irade bildirimi ile yapılır. Islahın tamamlanması, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. İki taraf da oturumda hazır ise, ıslah sözlü de yapılabilir. Dava, tamamen ıslah edilebileceği gibi, kısmen de ıslah edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 23.11.2006 tarihli oturumda İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verilmesi üzerine, görülmekte olan itirazın iptali davasının talep sonucunu tamamen değiştirerek davasını alacak davasına hasretmiştir.
Bu durumda mahkemece, vekaletnamesinde ıslaha ilişkin yetki bulunmayan davacı vekilinin davasını tamamen ıslah edemeyeceği ve duruşma tutanağındaki ifade şeklinden usulüne uygun bir şekilde yapılmış ıslahın bulunmadığı gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16816400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz